Danıştay 6. Daire Başkanlığı
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/6102 E. , 2023/2435 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda bulunan davacıya ait yapıda ruhsata aykırı imalat yapıldığından bahisle, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'na istinaden 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi gereğince ... tarihli ve ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararı ile davacıya 259.583,61 TL para cezası verilmesi sonrasında, söz konusu taşınmaz hakkında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ... başvuru numaralı, 26/06/2019 düzenleme tarihli ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesi düzenlendiği gerekçesiyle imar para cezasının kaldırılması talebinin reddine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Daire Başkanlığı Gelirler Müdürlüğü'nün … tarihli, BK No: …, İBB No:… (…) sayılı işlemi ile anılan encümen kararının iptali talep edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:..., K:… sayılı kararında; İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ... Mahallesi, … pafta, ... ada, … parsel maliki olan davacının, taşınmazında ruhsata aykırı yapı yapıldığından bahisle, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı Encümen kararı ile 259.583,61 TL para cezası işleminin tesis edildiği, hakkında daha önceden sözkonusu encümen kararına yönelik davacı tarafından açılıp feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiş olan ... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası ile sonrasında da davacı tarafından dava konusu edilmesi üzerine de bu mahkeme kararı gerekçe alınarak ... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası ile incelenmeksizin ret kararı verilmiş bulunan para cezasının tahsili sürecine girişilmesi üzerine, davacının anılan parsellerdeki yapılaşma için 26/06/2019 düzenleme tarihli ... başvuru nolu yapı kayıt belgesi alındığından bahisle para cezasının kaldırılması istemiyle yaptığı başvurusunun reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, dava konusu taşınmazlardan … parselin 22/07/1983 onanlı 1/1000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi uygulama imar planında koruya katılacak alanda, … parselin konut alanında kaldığı, taşınmazların Boğaziçi Öngörünüm bölgesi içerisinde yer alması sebebiyle de yasanın amir hükmü gereği yapı kayıt belgesi hükümlerinin uygulanabileceği alanda ve konumda yer almadığı, dolayısıyla, bu ayrıksı hükümler karşısında, anılan para cezasının iptali cihetinde, hukuka uygun elde edilmiş bir kazanım sonucunu neticelemeyecek yapı kayıt belgesine dayalı olarak yapılan başvurunun reddine dair işlemde ve buna bağlı encümen kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Temyize konu kararda; istinaf incelemesine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, istinaf dilekçelerinde ileri sürülen hususların ise kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı belirtilerek, istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu taşınmazlar hakkında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi düzenlendiği, yapı kayıt belgesi düzenlenen taşınmazlar hakkında verilen yıkım kararları ile tahsil edilmeyen para cezalarının iptal edilmesi gerektiği, buna rağmen davanın reddine karar verildiği belirtilerek, usul ve hukuka uygun olmayan temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın encümen kararına ilişkin kısmının Dairemiz kararında belirtilen gerekçe ile bozulması, encümen kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin işlem yönünden verilen kararın ise onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY : İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda bulunan davacıya ait yapıda ruhsata aykırı imalat yapıldığından bahisle, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'na istinaden 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi gereğince ... tarihli ve ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararı ile davacıya 259.583,61 TL para cezası verilmesi sonrasında, söz konusu taşınmaz hakkında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ... başvuru numaralı, 26/06/2019 düzenleme tarihli ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesi düzenlendiği gerekçesiyle imar para cezasının kaldırılması talebinin reddedilmesi sonucu, anılan ret işlemi ile encümen kararının iptali talebiyle, bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu kararın, imar para cezasının kaldırılması talebinin reddine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Daire Başkanlığı Gelirler Müdürlüğü'nün … tarihli, BK No: …, İBB No:… (…) sayılı işlemine ilişkin kısmı yönünden; Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu kararın; imar para cezasının kaldırılması talebinin reddine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Daire Başkanlığı Gelirler Müdürlüğü'nün … tarihli, BK No: …, İBB No:… (…) sayılı işlemine ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır. Temyize konu kararın, ... tarihli ve ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararına ilişkin kısmına gelince; 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde; "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması" hükmüne, aynı fıkranın (i) bendinde ise; "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" hükmüne yer verilmek suretiyle "derdestlik" ve "kesin hüküm" doğrudan dava açma şartları arasında sayılmış, Kanunun 115. maddesinde; mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmış;
303.maddesinin 1. fıkrasında ise; "Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir" hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda; "derdestlik" ve "kesin hüküm" müesseseleri düzenlenmemiş ve Kanun'un 31. maddesinde; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa atıfta bulunulmamış olmakla birlikte, tarafları ve konusu aynı olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından olan derdestlik müessesesinin temelinde yatan, ilk davanın aynısı olan ikinci davanın açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı olgusundan hareketle, ikinci davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine; bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükme karşın tarafları, konusu ve sebepleri aynı olan ikinci bir dava açılmış olması durumunda ise bu davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu edilen ... tarihli ve ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararına karşı davacı tarafından ... İdare Mahkemesi'nin E:... dosyasında kayıtlı davanın açıldığı ve yapılan yargılama sonucu … tarihli ve K:… sayılı karar ile feragat nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; tarafları, sebebi ve konusu aynı olması nedeniyle "... tarihli ve ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararına" yönelik açılan davanın, kesin hüküm nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığından, işin esasına girilerek verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararın bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın; imar para cezasının kaldırılması talebinin reddine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Daire Başkanlığı Gelirler Müdürlüğü'nün … tarihli, BK No: …, İBB No:… (…) sayılı işlemine ilişkin kısmının oyçokluğuyla ONANMASINA, ... tarihli ve ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararına ilişkin kısmının ise oybirliğiyle BOZULMASINA,
2.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/03/2023 tarihinde kesin olarak karar verildi. KARŞI OY (X):
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda bulunan davacıya ait yapıda ruhsata aykırı imalat yapıldığından bahisle, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'na istinaden 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi gereğince ... tarihli ve ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararı ile davacıya 259.583,61 TL para cezası verilmesi sonrasında, söz konusu taşınmaz hakkında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ... başvuru numaralı, 26/06/2019 düzenleme tarihli ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesi düzenlendiği gerekçesiyle imar para cezasının kaldırılması talebinin reddine ilişkin işlemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Daire Başkanlığı Gelirler Müdürlüğü tarafından tesis edildiği anlaşılmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 3/b maddesinde belediyenin organları; belediye meclisi, belediye encümeni ve belediye başkanı şeklinde tanımlanırken, 34/e maddesinde "Kanunlarda öngörülen cezaları vermek" belediye encümeninin görevleri arasında sayılmıştır. İdare Hukukunun temel prensiplerinden biri olan yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca; aksine bir düzenleme bulunmadıkça, bir işlemin tesisinde uygulanan yetki ve usul koşullarının aynı işlemin geri alınması ve kaldırılması işlemlerinde de aynen uygulanması zorunludur.
Bu durumda; belediye encümeni tarafından verilen para cezasının kaldırılması talebinin yine belediye encümeni tarafından değerlendirilmesi gerekirken, talebin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Daire Başkanlığı Gelirler Müdürlüğü tarafından değerlendirildiği görüldüğünden, yetki unsuru yönünden hukuka uygun olmayan işlemin iptal edilmesi gerektiği düşüncesiyle, temyize konu kararın bu kısmının da bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz.