Esas No
E. 2023/166
Karar No
K. 2024/247
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2023/166 Esas - 2024/247 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2023/166
KARAR NO: 2024/247

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 05/07/2022

NUMARASI : 2022/272 Esas - 2022/388 Karar

DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)

İSTİNAF TALEBİNDE

BULUNAN : Davacı

Karar Tarihi : 07/02/2024

Gerekçeli Kararın

Yazıldığı Tarih : 09/02/2024

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı, süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davalıya müvekkili banka tarafından 4282***4010 nolu kredi kartı ile 4273***2014 nolu kredi kartı kullandırıldığını, davalının kredi kartı borçlarını ödememesi sebebiyle 01/02/2018 tarihli ihbarların gönderildiğini, davalının ihbarnamelere rağmen borcunu ödememesi üzerine 26/02/2018 tarihli ihtarname gönderilerek borcun ödenmesi aksi halde aleyhine yasal takip başlatılacağının bildirildiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine 16/03/2018 tarihinde Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2018/3305 sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun 27/03/2018 tarihli dilekçede borca ve yetkiye itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek; fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafın icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap verilmemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

Mahkemece yapılan yargılama neticesinde 05/07/2022 tarihli kararla; "(...) Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2018/3305 esas sayılı dosyası, dosyamız içerisine gelmiş olup, bu dosyada takip tarihi 16/03/2018 olduğu, takip tarihi itibariyle davalının ikametgah adresinin Etimesgut/Ankara, davacının ise Beşiktaş/İstanbul olması nedeniyle Ankara İcra Dairelerinin yetkili olmadığı ve davalı borçlu tarafından yasal süresi içinde usulüne uygun olarak icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olduğu anlaşılmış olup yetkili icra dairesinde usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığından (...)" gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesi ile özetle; icra dairelerinin yetkisi hususunun İcra İflas Kanunu’nun 50. maddesi ile hüküm altına alınmış olup, anılan maddede Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir.” şeklinde düzenleme bulunduğunu, söz konusu kredi kartının, davacı bankanın ... Şubesinde akdedilen sözleşme uyarınca davalıya tahsis edildiğini, bu sebeple; yukarıda belirtilen kanun hükmü uyarınca, takibe esas olan sözleşmenin yapıldığı yer icra dairesi olan Ankara İcra Daireleri de somut olay bakımından yetkili olduğunu, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2016/8358 E. 2016/25617 K. sayılı ilamının da aynı yönde olduğunu, ayrıca bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunu beyanla istinaf talebinde bulunmuştur.

GEREKÇE

Dava, business kredi kartı borcunun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Ancak,

HMK'nın 6 ncı maddesinde "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir." düzenlemesi,

İİK'nın 50 nci maddesinde "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. " düzenlemesi ile,

HMK'nın 14 üncü maddesinde "Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir." düzenlemesi mevcuttur.

HMK'nın 6. maddesi hükmü uyarınca kural olarak yasada aksine hüküm bulunmadıkça davanın açıldığı tarihte, davalının ikametgahı sayılan yer mahkemesi yetkili ise de, davacının/alacaklının istemi kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan para alacağı olduğuna göre BK'nın 89. maddesi gereğince para borcu alacaklıya götürülerek ödenmesi gereken borçlardan olduğundan davacının ikametgahı mahkemesinin yanında, ayrıca HMK 14. maddesi uyarınca, bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkili olup, sayılan tüm bu haller kesin yetki hali değildir. Davacı/alacaklı seçimlik yetkili yerlerden birisinde takip yapabilecek/dava açabilecek olup, davacı/alacaklı tarafından seçimlik yetkili yerlerden birinde dava takip yapılmadığında/dava açılmadığında ise, davalı/borçlu süresinde ve kanunda öngörülen düzenlemeye uygun şekilde icra dairesinin/mahkemenin yetkisine itiraz ederek seçimlik yetkili yerlerden birinin yetkili olduğunu ileri sürebilecektir.

Somut olayda, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde, davacının merkezi İstanbul olup, borcun ifa edileceği yer itibariyle de İstanbul Mahkemeleri/İcra Daireleri yetkilidir. Ayrıca, taraflar arasında yapılan kredi kartı sözleşmesinin Bankanın 597 şube kodlu ... şubesinde yapılması karşısında; Ankara icra daireleri de yetkili bulunmaktadır. Bu durumda, söz konusu takip yetkili icra dairesinde yapıldığından, mahkemece, işin esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, icra dairesinin yetkili olmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesi isabetsizdir.

Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; açıklanan nedenlerle mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davacının istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi ve ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının istinaf talebinin KABULÜNE,

2.Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 05/07/2022 tarih, 2022/272 Esas - 2022/388 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3.Dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine iadesine,

4.Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL istinaf karar harcının talep halinde iadesine,

5.Davacı tarafından yapılan toplam 117,00-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

6.Davalı tarafından istinaf gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

7.Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine; Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 07/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog