4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2011/18497 E. , 2013/10288 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanığın, katılan ve şikayetçinin müşterek kullandığı cep telefonuna değişik tarihlerde mesajlar çekerek ölümle ve dağa kaldırmakla tehdit etmekten ibaret eylemlerinin, TCK'nın 106/1-1. cümlesine uyan tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yerinde olmayan hukuki nitelendirme ile anılan Kanun madde ve fıkrasının son cümlesi uyarınca mahkumiyetine hükmolunması,
2.Sanığın gönderdiği tehdit mesajlarının değişik zamanlarda olması, katılan ve şikayetçiye aynı anda yönelmesi nedeni ile TCK'nın 43. maddesinin 1 ve 2. fıkra hükümlerinin ayrı ayrı uygulanma olanağı tartışılmadan, yazılı biçimde iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
3.TCK'nın 50/1-d maddesi uyarınca belirlenecek seçenek yaptırımın, kanun koyucunun amacına uygun, tarafları tatmin edici, denetime elverişli ve infaz kabiliyeti bulunur şekilde olması, ayrıca bu yasaklamanın işlenen suçla bağlantılı ve sanığı suça yönelten yer ve faaliyete yönelik olması gerektiği gözetilmeden, bu ölçütlere aykırı biçimde hükmolunan hapis cezasının "cep telefonu kullanmaktan ve içkili yerlere gitmekten yasaklama" seçenek yaptırımına çevrilmesi,
4.Sanığın adli sicil kaydındaki hükümlülüklerin silinme koşullarının oluşması, tehdit suçunda somut maddi bir zarar oluşmaması ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, "katılan ve şikayetçinin suçtan kaynaklanan zararlarının giderilmediği" biçimindeki, kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.