6. Hukuk Dairesi
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/02/2023
NUMARASI : Esas - Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI :
İSTİNAF KARARININ
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası ile açılan genel kurul kararının iptali istemli davada 08/02/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin birden fazla pay sahibi olan bir anonim şirket olduğunu, şirket ortaklarının müvekkili ..., dava dışı .... ve ....olduğunu, müvekkilinin şirkette %33,3 paya sahip olduğunu, davalı şirketin 09/09/2021 tarihinde gerçekleştirilen 2020 yılı olağan genel kurul toplantısına ilişkin çağrı evrakının müvekkilinin adresine bila tebliğ olduğunu, müvekkilinin genel kurul toplantısından tesadüfen haberdar olması nedeniyle davalı şirkete ait bilanço ve gelir tablolarını toplantı öncesinde inceleyemediğini, müvekkilinin TTK 420. maddesi uyarınca finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesi yönündeki talebi nedeniyle toplantının bir ay sonraya ertelendiğini, kalan gündem maddelerinin görüşülmesine 09/10/2021 tarihli olağan genel kurul toplantısının ikinci oturumunda görüşülmeye devam edildiğini, müvekkilinin ikinci oturumun öncesinde Beyoğlu... Noterliğinin 05/10/2021 tarih.... yevmiye numaralı gönderdiği ihtarname ile genel kurul toplantısının pay sahipliği haklarının tesisini ve genel kurul toplantısı gündeminin usulüne göre görüşülmesinin bildirildiğini, müvekkiline verilen bilgi ve belgelerin hesap verilebilirlik ve şeffaflık ilkelerine uygun olarak izah etmeye yeterli olmadığını, müvekkilinin davalı şirketin belirli olayları izah etmesi gerektiğini belirttiğini, bu nedenle davalı şirketin izah yapabilmesi için toplantının ikinci kez ertelenmesi ve belirlenen konuların araştırılması için özel denetçi atanması talep edildiği ve müvekkilinin bu taleplerinin kabul edilebilir bir gerekçe olmaksızın reddedildiğini, müvekkilinin görüşülen ve şirketin faaliyetlerine ilişkin olumsuz oyunun ve muhalefetinin genel kurul toplantı tutanaklarında açıkça görüleceğini, davalı şirketin genel kurula çağrıyı usulüne uygun olarak yapmadığını,
TTK 414. maddede yer alan pay sahiplerine bildirim ve internet sitesinde ilan koşullarının gerçekleştirilmediğini, davalı şirketin esas sözleşmesine aykırı bir şekilde posta yoluyla tebliğinde bila tebliğ olduğunu, müvekkilinin tesadüf eseri toplantıdan haberdar olduğunu, davalı şirketin TTK 1524 madde uyarınca internet sitesi açma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı şirkete ait olduğu düşünülen ... İnşaat A.Ş. ye ait bir site olsa da sözü geçen sitede davalı şirkete ait her hangi bir ilan yer almadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesince usulsüz çağrı üzerine genel kurul toplanmış olsa dahi genel kararlarının yoklukla malul olacağına ilişkin karar verildiğini, müvekkilinin bilgi alma hakkının hukuka aykırı bir şekilde kısıtlandığını, pay sahipliği haklarının ihlal edildiğini, müvekkilinin kendisine çağrı yapılmadığı için şirketin mali durumun ile ilgili yeterli bilgi sahibi olmadığını, müvekkilinin kendisine tebliğ edilmeyen detay mizan, gelir tablosu, bilanço ve tebliği gereken sair diğer çağrı evraklarının teslimini isteyerek bilgi alma ve inceleme hakkı ile finansal tablolar ve buna bağlı konuların görüşülmesinin ertelenmesi hakkını kullandığını, ikinci oturumda müvekkilinin kendisine teslim edilen belgeler içeresinde anlaşılmayan ve hatalı olan ek açıklama gerektiren hususları tespit ederek genel kurula ilettiğini, yönetim kurulu başkanının müvekkilinin talebini olumlu yanıtlamadığını, müvekkilinin pay sahibi olması nedeniyle birtakım konularda ek bilgi ve açıklama almak istediğini, ancak müvekkilinin bu talebine cevap alamadığını, davalı şirketin hiç bir soruda üzerine düşün aydınlatma ve açıklama yükümlülüğünü layığı ile yerine getirmediğini, davalı şirketten özel denetçi atanması talep edilmiş olup davalı şirketin bu talebi reddetmesi üzerine müvekkilinin Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin.... Esas sayılı dosyası ile özel denetçi tayinini mahkemeden talep ettiğini, ayrıca toplantıda bulunması gereken bağımsız denetçinin de toplantıda bulunmadığını, müvekkilinin vazgeçilmez pay sahipliği haklarından olan bilgi alma ve inceleme hakkının hukuka aykırı olarak sınırlandırıldığını, davaya