8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/11239 E. , 2024/9 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ile parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2.İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, kolluk kuvvetleri tarafından önleme arama kararına istinaden sanığın üstünde ve aracında yapılan aramada 1 adet silah ve silahın şarjörüne basılı 4 adet mermi ile 20 adet 100,00 TL'lik toplamda 2.000 TL sahte para ele geçirildiği bu suretle atılı suçları işlediği iddiasına ilişkindir.
2.İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 21.04.2016 tarihli raporu ile araçta yapılan aramada ele geçirilen silah ve fişeklerin 6136 sayılı Kanun kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
3.T.C. ... Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile ele geçirilen banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE A-
Sanık hakkında parada sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden Sanık hakkında kurulan hükümde, müsadereye ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yazılması gerekirken 54 üncü maddesi yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Sanığın yakalandığı araç içerisinde ele geçen sahte para adedi ile suç kastının yoğunluğu nazara alınarak, temel hapis cezanın da alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1.Sanığın tevilli ikrar içeren savunması, ...'nın raporu, ele geçirilen sahte paraların miktarı ile tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin Mahkeme kabulünün yerinde olduğu, anlaşılmakla sanık müdafiiinin temyiz isteği yerinde görülmemiş sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B- Sanık hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan kurulan hüküm yönünden Suç tarihinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250 nci maddesinin birinci fıkrasında 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten öncesine ait olmakla;
Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na (5271 sayılı Kanun) 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Sanık hakkında parada sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Sanık hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan kurulan hüküm yönünden Gerekçe (B) bölümününde açıklanan nedenle İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.