10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2023/20571 E. , 2024/409 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.03.2007 tarihli iddianamesi ile sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Adana 1.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.07.2007 tarihli ve 2007/21 Esas, 2007/254 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmiştir.
C. Kararın sanık tarafından temyizi ile Yargıtay (Kapatılan) 20.
Ceza Dairesinin 27.04.2015 tarihli ve 2015/568 Esas, 2015/262 Karar sayılı kararı ile bozma kararı verilmiştir.
D. Bozma sonrası yapılan yargılamada Adana 1.
Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2015 tarihli ve 2015/235 Esas, 2015/486 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca takdir edilen 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Karar 04.11.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
E. Sanığın 09.04.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Adana 7.
Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2019 tarihli ve 2019/299 Esas, 2019/791 Karar sayılı kararının ihbarı ile dosya yeniden ele alınarak Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.07.2023 tarihli ve 2023/180 Esas, 2023/173 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Suç tarihinden itibaren, temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası nazara alındığında öngörülen 12 yıllık uzatmalı dava zamanaşımı süresinin hükmün açıklanmasının kesinleştiği 04.11.2015 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 09.04.2018 tarihi arasındaki duran süreler de eklendikten sonra zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.07.2023 tarihli ve 2023/180 Esas, 2023/173 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.