konu genel kurul toplantısındaki ibranın geçersiz olduğunu, ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerinin yeniden seçilmelerinin mümkün olmadığını, ayrıca yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmasının da mümkün olmadığını, davalı şirketin yönetim kurulu üyelerince müvekkiline karşı uygulanan sistematik baskının ve dışlanmanın davalı şirketin finansman ve idari durumunun gizlendiği şüphesini kuvvetlendirdiğini, Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında görülmekte olan 2018-2019 yılı genel kurul toplantısının ve alınan kararların iptali için davanın bulunduğunu, yine mahkememizde görülmekte olan ... ve ... Esas sayılı dava dosyalarında da benzer davaların bulunduğunu, davalı şirketin müvekkilini şirketten uzak tutmaya çalıştığının açık olduğunu, genel kurul kararlarının yokluğuna ancak her halde iptaline karar verilmesinin isabetli olacağını, ayrıca genel kurul toplantısında alınan kararlar şirketin temsili, yönetimi ve mali durumu açısından geri dönülmez sonuçlara sebep olacağından kararların yürütmesinin geriye bırakılması gerektiğinden bahisle davalarının kabulüne, davalı şirketin 2020 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların yokluğunun tespitine, mahkeme aksi kanaatte olursa alınan tüm kararların iptaline, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile genel kurul toplantısında alınan kararların yürütmesinin geriye bırakılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle; öncelikle dava dilekçesinde yer alan ve müvekkilinin aleyhine olan hiçbir hususu kabul etmediğini, genel kurul çağrısının usulsuz olmasının "yokluk" değil "iptal edilebilirlik" halini oluşturduğunu, davacıya çağrı kağıdı gönderildiğini, çağrının internet sitesinde yayınlanmamış olması genel kurul kararının iptali için yeterli olmadığını, çağrının usulsüz olması genel kurul kararının iptali için yeterli olmadığını, TTK m.416/1 hükmü gereği tüm pay sahiplerinin hazır olması ve herhangi bir itirazda bulunmaması durumunda, genel kurulun çağrısız bir şekilde toplanabileceğinin belirtildiğini, davaya konu genel kurulun 2020 yılına ait olduğunu, 2020 yılında davacının yönetim kurulu üyesi olduğunu, bu nedenle diğer ortaklarla aynı konumda olduğunu, yönetim kurulu ibra oylamasında olumsuz oy kullanan davacının aslında kendi ibrasında da olumsuz oy kullandığını, davacının bilgi alma hakkının kısıtlanmasının ve şirketin finansal durumunun gizlenmesinin mümkün olmadığını, davacının iptalini talep ettiği kararlarda dava şartı olan muhalefet şerhi bulunmadığını, davacının oy oranının TTK m.446/1'in aradığı şekilde iptali talep edilen kararların alınmamasını sağlama etkisi bulunmadığını, davacının genel kurul kararının iptali talebinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu, yönetim kurulu üyelerini dinlemeden genel kurulda alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılmasının hukuken mümkün olmadığını, genel kurulda alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılması şartlarının oluşmadığını, genel kurulda alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılması şirket için telafisi imkansız sonuçların doğmasına sebebiyet vereceğini, şirketin muhtemel zararlarına karşılık davacının teminat göstermesine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle TTK 448/3 maddesi uyarınca davacının en az 1.000.00,00 TL teminat göstermesine, genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulması talebinin reddine, yapılacak yargılama sonunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; ".....mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi heyet raporu ve tüm dosya kapsamına göre davaya konu her iki genel kurul toplantısının gününün ve gündeminin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, davacının her iki genel kurul toplantısından haberdar olup, iki toplantıya da bizzat katılması karşısında genel kurul toplantısının yoklukla malul olmasın ilişkin yasal koşulların oluşmadığı, yine aynı sebeplerle genel kurul toplantılarının iptali sonucunu da doğuramayacağı, kaldı ki çağrıda usulsüzlük olsa dahi bu TTK'nın 446/b maddesi anlamında etki prensibi çerçevesinde iptal sonucunu doğurmayacağı kanaatine varıldığından bu taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafça davacının davaya