Danıştay 6. Daire Başkanlığı
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/15428 E. , 2023/4575 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
2.… Belediye Başkanlığı/…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İli ,… İlçesi, … mevkii, … ve … parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/25000 ölçekli nazım imar planının, … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile mülga Düzlerçamı Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen ve Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…, sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, 1/25.000 ölçekli nazım imar planının iptali yolundaki …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında dava konusu ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarında içinde yer aldığı alanın nitelikli tarım arazisi özelliğine sahip olduğunun belirtildiği, gerekli kurum görüşlerinin alınmadığı, gerekli verilerin elde edilmediği, bu nedenle dava konusu imar planlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun bulunmadığı sonucuna ulaşılarak dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun yürürlüğe girdiği (19/07/2005 tarih ve 25880 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.) 2005 yılı öncesinde yapılan planlar ile taşınmazların tarım alanından çıkarılarak konut alanı olarak planlandığı, Kanunların yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara uygulanacağının hukukun temel ilkelerinden olduğu, önceki imar planlarında konut alanı olarak düzenlenen taşınmazlar açısından yeni yürürlüğe giren kanun uyarınca izin alınmayacağı, dava konusu edilen 2702 ve 2704 parsel sayılı taşınmazlar 2005 yılı öncesi planlar ile tarım alanından çıkarılarak konut fonksiyonu verildiğinden, dava konusu edilen imar planları ile ilk defa tarım alanından çıkarılmış gibi ilgili idareden izin alınmasına hukuken gerek bulunmadığı, Antalya Büyükşehir Belediye Meclisisnin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/25000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle açılan davada, ….İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E…., K…. sayılı karar ile ... ve ... parsel sayılı taşınmazların da yer aldığı bölge dahil bir çok bölgedeki plan kararının iptaline karar verildiği, dolayısıyla bu alana ait üst ölçekli planın yok hükmünde olduğu, ancak Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile yeni bir 1/25000 ölçekli planın hazırlandığı, bu yeni plan ile dava konusu plan kararlarının birebir örtüştüğü, ancak bölgenin en üst planının 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı olduğu ve uyuşmazlık konusu alanın bu imar planında kentsel gelişme alanı içerisinde kaldığı, davaya konu edilen planlar ile uyuşmazlık konusu taşınmazların konut alanı olarak planlanmasının 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı açısından bir aykırılık oluşturmadığı, bu durumda dava konusu planların üst ölçekli 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı ile uyumlu olduğu, taşınmazların önceki planlarla bir devamlılık hâlinde ve yine çevre taşınmazlarla bütüncül bir ilişki içerisinde imar planı sınırlarına dahil edilerek konut, yol, yeşil alan gibi işlevlere tahsis edilmesine yönelik dava konusu imar planlarında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına aykırılık bulunmadığı, öte yandan 1/25000 ölçekli nazım imar planının ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… kararıyla iptaline karar verilmiş ise de anılan kararda imar planının davaya konu taşınmazların bulunduğu bölgeye ilişkin kısmının değil başka kısımlarının iptal edildiği, davalı idare tarafından 2017 yılında yeniden yapılan 1/25000 ölçekli nazım imar planında taşınmazların işlevinde özü itibariyle bir değişiklik bulunmadığından işbu davanın 1/25000 ölçekli nazım imar planı yönünden konusuz kaldığından da bahsedilemeyeceği sonucuna ulaşılarak istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Alanda yapılan 2004 tarihli ilk imar planlarının onaylandığı tarihte 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu yürürlükte olmamakla birlikte Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin yürürlükte olduğu, anılan Yönetmeliğin 14. maddesi uyarınca da kurum görüşü alınması gerektiği, taşınmazlar üzerinde fiilen tarım yapıldığı, tarım alanı olarak planlanmasının kamu yarına daha uygun olacağı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :Uyuşmazlık konusu taşınmaz tarihi belirtilmemekle birlikte 2004 yılı öncesine ait imar planında kısmen konut kısmen yeşil alan olarak, Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/25000 ölçekli nazım imar planında plan kararı korunacak yerleşme alanı, … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile mülga Düzlerçamı Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen ve Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planınında kısmen konut, kısmen yeşil alan, kısmen 15 ve 10 metre yol, kısmen çay bahçesi, kısmen de trafo alanı olarak planlanmıştır.
