8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2023/2365 E. , 2023/10734 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin, duruşmalı inceleme talebinin hükmolunan ceza miktarı yönünden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve uygulama Şekli Hakkında Kanun (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi gereğince REDDİNE karar verilerek inceleme yapılmıştır.
Sanıklar hakkında, bozma üzerine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 14.11.2011 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır.
2.Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15.07.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında atılı suçtan beraat kararları verilmiştir.
3.Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15.07.2015 tarihli kararının katılan ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 28.06.2022 tarihli kararı ile mahkumiyet kararı verilmesi yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma üzerine; Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17.01.2023 tarihli kararı ile sanıklar hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz istekleri, suçun sübutuna, unsurlarının oluşmadığına, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, şayet beraat kararı verilmeyecekse, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirim, 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik ve 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği ile suç vasfına ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, suçun sübutuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sanığın bozma sonrası savunması alınmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.
3.Sanıklar ...'nun temyiz isteği, suçun sübutuna, unsurlarının oluşmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, şayet beraat kararı verilmeyecekse 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinde düzenlenen iştirak hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
4.Sanık ...'nin temyiz isteği ise, suçun unsurlarının oluşmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, katılan ... ile temyiz dışı müşteki ...'ın sanık ... 'ye borçlu oldukları, ancak borçlarını ödeyememeleri nedeniyle aralarında husumet bulunduğu, sanık ... 'nin arkadaşı olan sanık ...'nun müşteki ...'ı telefonla arayarak konuşmak istediğini söylediği, müştekinin konuşma teklifini kabul etmesi üzerine sanık ... ile birlikte, müşteknin evine giderek müştekiyi araçla alarak derneğe götürüp yazıhaneye çıkardıkları, sanıklar Şahin , ... ve ...'nun da bulunduğu yazıhanedeki dernek işleticisi sanık ... 'nun, sanık ... 'ye olan borçlarını hemen ödemesi konusunda müştekiyi tehdit ettiği ve ardından, sanıkların müştekiyi basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde darp ettikleri, daha sonra sanık ...'nun katılan ...'ı arayarak, müşteki ...'ın yanlarında olduğunu, konuşmak amacıyla katılan ...'ı aldırtacağını söylediği ve sanık ...'nin de giderek tanık ... ile katılanı sanıkların da bulunduğu derneğe getirdiği, sanıkların, katılanı ...'ı, yazıhaneye girdikten sonra basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir şekilde darp ettikleri ve üç saatten fazla alıkoyduktan sonra borcu bir hafta içerisinde ödemeleri şartıyla serbest bıraktıkları iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE A-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde
1.Sanıklar hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken belirlenen temel cezada, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesine bir aykırılık bulunmamış, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen takdiri indirimin uygulanmamasında, ilk haksız hareketin katılandan kaynaklandığına ilişkin delil elde edilemediğinden haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında ve katılanın, sanıklar tarafından yönetim binasına götürüldükten sonra darp edildiği anlaşıldığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden sanıklar ... ve ... müdafiinin bu hususlara ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiklerinin anlaşılması karşısında, eylemlerini 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrasındaki iştirak hükümleri içerisinde gerçekleştirdiklerinin kabulünde isabetsizlik görülmediğinden sanık ...'nun bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir.
3.Sanık savunmaları, katılan ve müşteki beyanları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların atılı suçu fikir ve eylem birliği içerisinde işlediklerine dair mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanıklar ... ve ... müdafii ile sanıklar ... ve ...'nin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazları da reddedilmiştir. B-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre, hükmün aleyhe bozulması halinde, sanıktan bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması zorunlu olup; bozma ilamının sanığa tebliği ile duruşmaya katılması sağlanıp, bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. C-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde ise
Sanığın, katılan ...'a yönelik hürriyetten alıkoyma eylemini, katılan ... ile kardeşi müşteki ...'ın, borcunu ödememesinden kaynaklanan hiddetin etkisi ile gerçekleştirdiği anlaşıldığından, hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında hukuka uygunluk görülmemiştir.
V. KARAR A-Sanıklar ..., ..., ..., ... yönünden
Gerekçe bölümünde A numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli kararında, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanıklar ... ve ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanıklar ... ve ...'nin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B-Sanık ... yönünden
Gerekçe bölümünde B numaralı bentte açıklanan nedenle Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
C-Sanık ... yönünden Gerekçe bölümünde C numaralı bentte açıklanan nedenle Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.