8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2014/35600 E. , 2014/30203 K.
"İçtihat Metni"İhbarname No : KYB - 2014/364592
Köy merasına tecavüz suçundan sanık N.. B..’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 154/2. maddesi gereğince 6 ay hapis ve 400,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5-8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair (ŞANLIURFA) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2009 tarihli ve 2008/385 esas, 2009/231 sayılı kararını müteakip denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/H. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına dair aynı Mahkemenin 11.02.2014 tarihli ve 2014/40 esas, 2014/174 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre;
1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “hakkı olmayan yere tecavüz” kenar başlıklı 154. maddesinde, Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir. (2) Köy tüzel kişiliğine ait olduğunu veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunduğunu bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz malları kısmen veya tamamen zapt eden, bunlar üzerinde tasarrufta bulunan veya sürüp eken kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır. (3) Kamuya veya özel kişilere ait suların mecrasını değiştiren kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır..” hükmünün yer alması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 esas, 2007/152 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere Kanun koyucunun ayrıca adlî para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adlî para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, alt sınırdan uzaklaşmanın gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesindeki ölçütlere göre herhangi bir teşdit sebebi ve farklı uygulamanın gerekçesi gösterilmeden adlî para cezasının alt sınırın üzerinde belirlenerek yazılı şekilde adlî para cezası tayin edil- mesinde,
2.Sanığın yokluğunda verilen Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2009 tarihli ve 2008/385 esas, 2009/231 sayılı kararın, sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmakta ise de, tebliğ mazbatasında adres bilgisi bulunmadığı gibi başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiye gösterilmemesi sebebiyle, tebligat işlemlerinin usulüne göre tamamlanmadığı halde sanık hakkında Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2009 tarihli ve 2008/385 esas, 2009/231 sayılı kararının kesinleştiğinden ve denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlediğinden bahisle yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesinde,
İsabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 27.10.2014 gün ve 63617 sayılı Kanun Yararına Bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 10.11.2014 gün ve KYB/2014-364592 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
1.30.04.2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ka- rarın tebliğine ilişkin tebligat parçasında, adresin Kayalı K. Şanlıurfa olarak gösterildiği gibi ekinde kararın bulunduğunun belirtilmesi ve kararda yer alan kanun yolu ihtarının CMK.nun 232/6. maddesine uygun olması nedeniyle tebligatın usulüne uygun olduğu, süresi içerisinde itiraz edilmediğinden kararın kesinleştiği ve denetim süresinin başladı- ğının anlaşılması karşısında, hükümlünün denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işle- mesi nedeniyle mahkemece hükmün açıklanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden ihbarnamede yer alan (2) no'lu talep yerinde görülmediğinden oybirliğiyle (REDDİNE),
2.Hükümlü hakkında temel hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan tayin edilmesine karşın, hürriyeti bağlayıcı ceza yanında tayin olunan adli para cezasının farklı gerekçe göstermeksizin alt sınırın üstünde tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görül- düğünden Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2014 gün, 2014/40 esas, 2014/174 karar sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK.nun 154/2 maddesi uyarınca temel hürriyeti bağla- yıcı ceza yanında hükmedilen adli para cezasına esas alınan 20 günün 5 güne,
TCK.nun 52/2. maddesinin uygulanması sonucu hükmedilen 400 TL'nin 100 TL'ye indirilmesine, infazın bu şekilde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargı- tay C.Başsavcılığına tevdiine, 08.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.