Esas No
E. 2021/38742
Karar No
K. 2023/7724
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/38742 E.  ,  2023/7724 K.

"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2019/475 E., 2020/160 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Temyizin kapsamına göre;

1.İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2012/411 Esas, 2015/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 8.340,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.10.2019 tarihli ve 2019/9047 Esas, 2019/10381 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ve sanığın temyiz başvurusunun kabulüne karar verilerek sanığa yüklenen suç nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.

4.Bozma üzerine yapılan yargılamada İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

1.Sanığın olay tarihinde 0554 ... numaralı telefonla katılanı arayarak kendisini savcı olarak tanıtıp katılanın banka hesabının şifresinin çözüldüğünü, bu kişileri yakalamak için belirttiği hesap numarasına para göndermesi gerektiğini söylediği, katılanın da söylenenlere inanarak bildirilen banka hesabına 45.000,00 TL yatırdığı, paranın gönderildiği hesabın sanığa ait olduğu ve aynı gün banka şubesinden sanık tarafından çekildiği, bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği anlaşılmıştır.

2.Sanığın tevil yollu ikrarını içeren savunması, katılanın oluşa ve dosya kapsamına uygun beyanı, banka havale dekontları ve yazıları, bilirkişi raporu, sanığa ait adli sicil kaydı ve diğer deliller dosya arasındadır. IV. GEREKÇE

Suç tarihine göre sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;

1.Sanık savunması, katılanın oluşa ve dosya kapsamına uygun beyanları, banka dekontları ve dosya kapsamında toplanan diğer delillere göre, suçun sübut bulduğuna ilişkin Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak; sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüş olup bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına ilişkin paragraftan "ödenmeyen adlî para cezasının hapis cezasına çevrilmesine" ibaresinin çıkartılarak, yerine "ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince infazına" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.10.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog