3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1207 Esas - 2024/172
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
DAVALILAR : 1- ... - ...... Yeşilova Mah. 15.Çakmak Sk. No:26 İç Kapı No:1 Osmangazi/ BURSA,
2.... - ......... Demirtaş Barbaros Mah. 1421. Sk. No:33 İç Kapı No:1 Osmangazi/ BURSA,
3.... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - .... [25999-99192-,,,] UETS,
4.... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ....... [25999-92504-......] UETS
Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/11/2021 tarihinde davalı ...'nun müvekkillerine çarparak trafik kazasına sebebiyet verdiği, müvekkillerinin kaza nedeni ile uzun süre tedavi gördüğünü. Davalı hakkında Bursa 6. Ceza Mahkemesinde dava açıldığını. Kaza nedeni ile davalının tam kusurlu olduğunu. Kaza nedeni ile davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını fakat herhangi bir ödeme alamadıklarını. Bu nedenle davanın kabulü ile... için 800,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi tazminat, ... için 800,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi tazminaa hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE;
Dava trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Davacılar Suriye uyruklu olup Türk Vatandaşı değildir. "Teminat" başlıklı, MÖHUK'un 48. Maddesi "Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar. " şeklinde olup yabancıların dava açması halinde yargılama ve takip giderlerini karşılamak amacıyla uygun bir miktarda teminatı yatırması zorunludur.
HMK 88. Maddesi ise "Hâkim tarafından belirlenen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava usulden reddedilir." şeklindedir. Teminat göstermenin istisnalarından biri ise adli yardımdan yararlanıyor olmaktır. HMK 334/3. Madde uyarınca adli yardımdan yararlanma ise yabancılar yönünden karşılıklılık esasına tabi tutulmuştur.
Başkaca dosyalarımızda Suriye uyruklu şahıslar yönünden mütekabiliyet anlaşmasının bulunup bulunmadığına dair Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı'na yazılan müzekkereye verilen cevabın "Türkiye ile Suriye arasında, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48'inci maddesinde düzenlenen teminattan muafiyeti sağlayan akdi veya fiili mütekabiliyet, Ülkemiz ile Suriye arasında teminattan muafiyeti öngören ikili veya çok taraflı adlî iş birliği anlaşması bulunmamakta olup fiili mütekabiliyete ilişkin olarak ise, Dışişleri Bakanlığı tarafından, Suriye'de yaşanmakta olan olumsuz gelişmeler ve asayiş durumundaki zafiyet nedeniyle Şam Büyükelçiliğimiz ve Halep Başkonsolosluğumuzun faaliyetlerinin geçici olarak askıya alındığı, bu çerçevede, Suriye’deki vatandaşlarımıza ilişkin adlî, hukukî ve idarî yazışmalar ve Suriye makamları nezdinde takip edilmesi gereken adlî/idarî yardımlaşma talepleriyle ilgili sorunların devam ettiği, diğer yandan, İçişleri Bakanlığınca, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 88'inci maddesinde uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler için tanınan muafiyetin geçici koruma statüsünde bulunanları kapsamadığını bildirildiği" şeklinde olduğu görülmektedir. Dolayısıyla taraf ülkeler arasında mütekabiliyet anlaşması bulunmadığı gibi, geçici koruma statüsünde olsa dahi davacının bir kısım muafiyetlerden yararlanamayacağı görülmektedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 30.03.2023 Tarih, 2023/717 Esas ve 2023/613 Karar sayılı kararında ".....Somut uyuşmazlıkta Türkiye ve Suriye arasından usulüne uygun olarak yürürlüğe girmiş bir adli yardım anlaşması bulunmaması, davacının T.C. vatandaşı olmaması nedeniyle teminat yatırması gerekmesine ve verilen kesin süreye rağmen belirlenen teminatın kesin süre içerisinde yatırmamış olmasına göre İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile istemin usulden reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır..... " benzer bir görüş mevcuttur.
Harçlar Kanunu'nun 28. Maddesi " sayılı tarifede yazılı nispi harçlar aşağıdaki zamanlarda ödenir.:a) (Değişik: 23/7/2010-6009/18 md.) Karar ve ilam harcı, Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Şu kadar ki, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır. Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez." ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. Maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. " şeklindedir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile adli yardım talep etmiştir. Mahkememizin 12/12/2023 tarihli ara kararı ile adli yardım talebi değerlendirilerek talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce adli yardım talebinin reddedilmesine müteakip davacı vekiline 22/01/2024 tarihli muhtıra ile harçlar kanunu gereğince yatırılması gerekli olan 1.735,07 TL peşin harç ile 269,85 TL başvurma harcı, 1.000,00-TL gider avansı, 50.000,00-TL teminatı yatırmak üzere bir haftalık kesin süre verilerek yatırmadığı takdirde davanın dava şartı yokluğundan reddedileceği ihtar edilmiştir.
Mahkememizce verilen kesin süreye ve yapılan ihtarata rağmen davacı vekilinin yatırması gereken gider avansı, başvurma, peşin harç ve teminatı yatırmadığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
1.Davanın Hukuk Muhakemeleri Kanunun 115. (2) maddesi gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2.Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu harç ile 269,85 TL başvurma harcı toplamı olan 697,45 TL'nin davacılardan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,
3.Davacılar tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4.7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.200,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,
5.Davacılar tarafından yatırılan gider avansının, kullanılmayan kısmının HMK 333.Md. Uyarınca, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafına iadesine, Dair kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemeleri Nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 13/02/2024 İş bu kararın gerekçesi 13/02/2024 tarihinde yazılmıştır. Katip ... ✍e-imzalı Hakim .... ✍e-imzalı