1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Mahkememize verdiği 09/06/2022 tarihli dava dilekçesinde; davalının 05.11.2021 tarihli proforma fatura ile davacı şirkete 25.000 kg dondurulmuş sakatat etini temin ettiği ve Arnavutluk'a gönderilmek üzere İzmir limanında hazır bulundurmayı, davacı şirketin ise bunun karşılığında kg başına 1,50 USD, toplamda 37.500,00 USD'yi %30'u peşin %70'ise etler temin edildiğinde ödemeyi taahhüt ettiğini, davacı şirketin aldığı eti satacağı alıcı bulduğunu, davalı şirkete tanzim ettiği proforma fatura bedelini eksiksiz ve zamanında ödediğini, davalının ise 30.11.2021 tarihinde 25.000 kg dondurulduğu iddia edilen sakatat etini konteynere yüklediğini, sıcaklığa duyarlı yüklerin taşınmasında kullanılan frigorofik konteyner ile taşınan etlerin önce Arnavutluk'taki Durres limanına oradan da kara yolu ile 29.12.2021 tarihinde Kosova'da ki nihai alıcıya ulaştırıldığını, bu süreçte soğuk zincirde herhangi bir kırılma yaşanmadığını, etlerin çözülüp yeniden donmasına sebep olacak bir sıcaklık değişikliği gerçekleşmediğini, bu durumun konteynerin kapalı olduğu yaklaşık 1 ay boyunca her 3 dakıkada bir konteyner iç sıcaklığını kaydeden, rapor eden ve davalı şirket tarafından konteynere yerleştirilmiş olan veri toplayıcının kayıtları ile de sabit olduğunu, 29.12.2021 tarihinde konteynerin ilk defa açıldığını, açılan konteynerde şiddetli bir bozuk kokusunun tespit edildiği ve etlerde ciddi ölçüde yeşerme gözlemlendiğini, bu durumun nihai alıcı tarafından davacı şirkete derhal bildirildiğini, davacı şirketin konteyner açıldıktan hemen sonra 30.12.2021 tarihinde davalı ile iletişime geçtiğini, etin bozuk olduğunu ve insan sağlığı için tehlike arz edebileceğini, bağımsız denetçilerin eti inceleyebileceğini ayrıca dilerse davalı şirket yetkililerinin de eti görmeye gidebileceğini ifade ettiğini, bozuk olduğu gözlemlenen etin fotoğraflarını da davalıya ilettiğini, davalının ise henüz kendi denetçileri ve bağımsız denetçiler tarafından bir tespit ve raporlama yapılmadığı halde doğrudan savunmaya geçtiğini, bu sorunun kendilerinden kaynaklanmadığını, soğuk zincirde bir kırılma yaşanması sebebi ile etin çözüldüğünü ve bozulduğunu ileri sürdüğünü, nihai alıcının dünyanın bir çok bölgesinde denetim ve raporlama faaliyetleri gösteren... Denetim Şirketi'ni eti incelemesi için derhal tesislerine çağırdığını,... yetkililerinin kartonların önemli bir kısmında kötü paketleme, tamamında ise yeşermeler ve kötü koku tespit ettiği ayrıca numunelerde kartonlarda kesinlikle bulunmaması gereken bir çok hayvan kılı derisi ve kulağı bulduğunu rapor ettiğini, nihai alıcının tesislerine çağrıldıktan yaklaşık 3 ay sonra ulaşan davalı yetkililerinin 22.02.2022 tarihli raporlarında, problemin nakliye esnasında soğuk zincirdeki kırılma neticesinde meydana geldiği ve veri kaydedicilerin bunu onayladığı gibi gerçek dışı sebebe sığındığını, Kosova Belediyesi Teftiş Departmanı 'nın 10.03.2022 tarihli raporunda ise etin insan sağlığı için zararlı olduğu imha edilmesi gerektiğinin ifade edildiği ayrıca bu bozulmanın mal konteynere yüklenmeden çok daha önce gerçekleştiğinin raporda belirtildiğini, aynı departmanın 18.03.2022 tarihli kararı ile etin derhal imhasına hükmedildiği ve akabinde etin imha edildiğini, bu süreçte ve sonrasında davalının davacı şirketin iletişim kurma çabasına karşılık vermediğini, gönderdiği e-postaları yanıtlamadığını, telefonlarını açmadığını, malı geri almadığı veya imha edilen etin bedelini davacı şirkete ödemediğini, davalıya İzmir ... Noterliği ' nin 12.04.2022 tarih... yevmiye nolu ihtarnamesi ile borcunu ödemesi için süre verildiğini ancak herhangi bir geri dönüş alınamadığını,
