11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2023/3897 E. , 2023/8771 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
...
3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2019/287 Esas, 2022/301 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci, 52 nci ve 62 nci maddeleri uyarınca neticeten 6.000,00 TL ve 1.860,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 06.06.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/21172 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/64772 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/64772 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın mahkûmiyetine esas güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 155/1 ve 62/1. maddelerinin uygulanması neticesinde tayin olunan 83 gün adlî para cezasının aynı Kanun'un 52/2. maddesinin uygulanması sonucunda belirlen gün adlî para cezasının bir gün karşılığı takdir edilen 20,00 Türk lirası üzerinden paraya çevrilerek 1.660,00 Türk lirası yerine 1.860,00 Türk lirası adlî para cezasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2.5237 sayılı Kanun’un güveni kötüye kullanma başlıklı 155 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı ... iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır." hükmü yer almaktadır.
3.5237 sayılı Kanun’un adli para cezası başlıklı 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları; " (1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir." (2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir. (3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
4.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 62 nci maddeleri gereği hüküm kurulurken, doğrudan tayin olunan 83 gün adli para cezasının bir gün karşılığı takdir edilen 20,00 TL üzerinden paraya çevrilmesi neticesinde, sonuç cezanın 1.660,00 TL yerine, 1.860,00 TL olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2019/287 Esas, 2022/301 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; "hüküm fıkralarında yer alan “1.860,00 TL" ibaresinin çıkartılarak, yerlerine "1.660,00 TL" ibaresinin yazılmasına; hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.