Davacı tarafından, 25.12.2015 tarihinde Döşemealtı Belediyesine yapılan başvuru ile taşınmazların yapılaşmaya açılmasının uygun olmadığı, üzerinde fiilen nar bahçesi bulunduğu, tarım alanı olarak planlanması gerektiği talep edilmiş, Döşemealtı Belediyesinin 03.02.2016 tarihli cevabı yazısında taşınmazların konut alanında kaldığı, alanda parselasyon yapılıncaya kadar tarım alanı olarak kullanılmasında sakınca bulunmadığı belirtilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, 1/25000 ölçekli nazım, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planın iptali istemiyle 22.02.2016 tarihinde bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT:
İşlem tarihinde yürürlükte olduğu şekliyle 3194 sayılı İmar Kanununun "Tanımlar" başlıklı 5.maddesinde, "Nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan" olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8.maddesinin 14.fıkrasında ise, "Kamu kurum ve kuruluşları veya plan müellifleri; ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından plana ilişkin görüşlerini alır. Kurum ve kuruluşlar, görüşlerini en geç otuz gün içerisinde bildirmek zorundadır. Görüş bildirilmesi için etüt ve analiz gibi uzun süreli çalışma yapılması gereken hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine otuz günü geçmemek üzere ilave süre verilir. Bu süre içerisinde görüş bildirilmediği takdirde plan hakkında olumsuz bir görüşün bulunmadığı kabul edilir." hükmüne yer verilmiştir.
İşlem tarihinde yürürlükte olan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 14.maddesinde, "Planların hazırlanması sürecinde, planı düzenlenecek alan ve yakın çevresindeki alanlarda aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile planlama alanının özelliğine ve plan türüne göre diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir:
1.Planlama alanının yeri, 2- Yönetim yapısı, idari bölünüş, sınırlar, 3- Fiziksel yapı, a) Jeolojik durum, b) Akarsular, taşkın alanları, c) İklim, d) Toprak kabiliyeti, e) Tarım alanları, tarımsal arazi kullanımı, f) Sulama alanları, g) Bitki örtüsü, h) Yeraltı ve yüzeysel su kaynakları, havzaları ve özellikleri, 4- Maden kaynakları, 5- Çevresel kaynaklar ve koruma alanları, a) Korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları ve alanları, b) Sulak alanlar, c) Özel çevre koruma alanları, d) Orman alanları, e) Ekolojik açıdan korunması gerekli alanlar, f) Milli Parklar, 6- Demografik yapı, 7- Sosyal yapı, 8- Ekonomik yapı, 9- Teknik altyapı, a) Ulaşım, b) Enerji, c) Çöp, d) İçme suyu, e) Kanalizasyon, 10- Arazi kullanımı, 11- Sektörel yapı, 12- Askeri alanlar, 13- Mülkiyet yapısı, 14- Yerleşme alanları ile ilgili özellikler
Planlama alanı ve yakın çevresi ile alanın bölge veya kent bütünü içindeki konumunu belirlemek üzere eşik analizi, yerinde yapılan incelemeler gibi fiziksel çalışmalarla birlikte, bilimsel tekniklere ve yöntemlere dayalı, yeterli nitelikte ve kapsamda ekonomik, sosyal, kültürel, politik, tarihi, sektörel ve teknolojik araştırmalar yapılır, ilgili kurum ve kuruluşların görüş ve önerileri alınır.
Plan kararları, yapılan inceleme ve araştırma sonuçları değerlendirilerek oluşturulur. Plan raporunda, yapılan tüm inceleme ve araştırmalar, alınan görüş ve öneriler ve yapılan değerlendirmelerle birlikte, planın gerçekleştirilmesini sağlayacak uygulama araçları, kurumsal yapı ve denetim konularına dair ilkeler de yer alır." düzenlemesine yer verilmiştir.
İşlem tarihinden sonra yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 8. maddesinde; "(1) Mekânsal planların, plan değişiklilerinin, revizyon ve ilavelerin hazırlanması sürecinde, kamu kurum ve kuruluşları veya plan müelliflerince planın türüne ve kademesine göre bu Yönetmelikte genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veri, görüş ve öneriler elde edilerek gerekli analiz, etüt, araştırma ve çalışmalar yapılır. (2) Kurum ve kuruluşlar, görüşlerini en geç otuz gün içerisinde bildirmek zorundadır. Görüş bildirilmesi için etüt ve analiz gibi uzun süreli çalışma yapılması gereken hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine otuz günü geçmemek üzere ilave süre verilir. Bu süre içerisinde görüş bildirilmediği takdirde plan hakkında olumsuz bir görüşün bulunmadığı kabul edilir. (3) Kurum ve kuruluşların plan yapım aşamasında plan alanına yönelik ihtiyaç duydukları eğitim, sağlık, sosyal ve kültürel tesis, emniyet ve güvenlik vb. hizmet alanları ile bu alanlara ilişkin standartları bildirmeleri esastır. Bu amaçla nazım imar planı yapım aşamasında kurumların görüşü alınır. (4) Nazım ve uygulama imar planlarının hazırlanması sürecinde birlikte veya eş zamanlı görüş istenebilir. Ancak, nazım imar planı hazırlanırken kurum ve kuruluş görüşlerinin veya verilerin uygulama imar planı ayrıntısında elde edilmesi halinde, bu görüş ve güncel veriler temin edilmek suretiyle plan onaylayan idareler farklı da olsa ayrıca uygulama imar planı için görüş veya veri istenmeyebilir." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi'nin … tarihli ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/25000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından açılan davada ...İdare Mahkemesin … tarih ve E…., K… sayılı kararıyla; Döşemealtı İlçesi Yeniköy su kanalının batısında yer alan tarım alanının konut alanına dönüştürülmesine ilişkin kısım yönünden; alanın yakın çevresinde yer yer dağınık yapılaşmalar bulunmakla birlikte alan genelinde tarımsal faaliyetin devam ettiği, davalı idarenin savunmasında söz konusu alana ilişkin olarak Toprak Koruma Kurulu tarafından tarım dışına çıkarılmış olması ve alanın üç tarafının yerleşim alanı olarak planlanmış olmasını gerekçe olarak göstermiş ise de alandaki kullanım kararının 13/01/2014 tarihli 1/25000 ölçekli nazım imar planı plan kararının bağlı olduğu ve plan raporunda yer alan bilgilerle uyumlu olmadığı, zira söz konusu planların yapıldığı dönemde geçerli olan mülga Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik gerekse 2014 yılında yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği uyarınca plan notları ve plan raporu ile paftalar üzerinde yer alan plan kararlarının bir biri ile uyumlu olması gerektiği, uyuşmazlık konusu alanın plan raporunda; fiziki yapı, doğal kaynaklar ve eşikler başlığı altında “ender tarım alanları” olarak belirlendiği, bu nedenle dava konusu alanın konut alanına dönüştürülmesinde teknik bir hata yapıldığı kanaati ortaya çıktığı, sonuç olarak; bölgeye ilişkin genel kullanım kararının değiştiği, yapı/nüfus yoğunluğunun arttırıldığı ve bölgenin tarım potansiyeli dikkate alınmaksızın ve nüfus projeksiyonu gereği yeni yerleşim alanı gereksinimi bulunmadığı halde söz konusu değişikliğin yapıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu değişikliğin kamu yararına, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve ilgili Yönetmeliklerine uygun olmadığı gerekçesiyle bu kısmının iptaline karar verilmiş, iptale ilişkin kısmı ise Danıştay Altıncı Dairesince verilen 08/03/2017 tarih ve E:2016/13233, K:2017/1534 sayılı karar ile onanmış, 25/11/2020 tarihli ve E:2017/3345, k:2020/11474 sayılı kararı ile karar düzeltme istemi reddedilmiştir.
Bakılan uyuşmazlıkta, davalı Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından verilen savunma dilekçesinde 2004 yılından önceki planlarda konut alanı olarak planlandığı, 2004 tarihinden sonra yapılan imar planlarında da konut alanı olarak plan kararlarına yansıtıldığı, imar planları hazırlanırken alınan kurum görüşlerinin Döşemealtı belediyesine sorulması gerektiği, Döşemealtı belediyesi tarafından verilen savunma dilekçesinde de tarım dışı kullanım kararına ilişkin ilgili kurum görüşünün alınıp alınmadığı hususunun Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına sorulması gerektiği belirtilmiş, ayrıca ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin E:... sayılı dosyasında 10.12.2018 tarihli ara karar ile uyuşmazlık konusu taşınmazlar yönünden dava konusu imar planları ile daha önceki imar planları yapılırken Tarım İl Müdürlüğünden görüş alınıp alınmadığının sorulması üzerine, 17.01.2019 tarihinde Tarım İl Müdürlüğü tarafından verilen cevapta taşınmazlarla ilgili herhangi bir bilgi belgeye ulaşılamadığının belirtildiği, bu doğrultuda 1/25000 ölçekli nazım imar planı hazırlanırken ve mevcut alt ölçekli imar planında yapılaşmaya açılmış tarım alanlarının, plana aynen işlendiği, bu imar planların gerekli etüd çalışması yapılıp yapılmadığı, kurum görüşlerinin alınıp alınmadığı hususunun da araştırılmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, ... İdare Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda, keşif günü yapılan gözlemlerde taşınmazların üzerinde nar ağaçlarının dikili olduğu, halen tarımsal niteliğinin devam ettiği ve yapılaşmanın olmadığının görüldüğünün belirtildiği, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü parsel sorgu uygulaması kullanılarak yapılan sorgulamada da parselin halihazırda üzerinde herhangi bir yapılaşma bulunmadığı ve üzerinde dikili ağaçların bulunduğu, çevresinin de tarım arazisi niteliğinde olduğu, bu durumda uyuşmazlık konusu alanın konut alanı olarak planlanması ile tarım alanlarının bütünlüğünün bozulacağı ve oluşacak yapılaşmalardan çevresindeki tarım arazilerinin olumsuz etkileneceği, bu nedenle söz konusu taşınmazların tarım alanı dışına çıkartılmasının uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile … İdare Mahkemesi'nce verilen … gün ve E:…, K:… sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 15/05/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.