Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/116
Karar No
K. 2024/58
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

ANTALYA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/116
KARAR NO: 2024/58
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 16/02/2022
KARAR TARİHİ: 23/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacıların muris ...'nın yasal mirasçıları olduklarını, murisin sağlığında ... Bankası ... Şubesi'nden kredi kullandığını, murisin kullanılan bu kredinin taksitlerini öderken vefat ettiğini, müteveffanın, Kredi Hayat Sigortası olması sebebiyle davalı bankadan çekmiş olduğu kredilerin bir kısmının (konut kredileri) diğer davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığını fakat tarımsal kredilerin karşılanmadığını, davalı bankanın davacılara bakiye borcunun diğer davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesinin red edildiğini, mirasçılar yönünden takip yapılacağının bildirdiğini, davalıların aynı sermaye grubu içerisinde olması sebebiyle bakiye borcun mirasçılardan talep edilmesinin iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, davalı taraflara göre daha zayıf durumda olan mirasçılardan talep edilmesini hukuk düzeninin korunmadığını belirterek ...'nın mirasçılarının davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti ile kalan bakiye borcun diğer davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmasının tespitinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Bankası A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; davacıların arabulucuya başvurmadan dava açtığını, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı bankanın bu davada taraf sıfatının olmadığını, uyuşmazlık konusunun, müteveffa ... ile ... A.Ş. arasında imzalan hayat sigortasına istinaden ölümden sonra bu tazminatın ödenmemesinden kaynaklandığını, husumetin yalnız ... A.Ş.'ye yöneltilmesi gerektiğini, davalı banka ile müteveffa ... arasında ... tarihinde tarımsal amaçlı genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve kendisine ... A.Ş.'den hayat sigortası yapıldığını, anılan kredi sözleşmesi ile müteveffanın tarımsal kredi kullandığını ancak bu kredinin borçlarını ödeyemeden ... tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın hayat sigortasını imzalamadan önce Sağlık Beyan ve Sertifika Talep Formu doldurduğunu, sağlıkla ilgili soruların hepsine hayır şeklinde beyanda bulunduğunu, özellikle kalp hastalığına bağlı olarak herhangi bir ameliyat oldunuz mu sorusuna da "hayır" şeklinde beyanda bulunduğunu ancak ölüm belgesine göre müteveffanın"konjestif kalp yetmezliği" nedeni ile vefat ettiğini ve bu hastalığın başlangıcından ölüme kadar geçen yaklaşık sürenin 16 yıl olduğunu, müteveffanın kalp rahatsızlıkları olmasına rağmen gerçeğe aykırı beyanda bulunarak "hayır" cevabını verdiğini, müteveffanın bu beyanının TMK'nun madde 2 ve 3 aykırı olduğunu, her ne kadar dava dilekçesinde; "müteveffanın, Kredi Hayat Sigortası olması sebebiyle davalı bankadan çekmiş olduğu kredilerin bir kısmı (konut kredileri) diğer davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmış fakat tarımsal kredileri karşılanmadığı" belirtilmişse de müteveffanın 2016 yılında konut kredisi kullandığını, 2016 yılında hayat sigortası yapılırken kalp rahatsızlıkları ile ilgili herhangi bir soru veya sekme olmaması ancak daha sonrasında 2018 yılında hayat sigortasına kalp rahatsızlıkları eklenmesi ve çekmiş olduğu tarımsal kredinin ise 2020 yılında olması ve kalp rahatsızlığı veya ameliyatı olmasına rağmen "hayır" sekmesi işaretlenmesi nedeniyle sigorta şirketi tarafından 2020 yılında çektiği tarımsal kredi borcu tazminatının ödenmediğini, müteveffanın 6102 sayılı TTK'nun 1435. Maddesinde düzenlenen sigorta sözleşmesinin kurulması sırasındaki sigortalının doğru bilgi verme (beyan) yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş. adına acentası ...

