8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/16754 E. , 2024/305 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2018 tarihli iddianamesiyle sanığın halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul Anadolu 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2019 tarihli kararıyla sanığın halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek suretiyle açık ve yakın tehlikeye sokma suçundan 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş; sanık tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 23.01.2020 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, eyleminin ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamında olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın Twitter sistemi kullanıcısı olduğu ve kendi adına olan hesabından "şerefsiz or..pu ço...ğu ......, haber sahte twiet atıp algı yapacak kadar or..pu ço...sunuz hepiniz, biz şerefimizi sizin gibi makarnaya kömüre satanlardan değiliz, akmallar arap seviciler hesap vereceksiniz, provakatörsünüz, gündoğdu marşını provoke edecek kadar şerefsizsiniz bir insanın ölmüş anası üzerinden yalnızca or..pu ço....rı ve ..... siyaset yapar" şeklinde paylaşım yapmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE 5237 sayılı
Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenleme ile kamu barışını korumak amacıyla halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge bakımından farklı bir kesiminin alenen aşağılanması suretiyle açık ve yakın tehlikeye neden olmak suç sayılmıştır. Madde gerekçesinde de belirtildiği üzere; suçun oluşabilmesi için halkın bir kesimini oluşturan gayrimuayyen sayıdaki kişilerin sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak aşağılanması, tahkir edilmesi gerekir.
Somut olayda; sanığın Twitter sistemi üzerinden yaptığı "şerefsiz or..pu ço...ğu ...., haber sahte twiet atıp algı yapacak kadar or..pu ço...sunuz hepiniz, biz şerefimizi sizin gibi makarnaya kömüre satanlardan değiliz, akmallar arap seviciler hesap vereceksiniz, provakatörsünüz, gündoğdu marşını provoke edecek kadar şerefsizsiniz bir insanın ölmüş anası üzerinden yalnızca or..pu ço....rı ve ... siyaset yapar" şeklindeki paylaşımlarının siyasi partiye yöneldiği, siyasi partinin sosyal sınıf olmadığı nazara alındığında madde metninde belirtilen halkın sosyal sınıf veya bölge bakımından farklı bir kesimi içerisinde kabul edilemeyeceği bu haliyle suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 23.01.2020 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye bozma gerekçesi yönünden aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.