8. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9968
- Karar No
- 2024/254
- Karar Tarihi
- 15.01.2024
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
8. Ceza Dairesi 2021/9968 E. , 2024/254 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık ... hakkında 5464 sayılı Kanuna Aykırılık suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, anlaşılmıştır. Sanık ...'ya yokluğunda verilen hükmün 25.07.2016 tarihinde tebliğ edildiği ve adli tatil nedeni ile sanığın 02.08.2016 tarihli temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Giresun Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2012 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik, bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, suçlarından cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2.Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.03.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'nın temyiz isteği; herhangi bir hukuki nedene dayanmamaktadır.
2.Sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz isteği; sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay; sanık ...'ın Aralık 2009 tarihinde arkadaşı olan müşteki ...'tan telefon hattı alacağını söyleyerek nüfus cüzdanının önce fotokopisini, daha sonra fotokopisi ile işi olmayınca nüfus cüzdanının aslını alarak müşteki ... adına Yapı Kredi ve Garanti Bankalarına ait kredi kartı başvurusunda bulunduğu ve Tayfun ve Doğuş'un birlikte hareket ederek iki farklı kredi kartını çıkardıktan sonra karttan harcamalar yaparak menfaat temin ettikleri yine sanık ...'un Nisan-Mayıs 2010 tarihinde mağdur ...'ya ait nüfus cüzdanı fotokopisini bir şekilde ele geçirerek sanık ...'a verdiği ve Doğuş'un kendi el yazısı ile mağdur ... adına Yapı Kredi Bankasına kredi kartı başvurusunda bulunduğu kart çıktıktan sonra ise sanık ...'un kartı kuryeden teslim aldığı ve şüpheliler Doğuş, Tayfun ve Uğur'un kartı birlikte kullandıkları iddiasına ilişkindir.
2.Yapı Kredi ve Garanti Bankası yazıları, kredi kartı başvuru formları, teslim listesi dosyadadır.
3.19.01.2014 tarihli bilirkişi raporu ve 26.09.2011 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporu mevcuttur. IV. GEREKÇE A) Sanık ... hakkında 5464 Sayılı Kanuna Aykırılık suçu yönünden;
Sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve yapılan itiraz üzerine itiraz mercince bir değerlendirme yapılarak itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. B)Sanıklar hakkında Sahte Banka veya Kredi Kartı Kullanmak Suretiyle Yarar Sağlama suçu yönünden;
Başkasına ait kimlik bilgileri kullanılarak sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi eylemleri 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında, sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin üçüncü fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçlar olarak düzenlendiği, başkaları adına sahte banka veya kredi kartı üretme, satma, devretme, satın alma veya kabul etme eylemlerinde suçun mağduru kartı üreten banka ya da finans kuruluşu olması nedeniyle, kartı çıkaran banka sayısınca ve aynı bankaya ait birden fazla kartın değişik zamanlarda kopyalandığının tespiti halinde aynı suç işleme kararı ile işlendiğinin kabulüyle kendi içerisinde zincirleme şekilde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesi, bu sahte kartları değişik yer ve zamanda kullanarak menfaat temin etmesinin ise banka sayısınca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 43 üncü maddelerine uygun bulunacağı cihetle; eylemlerin banka sayısınca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245 inci maddesinin ikinci fıkrası, bu sahte kartı değişik yer ve zamanda kullanarak menfaat temin etmesinin ise yine banka sayısınca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında cezalandırılması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek eylemlerin kül halinde tek suç kabulüyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince hükümler kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Sanık hakkında temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezasına esas birim gün sayısının alt sınırın üstünde belirlendiği anlaşılmış ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılamadığından ve Ceza Genel Kurulu'nun 04.03.2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere, eleştiri konusu yapılan ve sanığın gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının sanık lehine olması nedeniyle bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde bozma yapılmasının adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı anlaşıldığından bu husus da bozma nedeni yapılmamıştır.
Müştekilerin beyanları, banka cevabi yazıları, bilirkişi raporu, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların, nüfus cüzdanının aslını alarak müşteki ... adına Yapı Kredi ve Garanti Bankalarına ait kredi kartı başvurusunda bulunduğu ve ...ve ...'un birlikte hareket ederek iki farklı kredi kartını çıkardıktan sonra karttan harcamalar yaparak menfaat temin ettikleri yine sanık ...'un mağdur ...'ya ait nüfus cüzdanı fotokopisini bir şekilde ele geçirerek sanık ...'a verdiği ve Doğuş'un kendi el yazısı ile mağdur ... adına Yapı Kredi Bankasına kredi kartı başvurusunda bulunduğu, kart çıktıktan sonra ise sanık ...'un kartı kuryeden teslim aldığı ve şüpheliler Doğuş, Tayfun ve Uğur'un kartı birlikte kullandıkları anlaşılmakla; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından mahkeme hükmünde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık ...
hakkında 5464 sayılı Kanuna Aykırılık suçlarından kurulan hüküm yönünden,
Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği ve itiraz merciince de bir karar verildiği anlaşılmakla, dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar hakkında Sahte Banka veya Kredi Kartı Kullanmak Suretiyle Yarar Sağlama suçundan kurulan hükümler yönünden,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli, kararında sanık ... ve sanıklar ... ile ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ve sanıklar ... ile ... müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.