4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2008/7740 E. , 2010/10924 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ(LAR) : Tehdit, hakaret
HÜKÜM(LER) : Beraat-Ceza verilmesine yer olmadığına
TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK: Bozma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez. Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Somut olayda, sanığın katılana "Senin ecelin benim elimden olacak" biçimindeki sözlerle tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında; tehdit suçunda tasarlama (taammüd) öğesinin aranmaması nedeniyle, öfkenin suç kastını kaldırmayacağı, ayrıca tahdidin objektif olarak korku yaratacak nitelikte bulunması yeterli olup muhatap üzerinde etkili olması da gerekmediğinden, sanığın üzerine atılan tahdit suçunun oluştuğu gözetilmeden yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
2.Hakaretin karşılıklı olması nedeniyle, TCY.nın 129/3.maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına dair karar ile yetinilmesi gerekirken, sanık hakkında hakaret suçundan ceza verildikten sonra yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanığın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.