8. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1308
- Karar No
- 2024/398
- Karar Tarihi
- 16.01.2024
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
8. Ceza Dairesi 2022/1308 E. , 2024/398 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 06.03.2017 tarihli iddianame ile sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır.
2.Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.02.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek ''Hüküm kurulurken ve TCK 62 madde uygulaması yapılırken 7 yıl 6 ay hapis cezası tayin edilmesi gerekirken, 6 yıl 18 ay hapis cezası tayin edilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesince kurulan hükmün TCK 62 maddesi uygulamasına esas 5.paragrafındaki ''6yıl 18 ay'' ibaresi yerine ''7yıl 6 ay'' şeklinde yazılmak suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,'' karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme üzerine karar verildiğine, cezanın üst sınırdan verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz isteği; mağdurun eyleme korkudan rıza gösterdiğine dair delil bulunmadığına, sanık ile mağdur arasında herhangi bir hizmet ilişkisinin bulunmadığına, cinsel amaçla suçun işlenmediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sanığın, mağduru ikamet ettiği binanın otopark olarak kullanılan merdiven altına hile ve tehdidin etkisi ile getirerek mağdura yönelik birçok kez cinsel eylemlerde bulunduğu iddiasına ilişkindir
2.İstanbul Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünce hazırlanan 30.03.2012 tarihli ve 1400 sayılı raporda, mağdurda olaydan kaynaklanmış ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan travma sonrası stres bozukluğu denilen psikiyatrik bozukluk tespit edildiği, olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu belirlenmiştir.
3.Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulunun raporuna göre; olay yerinden alınan lekeler üzerinde yapılan incelemede 5 ve 6 delil nolu meni lekeleri üzerindeki genotipin sanığın genotipi ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın, mağduru cinsel istismarda bulunmak amacıyla otoparka götürdüğü ve burada istismarda bulunduğu kabul edilerek üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Hüküm kurulurken ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesine göre 7 yıl 6 ay hapis cezası tayin edilmesi gerekirken, 6 yıl 18 ay hapis cezası tayin edilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesince kurulan hükmün 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulandığı bölümden ''6 yıl 18 ay'' ibaresi çıkarılarak ''7 yıl 6 ay'' şeklinde yazılmak suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Olayın intikal şekli ve zamanına, mağdurun ve tanıkların soruşturmada verdikleri ve birbiri ile uyumlu ve ayrıntılı beyanlarına, sanık savunmalarına ve incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin mağdurun eyleme korkudan rıza gösterdiğine dair delil bulunmadığına, sanık ile mağdur arasında herhangi bir hizmet ilişkisinin bulunmadığına, cinsel amaçla suçun işlenmediğine yönelik temyiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2.Mağdurun, sanığa ait işyerinde temizlik işi yaparken mağdurun yalnız olmasından faydalanıp daha 10 yaşında olan mağdura cinsel istismarda bulunmaya başladığı, mağduru bu olayın duyulması halinde çok kötü olacağını söyleyerek korkutarak kendisinin oturduğu binanın otoparkına götürdüğü burada mağduru cinsel amaçla hürriyetinden yoksun bıraktığı anlaşılmakla; mahkemece verilen kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7.Ceza Dairesinin, 18.02.2019 tarihli kararında katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.