TBK 219. Md uyarınca satıcının alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebi ile sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan, maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olduğunu, satıcının bu ayıpların varlığını bilmese dahi sorumluluğunun devam ettiğini, dava konusu edilen olayda nakliye sürecinde soğuk zincirinde herhangi bir kırılma yaşanmadığını, davalı şirketin etleri teslim ettiği andan itibaren etin bozulmasına sebep olacak herhangi bir durumun gelişmediğini, dolayısıyla etin konteynere yüklendiği anda bozuk olduğunun açık olduğunu, satım sözleşmesi ile ilgili TBK hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davacı şirketin malı iade yükümlülüğünün de bulunmadığını, malın ayıp sebebi ile imha edilerek yok olduğunu, TBK hükümleri uyarınca alıcının ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesini, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesini, ayıplı maldan doğan doğrudan zararların giderilmesini isteyebileceğini, davacı şirket tarafından davalı tarafa ödenen 37.500,00 USD satış bedeli, etin Türkiye'den Durres Limanına nakliyesi için ödenen 3.885,00 USD, Durres Limanından Kosova'ya nakliye için ödenen 1.111,00 USD, gümrük vergileri için ödenen 16.042,00 USD, ... Denetim şirketi için ödenen 500,00 USD ve etin imhası için ödenen 1.665,00 USD olmak üzere toplam 60.703,00 USD'yi davalıdan talep ettiğini, ticari sözleşmelerden doğan kar mahrumiyeti taleplerinde bu mahrumiyetin hukuki niteliğinin doğrudan zarar olduğunu, doğrudan zararın taraflar arasındaki ticari iş veya işlemde tarafların bu ticari iş veya işlemin neticesinde asıl elde etmek istedikleri neticeye doğrudan hasar veren bir borca aykırı davranıştan kaynaklanan zarar olduğunu, doğrudan zararın menfi zarar olmasının mahiyetini dolaylı zarar kapsamına sokamayacağını, ticari sözleşmelerde tarafların esas gayesi kar elde etmek olduğuna göre, borca aykırı davranış dolayısıyla mahrum kalınan karın da doğrudan zarar kapsamına girdiğini, davacının bu ticaretten elde edemediği karın da tazmin edilmesinin zorunlu olduğunu, taraflar arasındaki ihtilaf ile ilgili arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu ancak sonuç alınamadığını belirtmiş , davalı tarafın ayıplı mal satması nedeni ile davacı şirketin uğradığı zarar olan 68.703,00 USD'nin dava tarihinden itibaren tahakkuk edecek en yüksek döviz mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği 01/09/2022 tarihli cevap dilekçesinde; davacının yabancı bir şirket olup Türkiye'de hukuki ve fiziki varlığı bulunmadığını, 5718 sy Milletler arası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun 'un 48. Md 1. Fıkrası gereğince davacının teminat göstermek zorunda olduğunu, bu hükmün dava şartı olup ikmal edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasının gerektiğini, Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında MÖHUK 48/2 hükmüne göre yabancılık teminatından muaf tutulacak ikili veya çoklu anlaşma bulunmadığını, bu sebeple dava masrafları vekalet ücreti ve davalının muhtelif zararlarının karşılanması amacı ile davacının 10.000,00 ABD Doları tutarında yabancılık teminatı yatırmasının talep edildiğini, davacının dava konusu edilen emtiayı ABD'deki ... USA firması üzerinden malın nihai alıcısı Kosova ülkesindeki ... Firmasına satarak devrettiğini, satış bedelini de tahsil ederek devreden çıktığını, bu durum karşısında davacının dava konusu ile ilgili hukuki menfaati ve zararı bulunmadığını ayrıca dava dilekçesinde zarar kalemi olarak mal bedeli dışında gösterilen nakliye bedeli, gümrük vergisi bedeli,... analiz bedeli ve imha bedellerinin davacı tarafından ödenmediğini, bu kalemlerin tamamının Kosova'daki dava dışı nihai yük alıcısı tarafından ödendiğini, davalının dava konusu sakatat emtiasının satışı hususunda davacı ile anlaştığını, mal faturasını ona kestiğini, kendi adına aldığı yükleme konişmentosunu da ona devrederek mal teslimi yaptığını, emtiayı istenen niteliğe uygun olmadığı gerekçesi ile reddeden Kosova'daki dava dışı ... Firmasının davalı ile hiçbir hukuki ve ticari irtibatının olmadığını, bu firmaya başka aracı üzerinden davalıdan aldığı malı satanın davacı olduğunu, malın nihai alıcısı... Firmasının davacının davalıdan aldığı malı en az iki defa el değiştirdikten sonra farklı nitelikteki malmış gibi ... isimli ABD şirketinden satın aldığı, bu nedenle davacının dava dışı aracıya ve alıcıya satış şartları ve taahhütlerinin davalıyı bağlamadığını, davalının dava konusu bozuk ve uygun olmayan malı davacı açık ve net olarak sakatat olarak sattığını, davalı tarafından dava konusu mala ilişkin olarak kesilen faturada malın sığır kellesi olarak nitelendiği ve malın ihracaat beyannamesinde de malın sığır sakatatı olarak beyan edilerek beyannamede buna uygun olarak uluslararası mal kodu olarak ...9 tarifesinden doğru olarak işleme tabi tutulduğu ne var ki davacı tarafından aracı vasıtası ile Kosova'daki malı refüze eden nihai alıcıya farklı bir niteleme ile satılarak malın Kosova'ya ithal beyannamesinde mal fiili gerçeğe aykırı olarak 02023050 uluslarası kodu ile Frozen Beef Trimming Meat (donmuş sığır et garnitürü) nitelemesi ile teslim edildiğini, davacının davalıdan sakatat diye aldığı malı kendi müşterisine donmuş sığır garnitür eti nitelemesi ile ulaştırdığı ve satışını sağladığını, nihai alıcının ülkesindeki ithalat beyannamesinde beklediği sığır et garnitürü yerine sakatat olarak beyan edip malı alınca beklentisinden farklı çıkan malı refüze ettiği, analizlerini ona göre yaptırdığını, gerçekten de emtia nihai alıcısının eline ulaştıktan sonra denetim ve gözetim firması... tarafından düzenlenen raporda maldaki yegane kusurun koku olduğunun kaydedildiğini, sakatat ürününün doğası gereği kokacağını ancak gerçekte sakatat olan dava konusu yük kendisine hileli bir şekilde et diye satılmış olan alıcının beklediği et ürününden sakatat kokusu gelince elbette bundan rahatsız olacağı ve beklediği ürünün kusurlu olduğunu düşüneceğini, bu durumun davacının basiretli bir tacir gibi değil, tam tersine hileli davranışı ile meydana geldiğini, davacının yaptığı hileli satışın sonuçlarına kendisinin katlanmasının gerektiğini, malın nihai alıcısı dava dışı...'nın malın alınmasından 10 gün sonra 08.01.2022 tarihinde...'den inceleme talebinde bulunduğu ve...'nin de 11.01.2022 tarihinde inceleme yaparak rapor sunduğunu, ... incelemesinin mallar konteynerden boşaldıktan sonra 13 gün sonra gerçekleştiğini, bu süre zarfında malın bozulmasının tabii olduğunu, davalının sattığı malı uygun şekilde temiz olarak gemiye yüklediğini ve gönderdiğini, bu mal için düzenlenmiş olup kıymetli evrak niteliğinde hukuken malı temsil eden konişmentonun malın temiz yüklendiğini kanıtladığını, temiz konişmentoya rağmen bozuk çıkan maldaki bozukluğun taşıma koşulları nedeni ile doğmuş olduğunun açık olduğunu, davacıya satılan sakatat malının son derece hassas ve uygun olmayan ısı ve koşullarda derhal dakikalar içerisinde bozulabilen bir emtia olduğunu, bu emtianın muhafaza ısısının en az -18 derece civarında olması gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan konteyner içi ısı ölçme cihazı kayıtlarına göre konteyner içi ısısının taşımanın hiçbir anında -18 dereceye ulaşmadığını, çoğu zaman -14 ve -15 seviyesinde kaldığı ancak zaman zaman -3 -5 gibi yüksek ısılara yükseldiğini, konteynerın boşaltma ve malın nihai alıcısına teslimi sırasında ise +30 gibi çok çok yüksek seviyelere çıktığını, bu durumda maldaki bozulmanın, taşınma, depolama, boşaltılma kusurlarından meydana geldiğinin açık ve net olarak ortaya çıktığını, davacı tarafından sunulan 10.03.2022 tarihli Kosova Belediyesi imha kararı metninde bozulma sebebi olarak aynen "Because of inadequate temperature maintanıng whıle transportation" (bozulma sebebi taşıma sırasındaki uygunsuz ısı muhafazası) ibaresinin yer aldığını, malın taşıma koşulları nedeni ile bozulduğunu, bunun da davalıya değil dava konusu yükün taşıyıcısına ait bir sorumluluk doğurduğunu, davacının nakliyeciyi dava etmesi gerektiğini belirtmiş ,davacının MÖHUK 48. Md uyarınca en az 10.000,00 ABD doları tutarında yabancılık teminatı yatırmasına, yabancılık teminatı yatırılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına, nihayetinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 12/01/2023 tarihli celsesinde; davacı tarafa MÖHUK 48/1 md gereğince 7,500 USD teminatı yatırmak üzere 2 haftalık süre verilmiş , davacı tarafça verilen süre içerisinde gerekli teminat bedeli depo edilmiştir.
Davalı tarafça davacı tarafa satılan malın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın başlangıçta mevcut olup olmadığı, ayıbın ne zaman oluştuğu, ayıptan kimin sorumlu olduğu, mal ayıplı ise davacının bundan dolayı zarara uğrayıp uğramadığı, davacının alacak isteminde haklı olup olmadığı ve haklı ise alacak miktarının belirlenmesine yönelik olarak dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, alınan 24/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ile davalı arasında EXW bir satış sözleşmesi akdedilmiş olduğu, sözleşme konusu emtianın konteyner iç ısısının taşımayı üstlenen dava dışı MSC tarafından taşıma süresince -18o C olarak ayarlanmamış olması dolayısıyla emtianın bozulduğu, konteyner üzerinde yer alan FCL kaydının konteyner içi dolumdan dolayı yükleten davalının sorumluluk alanını genişlettiği ancak dava konusu hasarın nedeni ile konteyner içi dolum arasında bir nedensellik bağı bulunmadığından bu kaydın işbu davada kullanım kabiliyetinin bulunmadığı, EXW terimi uyarınca emtianın sadece imalatından kaynaklanan risklerine davalının katlanmakla yükümlü olduğu ancak dava dosyasına mübrez herhangi bir belgede emtianın zayi olması ile imalatı arasında herhangi bir illiyet bağı kurulamadığı, aksine data logger kayıtları uyarınca konteyner içi ısısının ayarlanamamış olması dolayısıyla dava dışı taşıyanın emtianın zayi olmasından dolayı sorumluluğunun bulunduğu, EXW kaydı uyarınca riske katlanmakla yükümlü olan alıcı davacının işbu davasını bu nedenle dava dışı taşıyana yöneltmesi gerektiği ve davalının sorumluluğunun bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.Davacı itirazları ile bilirkişi raporunun 3.sayfasının 3.paragrafında belirtilen "Menşeinde düzgün bir şekilde işleme tabi tutulmaması" tabirinin ne anlamına geldiğine ilişkin değerlendirmenin yapılması için dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş, alınan 16/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; kök rapordaki kanaatlerinin tekrarı ile davacı vekilinin dava konusu olaya değil heyetin varlığına ve uzmanlığına ilişkin itirazlarının mahkemenin takdirinde olduğu, davacı ile davalı arasında EXW bir satış sözleşmesi akdedilmiş olduğu, sözleşme konusu emtianın konteyner iç ısısının taşımayı üstlenen dava dışı MSC tarafından taşıma süresince -18o C olarak ayarlanmamış olması dolayısıyla emtianın bozulduğu, konteyner üzerinde yer alan FCL kaydının konteyner içi dolumdan dolayı yükleten davalının sorumluluk alanını genişlettiği ancak dava konusu hasarın nedeni ile konteyner içi dolum arasında bir nedensellik bağı bulunmadığından bu kaydın işbu davada kullanım kabiliyetinin bulunmadığı, EXW terimi uyarınca emtianın sadece imalatından kaynaklanan risklerine davalının katlanmakla yükümlü olduğu ancak dava dosyasına mübrez herhangi bir belgede emtianın zayi olması ile imalatı arasında herhangi bir illiyet bağı kurulamadığı, aksine data logger kayıtları uyarınca konteyner içi ısısının ayarlanamamış olması dolayısıyla dava dışı taşıyanın emtianın zayi olmasından dolayı sorumluluğunun bulunduğu, EXW kaydı uyarınca riske katlanmakla yükümlü olan alıcı davacının işbu davasını bu nedenle dava dışı taşıyana yöneltmesi gerektiği ve davalının sorumluluğunun bulunmadığı görüş ve kanaatlerine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda ; davacı tarafça , davalı hakkında , davalıdan satın alınan 25.000 kg dondurulmuş sakatat etinin ayıplı olduğundan bahisle TBK hükümleri uyarınca alıcının ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesine, yargılama giderleri ile satılan için yapılan giderlerin ödenmesine karar verilmesine yönelik olarak dava açıldığı , davacı ile davalı arasında EXW bir satış sözleşmesi akdedilmiş olduğu, sözleşme konusu emtianın konteyner iç ısısının taşımayı üstlenen dava dışı MSC tarafından taşıma süresince -18o C olarak ayarlanmamış olması dolayısıyla emtianın bozulduğu, konteyner üzerinde yer alan FCL kaydının konteyner içi dolumdan dolayı yükleten davalının sorumluluk alanını genişlettiği ancak dava konusu hasarın nedeni ile konteyner içi dolum arasında bir nedensellik bağı bulunmadığından bu kaydın işbu davada kullanım kabiliyetinin bulunmadığı, EXW terimi uyarınca emtianın sadece imalatından kaynaklanan risklerine davalının katlanmakla yükümlü olduğu ancak dava dosyasına mübrez herhangi bir belgede emtianın zayi olması ile imalatı arasında herhangi bir illiyet bağı kurulamadığı, aksine data logger kayıtları uyarınca konteyner içi ısısının ayarlanamamış olması dolayısıyla dava dışı taşıyanın emtianın zayi olmasından dolayı sorumluluğunun bulunduğu, EXW kaydı uyarınca riske katlanmakla yükümlü olan alıcı davacının davasını bu nedenle dava dışı taşıyana yöneltmesi gerektiği ve davalının sorumluluğunun bulunmadığı incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış , davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
1.Davanın REDDİNE,
2.Peşin alınan harç fazla olduğundan 19.283,43-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
3.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan 156.963,10 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına , Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'ın yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/02/2024 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip...
(e-imzalıdır)