11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/21798 E. , 2023/7648 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın yokluğunda verilen hükmün bilinen son adresi yerine doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ işlemi usulsüz olduğundan öğrenme üzerine temyiz isteklerinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında;
1.Bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 83.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2.Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemi; suçun sanık tarafından işlenmediğine, savunma ve adil yargılanma hakkının kullandırılmadığına, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, otogaz enjektörü imalathane sahibi katılan ...'un iş yerine katılanın daha evvelden müşterisi olan tanık M.T. ile birlikte geldiği, katılana otogaz enjektörü almak istediğini ve ödemeyi çek ile yapmak istediğini bildirdiği, katılanın sanığı tanımaması nedeni ile önceden müşterisi olan tanık M.T' nin de güvence olması amacı ile çekin arkasını ciro etmesi durumunda çek ile alışverişi kabul ettiği, bunun üzerine sanığın uzmanlık raporu ve Mahkemenin gözlemi ile de anlaşılacağı üzere, tamamen sahte oluşturulmuş ve aldatma niteliği bulunan, ön yüzündeki tüm yazı ve rakamları kendi elinden çıkmış keşideci imzasının da kuvvetle muhtemel kendi elinden çıkmış olan 46.750,00 TL meblağlı çeki önce arkasını tanık M.T'ye ciro ettirdikten sonra kendisi de çeki cirolayarak katılana verdiği, karşılığında da katılandan çek bedeli tutarındaki otogaz enjeksiyonunun yarısını o an teslim aldığı, yarısını da adresine kargo ile göndermesini sağladığı, bu suretle resmi belgede sahtecilik ve bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyiz incelemesine konu hükümlerin kurulduğu anlaşılmaktadır.
2.Sanığın inkara yönelik savunması, katılan ve tanığın oluşa ve dosya kapsamına uygun beyanları, suça konu çek örneği, adli emanet kaydı, suça konu çekin ön yüzündeki yazıların sanığa ait olduğuna, keşideci imzasının ise sanığın elinden çıkmış olmasının kuvvetle mümkün ve muhtemel olduğuna dair uzmanlık raporu, banka yazıları, sanığa ait adli sicil kaydı ve sair deliller dosya arasındadır.
IV. GEREKÇE
1.Mahkemece, sanığın sorgusunun usulüne uygun olarak yapıldığı, haklarının hatırlatıldığı, savunma yapması için olanak tanındığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, gerekçenin usulüne uygun ve yeterli izahı içerdiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin adil yargılanma ve savunma hakkının kullandırılmadığına ilişen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2.Sanık savunması, katılan ve tanığın oluşa ve dosya kapsamına uygun beyanları, uzmanlık raporundaki tespitler ve dosya kapsamında toplanan delillere göre, suçların sübut bulduğuna ilişkin Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüş olup bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraftan "ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrilmesine" ibaresinin çıkartılarak, yerine "ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince infazına" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.10.2023 tarihinde karar verildi.