3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1218 Esas - 2024/87
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
[25999-12771-.........] UETS
Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/08/2023 tarihinde 16 FT 699 plaka sayılı aracın devrilmesi sonucu kaza gerçekleştiğini. Müvekkilinin araçta yolcu konumunda bulunduğunu. Müvekkilinin kaza nedeni ile ağır yaralandığını ve hastaneye kaldırıldığını ve iş gücü kaybı yaşadığını. Kaza nedeni ile sigorta şirketine başvuru yapıldığını fakat herhangi bir ödeme yapılmadığını. Bu nedenle sürekli işgremezlik için 50 TL, geçici işgöremezlik için 50 TL olmak üzere toplam 100 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsil edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE;
Dava trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Davacı Suriye uyruklu olup Türk Vatandaşı değildir. "Teminat" başlıklı, MÖHUK'un 48. Maddesi "Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar. " şeklinde olup yabancıların dava açması halinde yargılama ve takip giderlerini karşılamak amacıyla uygun bir miktarda teminatı yatırması zorunludur.
HMK 88. Maddesi ise "Hâkim tarafından belirlenen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava usulden reddedilir." şeklindedir. Teminat göstermenin istisnalarından biri ise adli yardımdan yararlanıyor olmaktır. HMK 334/3. Madde uyarınca adli yardımdan yararlanma ise yabancılar yönünden karşılıklılık esasına tabi tutulmuştur.
Başkaca dosyalarımızda Suriye uyruklu şahıslar yönünden mütekabiliyet anlaşmasının bulunup bulunmadığına dair Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı'na yazılan müzekkereye verilen cevabın "Türkiye ile Suriye arasında, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48'inci maddesinde düzenlenen teminattan muafiyeti sağlayan akdi veya fiili mütekabiliyet, Ülkemiz ile Suriye arasında teminattan muafiyeti öngören ikili veya çok taraflı adlî iş birliği anlaşması bulunmamakta olup fiili mütekabiliyete ilişkin olarak ise, Dışişleri Bakanlığı tarafından, Suriye'de yaşanmakta olan olumsuz gelişmeler ve asayiş durumundaki zafiyet nedeniyle Şam Büyükelçiliğimiz ve Halep Başkonsolosluğumuzun faaliyetlerinin geçici olarak askıya alındığı, bu çerçevede, Suriye’deki vatandaşlarımıza ilişkin adlî, hukukî ve idarî yazışmalar ve Suriye makamları nezdinde takip edilmesi gereken adlî/idarî yardımlaşma talepleriyle ilgili sorunların devam ettiği, diğer yandan, İçişleri Bakanlığınca, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 88'inci maddesinde uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler için tanınan muafiyetin geçici koruma statüsünde bulunanları kapsamadığını bildirildiği" şeklinde olduğu görülmektedir. Dolayısıyla taraf ülkeler arasında mütekabiliyet anlaşması bulunmadığı gibi, geçici koruma statüsünde olsa dahi davacının bir kısım muafiyetlerden yararlanamayacağı görülmektedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 30.03.2023 Tarih, 2023/717 Esas ve 2023/613 Karar sayılı kararında ".....Somut uyuşmazlıkta Türkiye ve Suriye arasından usulüne uygun olarak yürürlüğe girmiş bir adli yardım anlaşması bulunmaması, davacının T.C. vatandaşı olmaması nedeniyle teminat yatırması gerekmesine ve verilen kesin süreye rağmen belirlenen teminatın kesin süre içerisinde yatırmamış olmasına göre İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile istemin usulden reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır..... " benzer bir görüş mevcuttur.
Davacı vekili dava dilekçesi ile adli yardım talep etmiştir. Mahkememizin 19/12/2023 tarihli ara kararı ile adli yardım talebi değerlendirilerek talebin mütekabiliyet ilkesi gözetilerek reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce adli yardım talebinin reddedilmesine müteakip davacı vekiline ara karar tebliğ edilerek harçlar kanunu gereğince yatırılması gerekli olan 269,85 TL peşin harç ile 269,85 TL başvurma harcı, 1.000,00-TL gider avansı, 25.000,00-TL teminatı yatırmak üzere bir haftalık kesin süre verilerek yatırmadığı takdirde davanın dava şartı yokluğundan reddedileceği ihtar edilmiştir.
Mahkememizce verilen kesin süreye ve yapılan ihtarata rağmen davacı vekilinin yatırması gereken teminat bedeli, başvurma ve peşin harçları yatırmadığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca aynı kazaya ilişkin davacıları farklı olan dava dosyalarının dosyamız ile birleştirildiği görülmekle; bu dosyaların tefriki ile ayrı esas üzerinden yürütülmesinin usul ekonomisine uygun olacağı gözetilerek bu dosyaların tefriki ile ayrı esaslar üzerinden yürütülmesine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekliyle karar verilmiştir.
1.Davanın Hukuk Muhakemeleri Kanunun 115. (2) maddesi gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2.Birleşen dosyalar, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/1324 Esas, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/1325 Esas ve Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/1277 Esas sayılı dosyalarının dosyamızdan tefriki ile ayrı esaslarda görülmesine,
3.Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 427,60-TL maktu harç ile 427,60 TL başvurma harcı, 3.120,00-TL arabuluculuk ücreti toplamı olan 3.975,20 TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,
4.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5.Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca ön inceleme aşaması tamamlanmadığından yarı oranında hesaplanan 50,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6.Davacı tarafından yatırılan gider avansının, kullanılmayan kısmının HMK 333.Md. Uyarınca, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafına iadesine, Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemeleri Nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 23/01/2024 İş bu kararın gerekçesi 23/01/2024 tarihinde yazılmıştır. Katip ..... ✍e-imzalı Hakim .... ✍e-imzalı