1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/2322
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/06/2023
NUMARASI: 2022/1042 Esas - 2023/537 Karar
DAVANIN KONUSU: ZMM Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 08/02/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan vekil edenine ait ... plaka sayılı aracın (-çekici) neden olduğu 29/07/2020 günlü trafik kazasında ... ve ... plaka sayılı araçların hasarlandığını, hasar bedelinin davalı sigorta şirketi tarafından ödendiğini, ancak daha sonra kazanın müvekkiline ait araç sürücüsünün ağır kusurundan meydana geldiği belirtilerek, poliçe kapsamında üçüncü kişilere ödenen hasar bedelinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen rücu yazısı ile müvekkilinden talep edildiğini, vekil edeninin de bu yazı üzerine borçlu olduğu yanılgısına kapılarak sigortacıya ödeme yaptığını, oysa somut olayda davalı sigortacının sigortalısına rücu hakkı bulunmadığını, bu nedenle hataya dayalı ödemenin sigortacıdan tahsili amacıyla davalı sigorta şirketi aleyhine Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile haklı biçimde icra takibi başlatıldığını, ancak bu takibin davalının itirazı üzerine durduğunu beyanla, haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalı sigorta şirketi aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunarak kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere, kazanın sigortalı araç sürücüsünün kırmızı ışık ihlali sonucunda meydana gelmesi ve kazanın oluşumunda da tam kusurlu bulunması nedeniyle eyleminin ağır kusur niteliği taşıdığını, poliçe genel şartlarına göre bu durumda sigortacının sigortalısına rücu hakkı bulunduğunu ileri sürerek, haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; " Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4.a maddesinde, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmıştır. Daire’nin yerleşmiş uygulamalarına göre; Genel Şartların bu maddesinde “tam kusur” dan değil, “kasıt” veya “ağır kusur”'dan söz edilmekte olup, ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmektedir. İlgili madde de tam kusurdan değil kasıt veya ağır kusurdan söz edilmektedir. Somut olay değerlendirildiğinde, davaya konu trafik kaza tutanağına göre, davacıya ait araç sürücüsünün kırmızı ışık ihlali yaparak kazaya neden olmuştur. Ağır kusur kavramı bir özel hukuk kavramı olup, kasıtlı olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade eder. Dava konusu olayda ise sigortalı araç sürücüsü kırmızı ışıkta geçmesinden dolayı %100 kusurlu olmakla, ağır kusurlu olmadığının kabulü gerekir. (Emsal Yargıtay Kapatılan 17 HD'nin 2015/16576 E-2016/3671 K.sayılı kararı) Davaya konu kazada, Bu nedenle davalı sigortacının 3.kişiye ödediği hasar bedelini sigortalısı olan davacıdan tahsil etmesinin yasal dayanağı bulunmayıp, davacı sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca ödediği parayı geri istemekte haklıdır.
Davacı vekili davaya konu icra takibinde asıl alacak, 1.507,86-TL işlemiş yasal faiz talep etmiştir. Faiz hesabı mahkeme hakiminin basit matematik bilgisiyle yapabileceğinden, asıl alacak tutarı olan 58.000-TL'nin 01/07/2022 tarihinden, takip tarihi olan 13/10/2022 tarihine kadar işlemiş yasal faizi Mahkememizce de 1.507,86-TL olarak hesaplanmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalının icra dosyasına yaptığı itiraz haksız olduğundan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. Davalı dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep etmiştir.