genel kurul toplantılarında TTK 437. maddesi kapsamında bilgi alma hakkının engellendiği ileri sürülerek 09.10.2021 tarihli toplantıda alınan 4., 5., 6. ve 7. gündem maddelerinin yoklukla malul olduğunun tespiti ve her halükarda iptali talep edilmiş ise de; celp edilip incelenen Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin .. Esas,... Karar sayılı dosyası kapsamı ve mahkememize yapılan değerlendirmeye göre; 09.09.2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının davacının bilgi alma talebi doğrultusunda ertelenmesi ve 09.10.2021 tarihli 2. toplantısında davacının davalı şirketin finansal durumuna ilişkin sorduğu sorulara davalı şirketin yönetim kurulu üyelerince denetlemeye uygun açıklıkla somut verilere dayalı bilgi verildiği kanaatine varıldığından bu taleplerinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafça davaya konu genel kurul toplantılarında davacının bağımsız denetçi tayini talebinin usulsüz olarak reddedildiği ileri sürülerek davalı şirketin genel kurul toplantısında alınan kararların iptali talep edilmiş ise de; mahkememizin... Esas sayılı dosyası kapsamı ve mahkememizce yapılan değerlendirmeye göre TTK 438. ve 439. maddesindeki özel denetçi tayinine ilişkin yasal koşulların mevcut olmadığı kanaatine varıldığından bu talebin de reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafça 09.10.2021 tarihli toplantıda alınan sair kararların da usulsüz alındığı, ileri sürülmüş ise de, toplanan deliller ve mahkememizde oluşan kanaate göre; ilgili kararların alınmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı gibi davacının ileri sürdüğü sebeplerin bilirkişi heyet raporundaki görüşün aksine dürüstlük ve iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığı anlaşıldığından davacının tüm taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilince Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin .. Esas ...Karar sayılı dosyasının istinaftan dönüşü ve kesinleşmesinin beklenilmesi talep edilmiş ise de; genel kurul kararlarının bağımsızlığı ve sonraki genel kurula sirayet etmeyeceği yönündeki temel prensipler ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ve BAM Hukuk Dairlerinin bu yöndeki mevcut içtihatları nazara alınarak bu talebin de reddine karar vermek gerekmiştir...." gerekçesiyle davacının davasının ve tüm taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; genel kurula çağrı usule uygun olarak yapılmadığından toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğunu, dava kapsamında alınan bilirkişi raporunda da çağrıya ilişkin hatalı değerlendirmelerde bulunulduğunu, itirazlarının yerel mahkemece değerlendirilmediğini, çağrının usulsüzlüğüne dair yukarıda ve dava dosyasında mübrez dilekçelerinde belirtilen aykırılıklar mevcut iken yerel mahkemenin sadece TTSG ilanının yapıldığına dayanarak çağrıda bir usulsüzlük görmemesinin isabetsiz olduğunu, somut olayda olduğu gibi genel kurul toplantısının çağrısının sakat ve usulsüz olduğu hallerde Yargıtay, başkaca hiçbir şarta bakmaksızın ilgili toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğunu içtihat ettiğini, müvekkilinin toplantıya katılmış olması çağrının usulsüzlüğünü bertaraf etmeyeceğini, yerel mahkemenin çağrının sıhhati ve Genel Kurul Toplantısı’nın geçerliliği arasında kurduğu bu ilişkinin hatalı olduğunu, çağrısı sakat olan ancak tüm hissedarların katıldığı bir genel kurul toplantısının çağrısız genel kurul toplantısı gibi değerlendirilebileceği düşünülse de bu halde de hiçbir hissedarın toplantının yapılmasına karşı bir itirazının olmaması gerektiğini, aksi halde tüm hissedarlar katılsa da ilgili toplantının çağrısız olarak kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, yerel mahkemenin ibraya ilişkin alınan geçersiz kararı değerlendirmediğini ve bu konuda hüküm kurmadığını, yerel mahkemenin Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin.. E. ... K. sayılı kararının kesinleşmesini bekletici mesele yapmamasının usule aykırı olduğunu, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının dürüstlük kuralına ve hakkaniyete aykırı bir şekilde kısıtlandığını, davalı şirketin diğer hissedarlar eliyle müvekkili üzerinde kurduğu sistematik baskı ve dışlama politikası sonucu alınan kararları iyi niyet ilkesi ile bağdaşmayacağını beyanla kararın kaldırılarak davanın kabulü yönünde yeniden hüküm tesis edilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davalı şirketin 09.09.2021 ve 09.10.2021 tarihlerinde yapılan 2020 yılı olağan genel kurul taplantılarında alınan kararların yokluğunun tespiti ve alınan tüm kararların iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davalı şirketin üç ortaklı olduğu, davacının davalı şirketten 13986 hisseye, diğer ortaklardan... 