Bankası A.Ş.'nin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu hayat sigortası ile ilgili olarak; ... Bankası AŞ ile davalı şirket arasında imzalanan grup hayat sigorta sözleşmesi uyarınca (madde 12) rizikonun gerçekleşmesi halinde birinci derecede hak sahibi, dain-i mürtehin sıfatını haiz ve aynı zamanda dönülemez lehtar ... Bankası AŞ olduğunu, sigorta talep ve sağlık beyan formunda, bilgilendirme formunda ve grup hayat sigorta sertifikasında da birinci derece hak sahibi, dain-i mürtehin ve dönülemez lehtarın banka olduğunun kabul edildiğini, bu doğrultuda sigortalı varislerinin anılan sözleşme kapsamında doğrudan sigorta tazminatına hak kazanmalarının mümkün olmayıp, sigorta tazminatı talep haklarının da bulunmadığını, bu hakkın dain-i mürtehin bankaya ait olduğunu, bu kapsamda dain-i mürtehin alacaklısı ... Bankası AŞ'nin bu davaya kayıtsız şartsız muvafakati bulunmaması halinde husumet eksikliği sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, davalı şirketler arasında yapılmış olan grup hayat sigorta sözleşmesi kapsamında sigortalı olan murisin vefat tarihi itibariyle şirketimiz nezdinde; ... başlangıç tarihli, ... sertifika numaralı, ...-TL vefat teminat tutarlı, ... başlangıç tarihli- ... sertifika numaralı poliçenin yenilemesi olan ... yenileme tarihli, ... sertifika numaralı, ...-TL vefat teminat tutarlı, ... başlangıç tarihli- ... sertifika numaralı poliçenin yenilemesi olan ... yenileme tarihli, ... sertifika numaralı, ...-TL vefat teminat tutarlı hayat sigortası poliçelerinin bulunduğunu, söz konusu sigortaların sigorta bedeliyle sınırlı olmak üzere sigortalının sigorta süresi içerisinde vefat riskine karşı güvence sağlayan hayat sigortası olup, teminatın kapsamı grup hayat sigorta sözleşmesi özel şartlarına, poliçe özel şartlarına ve hayat sigortası genel şartlarına tabi olduğunu, sigortalının vefat etmesi üzerine tazminat değerlendirmesine esas olmak üzere, davalı şirkete iletilen tüm evraklar incelendiğinde ... numaralı poliçe açısından tazminat dosyasının onaylandığını, ... ve ... numaralı poliçeler açısından, sigortalının poliçe başlangıç tarihi öncesinde müteveffanın kalp hastalığına bağlı by pass ameliyatı bulgusuna rastlanıldığı/tedavi gördüğünün tespit edildiğini, sigortalının poliçe başlangıç tarihi öncesinden gelen, sigorta kurulma aşamasında davalı şirkete beyan etmediği kalp hastalığına bağlı bypass ameliyatının sigorta teminatı kapsamı dışında olduğundan tazminat dosyasının red edildiğini, ... ve ... numaralı poliçeler yönünden davalı şirketin tazminat ödeme borcu bulunmadığını, sigorta sözleşmesi uyarınca kalp hastalığına bağlı ameliyatın sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığını, davacıların murisi sigortalının imzasını havi sigorta talep ve sağlık beyan formu'nda sigortalının ''sağlık durumu ile ilgili formdaki tüm soruları okuyarak eksiksiz ve doğru olarak cevaplandırdığını, sorulardan herhangi birine doğru cevap vermemiş olması halinde bu durumun kasten beyan yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğini, bu sorulardan herhangi birine evet cevabı vermesi halinde sigorta kapsamına alınmayacağı hususunda tarafına bilgi verildiğini, bu hastalıklara ilişkin soruların tamamına hayır cevabı vermesi ve sigorta başvurusunun kabulü halinde sigorta sertifikasının düzenlenmesini, sorulara vermiş olduğu cevaplar esas alınarak sigorta kapsamına alındığını, bu hastalık/ameliyatlardan herhangi birisinin var olduğu/geçirildiği durumda; rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta bedelinin ödenmeyeceğini, poliçenin hükümsüz olacağını ve teminat kapsamı dışında olduğunu, kredi hesabı açık kaldığı/ sigortanın yenilendiği sürece ayrıca sağlık beyanı alınmayacağını ve işbu sağlık beyanının geçerli ve bağlayıcı olacağını bildiğini, sigorta süresi, prim, teminat ve sigortaya ilişkin diğer koşullar konusunda bilgilendirme formu ile tarafına yazılı ve bu bağlamda sözlü bilgilendirme yapıldığını" kabul ve beyan ettiğini, davacıların murisi olan sigortalının, sigorta öncesindeki by pass ameliyatını davalı şirkete bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, sigorta sözleşmeleri azami iyi niyet üzerine kurulduğunu, sigortalının, sigorta kapsama alınmadan evvel beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve beyan etmediği hastalığına bağlı olarak vefat etmiş olduğundan TTK'nun 1439/2. maddesi gereğince sigorta bedelinin ödenemeyeceğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek Hakimler ve Savcılar Kurulunun 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı Genel Kurul kararı gereğince dosyanın görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği ve Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.