İİK'nın 67/2.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Yukarıda açıklandığı üzere, davacılınız itirazı haksız, alacak da likit olduğundan, davacı lehine itirazın iptaline karar verilen 60.307,86-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle; -DAVANIN KABULÜNE, -Beykoz İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte, davalı-borçlunun; itirazın iptali ile, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamına, -İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen alacak miktarı 60.307,86-TL'nin %20'si oranında (12.061,57-TL) icra inkâr tazminatının davalı-borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı sigorta şirketinin istinaf nedenleri; davaya karşı koyma nedenlerine benzer olup, ayrıca şartları oluşmadığı halde icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğuna yöneliktir. Dava; ZMM sigorta poliçesi kapsamında üçüncü kişi hak sahibine yapılan ödemenin sigortalıdan rücuan tahsilinin talep edilmesi neticesinde, sigortalı tarafından hataen sigortacıya yapılan ödemenin geri alınması amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.1-Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortalarında, sigortacının rücu hakkı 2918 sayılı KTK'nın 95/2 maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarında düzenlenmiştir. Genel Şartların B.4.a maddesinde; tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmıştır, Genel Şartların B.4.a maddesinde sözü edilen "ağır kusur" kavramı Yargıtay 4. ve 17. Hukuk Daireleri ile Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre "tam kusur" olmayıp, kasta yakın bir kusurun varlığını ifade etmektedir. Bundan ayrı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkisi başlıklı üçüncü ayrımında yer alan Borçlanılmamış Edimin İfası'nı düzenleyen 78/1.maddesinde "Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse, geri isteyebilir." denilmektedir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; davacıya ait olan ve davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortalı bulunan ... plaka sayılı ticari aracın dava dışı sürücüsünün kırmızı ışık ihlali suretiyle %100 kusuru ile sebebiyet verdiği 29/07/2020 günlü trafik kazasında dava dışı araçların hasarlandığı, dava dışı araçlarda meydana gelen hasarın davalı sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında karşılandığı, bundan sonra davalı sigorta şirketi tarafından 17/0/2022 tarihinde iki adet mektup yazılarak davacıya ait aracın kırmızı ışıkta geçtiği gerekçesiyle, Trafik Sigortası Genel Şartları'nın B.4/a maddesi uyarınca; üçüncü kişiye ödenen hasar bedelinin davacıdan rücuan talep edildiği, bunun üzerine davacı tarafından davalıya 01/07/2022 tarihinde 30.100,00-TL ve 28.700,00-TL olmak üzere toplam 58.800,00-TL ödeme yapıldığı ve müteakip davacı tarafından asıl alacak ve ferileri toplamı bulunan 60.307,86-TL bedel üzerinden "... Sigorta şirketi tarafından gönderilmiş olan 17/06/2022 tarihli ... ve ... mektup nolu iki adet rücu talebine istinaden müvekkilden istenen para borçlunun hesabına gönderilmiş olup, bu para talebi yasal dayanaktan yoksundur. Bu paranın takip talebi ekinde arz edilen belgeler ve yüksek mahkeme kararlarına göre müvekkile iadesi gerekmektedir. Zira sigortalı araç sürücüsü kırmızı ışıkta geçmesinden dolayı %100 kusuru olmakla ağır kusuru olmadığının kabulü gerektiği yüksek mahkeme kararlarıyla sabittir." açıklamasıyla, davalı sigorta şirketi aleyhine icra takibi başlatıldığı, bu takibin davalının itirazı üzerine durduğu ve bu nedenle de eldeki davanın açıldığı anlaşılmakta olup; açıklanan bu hususlarda taraflar arasında da herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Hal böyle olunca, dosyadaki bilgi ve belgelere, kararın dayanağını oluşturan delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, sigortalı araç sürücüsünün trafik kurallarına aykırı söz konusu davranışı (-kırmızı ışık ihlali) nedeniyle, %100 oranda kusurlu bulunmasının kasta yakın bir ağır kusur anlamına gelmeyecek bulunmasına ve davacı sigortalının sigorta mevzuatına hakim olmaması nedeniyle yaptığı hatalı ödemeyi sigortacıdan geri isteyebileceğine göre; mahkemece yazılı biçim ve şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir durum tespit edilemediğinden, davalı vekilinin açıklanan hususlara yönelik istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. 2 Davalı vekilinin İcra inkar tazminatına ilişkin istinaf itirazına gelince; Görülmekte olan dava itirazın iptali davası olup; davalının, davacının iade talebine karşı koymasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden alacağın likit (muayyen, belirli) olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin bu yönü amaçlayan istinaf itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m. 353/1-b/2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sadece yanılgılı olduğu sonucuna varılan hususun davalı sigorta şirketi lehine düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde karar verilmiştir.