14028 hisseye, ...'ın ise 13986 hisseye sahip olduğu, davacının diğer ortaklarla birlikte 08.04.2021 tarihinde yapılan genel kurula kadar davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu, bu genel kurulda... ve ...' ın yönetim kurulu üyeliklerine seçildikleri, bu genel kurulun yoklukla malul olduğunun tespiti için Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında açılan davada 15/03/2022 tarihinde davanın kabulü ile; davalı şirketin 28/04/2021 tarihli 2018-2019 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malül (mutlak butlanla batıl) olduğunun tespitine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun dairemizin 27/10/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile esastan reddine karar verildiği, Dairemiz kararına karşı temyiz yoluna başvurulmadığı, kararın kesinleştiği, 6102 sayılı TTK'nın 436/2 maddesinde "Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz." hükmünün yer aldığı, 09/10/2021 tarihinde yapılan genel kurulun 4.maddesinde... ve ...'ın oyları ile yönetim kurulu üyeleri... ve ...'ın ibra edildiği, ...'ın ise ibra edilmediği, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 04/03/2020 tarih 2019/1603 Esas 2020/2360 Karar ve 22/10/2020 tarih 2019/1366 Esas 2020/4391 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği gibi genel kurulda ibraya ilişkin alınan kararın nisaba aykırılık nedeniyle yok hükmünde olduğundan yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken bu maddeye ilişkin talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığı, davacının diğer maddelere yönelik istinaf talebinin incelenmesinde ise; davacı tarafça dava dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin butlan ve etki kuralı gereğince iptal sebebi olmadığı, buna göre mahkemece bu maddeler yönünden davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı tarafça bu maddelere ilişkin ileri sürülen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
HMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince davanın kısmen kabulü ile 09/10/2021 tarihinde yapılan genel kurulun 4.maddesinin yoklukla malul olduğunun tespitine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine ilişkin yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
A) Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2023 tarih ... Esas - .... Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
1.İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
2.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
3.İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf yoluna başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
1.Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 09/10/2021 tarihinde yapılan genel kurulun 4.maddesinin yoklukla malul olduğunun tespitine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,
2.Alınması gereken 427,60 TL harçtan; davacı tarafından peşin ve bakiye karar harcı olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, davacı tarafından peşin ve bakiye karar harcı olarak yatırılan 179,90 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince belirlenen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince belirlenen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Kabul ve red oranına göre davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, daha önceki kaldırma kararı uyarınca yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 157,20 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 3.458,60 TL yargılama giderinden 494,08 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7.Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8.HMK'nın 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine, C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına, D) Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 31/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Katip
(e-imzalıdır)