TC ... Bankası ...

Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacıların murisi ile davalı banka arasında imzalanan ... tarihli genel kredi sözleşmesi aslı, hesap özeti, hesap bildirim cetvelleri, tebliğ şerhli hesap kat ihtarnamesi ile varsa borçlu ve kefili tarafından yapılan kısmi ödemelere ilişkin belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Davacıların murisi'nin tedavi gördüğü kurumlara müzekkere yazılarak tüm tedavi evrakları, kayıt ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.

Mahkememiz 26/09/2023 tarih 1 nolu ara karar gereği dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilerek sigorta sözleşmesinin kurulması sırasında davacıların miras bırakanı ...'nın ölüm sebebi olan hastalığının sigortalı tarafından beyan edilmediği iddia edilmediği gerekçesi ile TTK 1435.maddesi gereğince tazminat talebinin teminat harici olduğundan bahisle taleplerinin red edildiği dikkate alınarak davacıların murisinin celp edilen tedavi evrakları ve hastane kayıtları ile birlikte poliçe tanzim tarihinden önce mevcut olduğu iddia olunan hastalıkları konusunda uzman bir kardiyoloji ve kalp damar cerrahının da bulunduğu heyetten rapor alınarak sigorta ilişkisinin kurulmasından önce sigortalı muriste bulunduğu ve sigortacıya bildirilmediği iddia olunan hastalıklar ile ölüm rizikosu arasında illiyet bağı olup olmadığı hususunda mahkeme ve yargı denetimine elverişli rapor tanzimine karar verilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1.Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 22/11/2023 tarihli raporda özetle; "Kişinin ölümünün; tirod hastalığı bu nedenle yapılan ameliyat ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu, Kişinin ölümüne neden olan tiroid hastalığının sözleşme tarihi öncesinde tanısının konulmuş olduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Dava, davacıların murisinin kullandığı krediler nedeniyle kredi borcunun hayat sigortası poliçesi kapsamında ödenmesi gerektiği talebine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

Davacıların murisi ile davalılardan ... Bankası A.Ş. Arasında ... tarihli tarımsal amaçlı genel kredi sözleşmesi düzenlenmiş, aynı tarihte kendisine ... A.Ş.'den de hayat sigortası yapılmıştır. Krediyi kullanan davacıların murisi ... ... tarihinde vefat etmiş olup, banka tarafından kredinin ödenmesi istemiyle davacılara başvurulmuş, Hayat Sigortası tarafından davacıların murisinin beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı, ölmeden önceki hastalığını bildirmediği gerekçesiyle kredi ödenmemiştir. Eldeki dava yönünden öncelikle incelenmesi gereken husus; mahkememizin görevli olup olmadığıdır. 6100 sayılı HMK 114-(1)-c) maddesi uyarınca; görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır.

HMK. 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine, karar verilir.

TTK.

4.maddesinde mutlak ve nispi ticari davalar düzenlenmiştir. uyuşmazlığın türk ticaret kanunda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklar ise nispi ticari dava niteliğindedir.ttk nun 5. maddesine göre; asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere asliye ticaret mahkemesinde bakmakla görevlidir.

28.05.2014 tarihinde yüıürlüğe giren 6502 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanununun 3/1-k maddesinde. tüketici " ticari veya mesleki olmayan amaçlı hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak . 3/1- ı-bendinde isetükctici işlemi " mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.

TKHK'nun 73/1 Maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.Aynı kanunun 83/2 maddesini gereğince taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.

Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hallerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır. Başka bir anlatımla, bir hakkın birden fazla kişi tarafından birlikte veya birden fazla kişiye karşı kullanılmasının zorunlu olduğu hallerde, bu hak dava konusu edildiği zaman o hakla ilgili birden fazla kişi zorunlu dava arkadaşı durumundadır. Davalılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunması halinde davacı, bütün davalılara karşı birlikte dava açmak zorundadır. Bu husus HMK 60. Maddesinde de belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK 1487/1. Maddesi "Hayat sigortası ile sigortacı, belli bir prim karşılığında sigorta ettirene veya onun belirlediği kişiye sigortalının ölümü veya hayatta kalması halinde, sigorta bedelini ödemeyi üstlenir." düzenlemesini, 1493/7. Maddesi ise; "Sigortacıdan edimi istem ve tahsil yetkisi, aksi kararlaştırılmadıkça lehtara aittir." düzenlemesini içermektedir.

Bu açıklamalar dikkate alındığında, eldeki dava menfi tespit istemine ilişkin olup, davacılar dava dışı sigorta şirketinden tahsil edilmesi gereken kredi borcunun ödenmediğini, oysa teminat tutarını dava dışı sigortadan tahsil etmesi gerektiğini ve bu nedenle kendilerinin borçlu olmadığının tespitini istemişlerdir. İddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle böyle bir davanın görülebilmesi için alacaklı banka ile sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketine birlikte husumet yöneltilmesi gerekmektedir. Yani kredi veren banka ile birlikte sigorta şirketini de davalı göstermek suretiyle dava açılması gerekmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/2466 Esas, 2017/4797 Karar) Hayat Sigorta Sözleşmelerinin niteliği gereği sigortalı tarafın mesleği ne olursa olsun, (tacir, esnaf, işçi, memur, vs.) gerçek kişi ve tüketici olması dışında bir seçenek yoktur. (Antalya BAM 11. HD., 2022/2109 E, 2022/1342 K.)

Eldeki dava yönünden davacıların murisinin davalı banka ile ticari kredi sözleşmesi imzaladığı, söz konusu ticari kredi borcu için hayat sigortası yapıldığı, murisin kredi borcu öderken vefat ettiği, davacılarında sigorta poliçesi nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadıklarını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulundukları ve davalı banka ile davacıların murisi arasında ticari dava bulunduğu ve davalı banka yönünden davaya Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması yerinde olmakla birlikte sigorta şirketine karşı açılacak davada kredi sözleşmesi ticari nitelik taşımakla birlikte uyuşmazlığın temelini hayat sigortası oluşturduğundan bu tür uyuşmazlıklarda kredinin türüne değil (Hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan davalarda teminat altına alınan kredi niteliğine bakılmaksızın görevli mahkeme tüketici mahkemesidir//Antalya BAM 11. HD., 2020/1729 E, 2022/654 K.//), hayat sigortasına göre görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 16/05/2017 tarih, 2017/198 Esas, 2017/55526 Karar, 24/09/2018 tarih, 2015/18647 Esas, 2018/8119 Karar sayılı emsal içtihatları) Bu nedenle, taraflar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan davaya daha özel görevli Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekmektedir. (Antalya BAM 11. Hukuk Dairesinin 10/10/2022 tarih 2022/2109 Esas, 2022/1342 Karar)

Yukarıda yapılan açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, eldeki dava yönünden daha özel görevli Tüketici Mahkemesi tarafından davanın sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varılarak davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile Mahkememizin görevsizliğine, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;

1.Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

2.Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına

3.Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,

Dair; davacı vekilinin ve davalı banka vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2024 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.