20. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2021/2042 - 2024/208
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/11/2020
NUMARASI : 2019/263 E. - 2020/370 K.
GEREKÇE
Dava, itirazın reddine dair YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2018/66259 sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira her ne kadar markalar arasında "..." ibarelerinin ortak olarak bulunması nedeniyle benzerlikten söz edilebilecek ise de, davacı markasında ilk harf olan "b" harfine vurgu yapıldığı, buna karşılık başvuru konusu işareti oluşturan kelimenin ilk harfinin "e" ile başladığı ve markanın söylenmesi sırasında "e" harfine yapılan vurgu nedeniyle davacı markası ile dava konusu işaretin yeterince farklılaştığı, bilirkişi raporunda "..." kelimesinin "beşibirlik" anlamına geldiğinin, "..." ibaresinin bilinen bir anlamının bulunmadığının açıklandığı, bu nedenle markalar arasında kavramsal açıdan da belirgin biçimde farklılık bulunduğu, markaların meydana getirdikleri bütünsel algıların, ilgili tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik oluşturmadığı, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından mahkemece tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının tartışılmasının sonuca etkili olmadığı, kaldı ki tanınmışlığın ve dava konusu başvurunun kötü niyetle yapıldığının da ispat olunamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3.İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/02/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.