20. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1887
- Karar No
- 2024/81
- Karar Tarihi
- 12.02.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- KALDIRILMASINA
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/06/2021
NUMARASI : 2020/208 E. - 2021/240 K.
DAVACI
VEKİLİ
GEREKÇE
Dava, tasarım ile ilgili YİDK kararının iptali, tasarım hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının tetkikinden; davalı şahsa ait 2019 06935/1 sayılı "ambalaj deseni" tasarım başvurusunun Resmi Endüstriyel Tasarımlar Bülteni'nde ilan edildiği, bu ilana davacı şirket vekili tarafından tescilli marka ve tasarımlar mesnet gösterilerek itiraz edildiği, itirazda tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı, kötüniyetli olduğu ve başkasına ait fikri mülkiyet haklarının yetkisiz kullanımını içerdiği iddialarına dayanıldığı, kötüniyet iddiasına dayanak teşkil eden mahkeme kararlarının da sunulduğu, davacının itirazının YİDK'nın 2020/T-299 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği, YİDK kararının davacı tarafa 21.05.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve eldeki davanın yasal iki aylık süre içerisinde 20.07.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup, korunmasının şartları da SMK'nın 56. maddesinde düzelenmiştir. Belirtilen bu yasal düzenlemelere göre SMK, yenilik bakımından mutlak yenilik kriterini benimsemiştir. Ayırt edicilik ise, 6769 sayılı SMK'nın 56/5. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. Tasarımın hükümsüzlüğü de 6769 sayılı SMK'nın 77-79. maddelerinde düzenlenmiştir. Mahkemece, yukarıda açıklandığı üzere, dava konusu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edicilik koşulu sağladığı, dolayısıyla davaya konu olan YİDK kararı yerinde olduğu kanaatine ulaşılmış ve davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, başkasının marka tescili nedeniyle mevcut hukuki korumayı bertaraf edebilmek için, başkasının markasını içeren bir ambalaj tasarımı oluşturarak tasarım tescil belgesi almak suretiyle marka tescilinden kaynakların hakların dolanılması bir kötüniyet halidir (Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, İstanbul, Eylül 2018, s.946). 6769 sayılı SMK'nın 77/1-a maddesine göre de, başvurunun kötü niyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmiş ise, tasarımın hükümsüz kılınmasına mahkemece karar verilir. Bu nedenle başkasına ait bir sınai hakkın marka olarak tescili, SMK'nın 6. maddesine göre itiraz üzerine reddedileceği gibi başkasına ait bir markanın endüstriyel tasarım olarak tescili için yapılacak kötüniyetli bir tasarım tescil başvurusu da SMK'nın 77/1-a maddesine göre hükümsüz kılınabilir (Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, İstanbul, Eylül 2018, s.947).
Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca dosya kapsamında bulunan tüm bilgi ve belgeler irdelendiğinde, 01.11.2019 tarihinde başvurusu yapılan dava konusu tasarımda "..." ibaresiyle, çapraz şekilde konumlandırılmış bayrak figürünün bulunduğu, tasarımın başvuru tarihi itibariyle söz konusu ibare ve logoya ilişkin olarak taraflar arasında görülmüş davaların bulunduğu, başvuru tarihinden çok önce, davalı ... ile ...Şirketi'ne ait 2014/80740 sayılı markanın Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 28.12.2016 tarih ve 2016/110 E.-2016/493 K. sayılı kararı ile hükümsüzlüğüne karar verildiği, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Dairemiz kararının bozulması sonrası Dairemizin 29.04.2021 tarih ve 2021/535 E.-2021/622 K. sayılı kararı ile kötüniyetle tescil ettirildiği gerekçesiyle 2014/80740 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği, anılan kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.11.2022 tarih ve 2021/5570 E.-2022-7732 K. sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği; davalı ile ...Şirketi'ne ait 2015/69818 sayılı "..." ibareli markanın Hatay 3. AHM.'nin 11.09.2018 tarih ve 2016/965 E.- 2018/748 K. sayılı kararı ile yine kötüniyetli tescil gerekçesi ile hükümsüz kılındığı, ...Şirketi'nin 2015/93301 numaralı "... ..." ibareli bir başka markanın ise, Hatay 3. AHM.'nin 22.08.2018 tarih ve 2016/967 E.- 2018/116 K. sayılı kararı ile kötüniyetli olarak tescil edildiği gerekçesi hükümsüzlüğüne karar verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere söz konusu kararların bir kısmı yayıma itiraz dilekçesine de eklenmiştir. Her ne kadar davaya konu YİDK kararında davalının 2014/80740 sayılı markasının varılığı karşısında davacının fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanıldığı iddiasına dayalı itirazı reddedilmiş ise de, yayıma itiraz dilekçesine ekli Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin işbu davanın davacısı .... ile davalı ... ve dava dışı ...Şirketi arasında görülen davada verilen 11.09.2018 tarih ve 2016/965 E.-2018/748 K. sayılı kararın gerekçesinde "davacının markasının varlığına rağmen davalıların davalı markalarının itibarından yararlanmak niyeti ile benzer ve karıştırılma ihtimali bulunan marka başvurusu yaptığı, ayrıca daha önce 2014/80740 nolu "..." markasının hükümsüzlüğü ve sicinden terkinine de karar verilmiş olmasına rağmen davalıların dava konusu marka için başvuru yapmasının da kötüniyetli olduğunu gösterdiği" hususunun değerlendirildiği gerekçesine yer verilerek 2015/69818 sayılı ve ... ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği anlaşılmıştır. YİDK karar tarihi itibariyle işlem dosyasında da bulunan söz konusu deliller karşısında davalının, taraflar arasında görülen çok sayıda dava nedeniyle çekişmeli olan, davacıya ait olduğunu bildiği kelime ve şekil markalarını kötüniyetle tasarım olarak adına tescil ettirmeye çalıştığı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacı vekili, davaya konu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını ve distribütörü ...'a ait logoyu içerdiğini ileri sürmüş ise de, Dairemizce ulaşılan sonuç itibariyle, bu iddiaların tartışılması sonuca etkili bulunmamıştır.
Bu itibarla, davaya konu tasarımın kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru bulunmamış,
HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 17/06/2021 gün ve 2020/208 Esas - 2021/240 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2.Davanın KABULÜ ile; YİDK'nın 2020/T-299 sayılı kararının İPTALİNE,
3.Davaya konu 2019 06935/1 sıra nolu tasarımın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,
4.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5.Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.250,00-TL bilirkişi ücreti, 240,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 100,50-TL tebligat masrafı, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.753,10-TL yargılama giderine, 54,40-TL başvurma harcı, 54,40-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.861,90-TL davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
9.Davacıdan peşin olarak alınan 59,30-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
10.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/01/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 12/02/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...