Esas No
E. 2022/11390
Karar No
K. 2023/9808
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2022/11390 E.  ,  2023/9808 K.

"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A

B O Z M A

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/509 E., 2021/486 K.
SUÇ: Mühür bozma
SUÇ TARİHLERİ: 07.03.2015, 13.05.2015

İNCELEME KONUSU

KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2015/509 Esas, 2021/486 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca neticeten 2 kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, istinaf edilmeksizin 18.04.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.10.2022 tarihli ve 2022/18545 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/135834 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/135834 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, anılan sanığın mühür bozma eylemi sebebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 13/10/2015 tarihli ve 2015/121441 soruşturma, 2015/37969 esas, 2015/30291 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/509 esasına kayden yürütülen yargılaması sonucunda, sanık ...’ın 07/03/2015 tarihli eylemi nedeniyle, hükmün 10. fıkrasında cezalandırılmasına karar verilmesi, ayrıca 12. fıkrasında da aynı eylemden tekrar cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle, hükümde karışıklığa neden olunarak sanığın aynı eylem nedeniyle iki kez cezalandırılmasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2015 tarihli ve 2015/44216 Soruşturma, 2015/14318 Esas sayılı iddianamesi ile...dresinde bulunan ve 03.03.2015 tarihinde kumar oynatıldığı gerekçesiyle mühürlenen iş yerindeki mührü bozduğunun, 07.03.2015 tarihli tutanak ile tespit edildiğinden bahisle sanık hakkında mühür bozma suçundan açılan kamu davasının, İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/182 Esas sırasında; sanığın aynı iş yerine ilişkin olarak 13.05.2015 tarihli eylemi yönünden, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 25.08.2015 tarihli ve 2015/100162 Soruşturma, 2015/31811 Esas sayılı iddianamesi ile mühür bozma suçundan açılan kamu davasının, İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/477 Esas sırasında; yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2015 tarihli ve 2015/121441 Soruşturma, 2015/37969 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 07.03.2015 tarihli eylemi yönünden mükerrer olarak açılan kamu davasının, İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/509 Esas sırasında yürütüldüğü esnada, her üç dosyanın birleştirilmesine karar verilerek yargılamaya İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/509 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunduğu anlaşılmıştır.

2.İncelemeye konu, İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2015/509 Esas, 2021/486 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca neticeten 2 kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilirken, hüküm fıkrasında her iki mahkûmiyet hükmünün de 07.03.2015 tarihli eylemine yönelik olduğu belirtilmiştir.

3.Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı Kanun'un 309 ve 310 uncu maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için, hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 tarihli ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere; kanun yararına bozma, kesin hükmün otoritesinin korunması gereği temyiz incelemesi nedenlerine göre dar kapsamlı olduğundan, hukuka aykırılığın kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilmesi, sanığın hukuki durumunu etkilemesi ya da değiştirmesine bağlıdır.

4.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; mühür bozma suçunda, farklı tarihlerde düzenlenen tutanakların, iddianame tarihlerine göre zincirleme suç ya da ayrı suçları oluşturacağı cihetle, birleşen dosyalar kapsamında sanığın dava konusu 07.03.2015 ve 13.05.2015 tarihli mühür bozma eylemleri yönünden, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2015 tarihli ve 2015/44216 Soruşturma, 2015/14318 Esas sayılı iddianamesinin hukuki kesinti oluşturması nedeniyle iki kez ayrı ayrı mahkûmiyetine hükmedilmesinin gerekeceği ve Mahkemece de hüküm fıkrasının (10) ve (12) numaralı bölümlerinde sanığın mühür bozma suçundan iki kez mahkûmiyetine karar verildiği halde, suç tarihi olarak her iki hükümde de 07.03.2015 tarihinin yazıldığı belirlenmiş ise de; gerekçeli kararda yer alan bu yanlışlığın maddi hata niteliğinde olduğu ve mahallinde her zaman giderilebileceği göz önüne önüne alınarak, olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.