Aramaya Dön

Danıştay 12. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2019/7400
Karar No
K. 2023/1329
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2019/7400 E.  ,  2023/1329 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No: 2019/7400
Karar No: 2023/1329
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av…
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: … ili, …Anadolu Lisesinde felsefe öğretmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve E…. sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; disiplin soruşturması raporu ve ekindeki belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, öğretmen olan davacının kız öğrencisi ile twitter üzerinden zaman zaman yazışmalar yaptığı, en son olarak davacının disiplin cezasına konu edilen söz konusu mesajı göndermesi ve kız öğrencinin tepkisi ile karşılaşması üzerine yazışmaların son bulduğu, davacının söz konusu eyleminin disiplin soruşturması kapsamında yapılan tespitler ve alınan ifadeler sonucu sübuta erdiğinin anlaşıldığı, ayrıca davacının cinsel taciz suçundan mahkumiyetine karar verildiği davaya konu Ceza Mahkemesi kararında da eylemin sübut bulduğu sonucuna varıldığı, Ceza Mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin, eylemin davacı tarafından gerçekleştirilmediği anlamına gelmeyeceği, bu itibarla davacının öğrencisine karşı cinsel taciz eylemini gerçekleştirdiği yönünde duraksama bulunmadığı, öğretmen olan davacının kız öğrencisine karşı böyle bir eylemi gerçekleştirmesinin öğretmenlik mesleği ile bağdaşmadığı, öğretmenlik mesleğinin önemi ve özelliği de dikkate alındığında davacının eyleminin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayan nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerden olduğu, bu nedenle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 2013 yılından beri …, …, …, …, …, … ve … isimli depresyon ilaçları kullanmakta olduğu, olay günü aşırı derecede alkol ve bu ilaçların etkisiyle yanlış algıya dayalı olarak, daha önce yazıştığı bir arkadaşı zannıyla söz konusu cinsel içerikli cümleyi hatalı bir davranışla öğrencisine gönderdiği, "saçmalıyorsun sanırım, şaka mı bu" dönüşü üzerine de farkına vararak iletişimi derhal kestiği, söz konusu iletiyi öğrencisini hedef alarak yazmadığı, ertesi gün yanlışlığı anlatarak kendisinden özür dilediği, o güne kadar ne gerçek hayatta, ne de sanal ortamda öğrencisine karşı taciz edici bir sözü veya davranışı olmadığı, olay günü aşırı alkol ve depresyon hapı aldığını bilen eşinin de bu durumu Mahkeme huzurunda doğruladığı, bunun, üzerine atılı iddiaya konu fiilin iradi ve öğrencisine yönelik olmadığının kanıtı olduğu, cinsel içerikli mesajın hedefte hata sonucu öğrencisine gittiği, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, açıklanmış bir mahkumiyet kararı olmadığı, bu nedenle temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY : Davacı … ili, … Anadolu Lisesinde felsefe öğretmeni olarak görev yapmaktadır.

Ş. Y. isimli kız öğrencinin sosyal medya (twitter) üzerinden taciz içeren sözler söylediği yönünde şikayette bulunması üzerine davacı hakkında disiplin soruşturması başlatılmış ve suç duyurusunda bulunulmuştur.

Yürütülen disiplin soruşturması sonucu düzenlenen 17/07/2017 tarihli disiplin soruşturma raporunda özetle; … Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Ş.Y'ye sosyal medya (twitter) üzerinden uygunsuz, küfür ve taciz içeren sözler söylediği, davacı ile kız öğrenci Ş.Y. arasında geçen twitter yazışmalarında davacının "ne yapan fi" diye mesaja başladığı, öğrenci Ş.Y.'nin "ders çalışıyorum" dediği, davacının "Saksafon çeker misin şimdi" diye cinsel taciz içeren istekte bulunduğu, öğrenci Ş.Y.'nin " Saçmalıyorsunuz sanırım, şaka mı bu" diye davacının oral seks isteğini reddettiği, davacının tekrar "İstersen çekersin, istermisin?" diye tekrar cinsel tacizde bulunduğu, öğrenci Ş.Y.'nin davacının bu isteğini tekrar reddettiği ve "İstemiyorum, hiçbir şey daha fazla haddinizi aşmayın" dediği belirtilmiştir.

Davacının, anılan eylemi nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması önerilmiş ve hakkında dava konusu işlem tesis edilmiştir. Bunun üzerine temyizen bakılan dava açılmıştır.

Öte yandan adli soruşturma sonunda … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının "Çocuğa karşı cinsel taciz" suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve hükmün açıklanması geri bırakılmış; anılan karar itiraz edilmeksizin 03/07/2017 tarihinde kesinleşmiştir. İLGİLİ MEVZUAT : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, bir daha devlet memurluğuna atanmamak üzere devlet memurluğundan çıkarılmayı gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" başlıklı 231. maddesinin beşinci fıkrasında; "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, Ceza Mahkemesince verilebilecek hükümlerin sınırlı olarak sayıldığı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinde yer almadığından, bir hüküm niteliği taşımamaktadır. Dolayısıyla davanın esasını çözen bir hüküm niteliğinde olmayan bu kararlar, lehe veya aleyhe bir sonuç doğurmamaktadır. Bu husus, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/05/2011 tarih ve E:2011/4-61, K:2011/79 sayılı kararıyla da açıkça ortaya konulmuştur.

Bu bağlamda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği durumlarda, ortada ceza hukuku anlamında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığından, bu kararlar idari yargı mercilerince eylemin sübutu açısından bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmamakta; ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak dava dosyasındaki bilgi, belge ve tanık ifadeleri çerçevesinde davacının isnat edilen eylemleri işleyip işlemediği ve bu eylemlerin disiplin suçu oluşturup oluşturmadığı hakkında inceleme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.

Bakılan olayda; disiplin soruşturması raporu ve ekindeki belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, öğretmen olan davacının kız öğrencisi ile twitter üzerinden zaman zaman yazışmalar yaptığı, en son olarak davacının disiplin cezasına konu edilen söz konusu mesajı göndermesi ve kız öğrencinin tepkisi ile karşılaşması üzerine yazışmaların son bulduğu, davacının söz konusu eyleminin disiplin soruşturması kapsamında yapılan tespitler ve alınan ifadeler sonucu sübuta erdiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.