Esas No
E. 2021/17379
Karar No
K. 2024/78
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

8. Ceza Dairesi         2021/17379 E.  ,  2024/78 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/2132 E., 2020/686 K.
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bozüyük Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yaralama suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2019 tarihli kararıyla sanık hakkında yaralama suçundan 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

3.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 11.03.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesinin beraat kararının kaldırılmasına, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan kurum vekilinin temyiz isteği; üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, takdiri indirim uygulanamayacağına, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Dava konusu olay, sanık ile müştekinin resmi nikahlı evli oldukları, ancak aralarındaki geçimsizlik nedeniyle sanık hakkında uzaklaştırma kararı verildiği, olay tarihinde sanığın müştekiye eve dönmek istediğini söylediği, müştekinin olumsuz cevap vermesi üzerine sanığın, müştekiyi yatak odasına götürdüğü, koli bandı ile elleri ve ayaklarını bağlayarak tekme ve tokat vurmak suretiyle darp ettiği ve zincirle müştekiye vurduğu, sanığın bu şekilde cebir tehdit kullanarak müştekinin hürriyetini kısıtladığı iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesince sanığın, cebir tehdit ve hile kullanarak eşe karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine dair inandırıcı bir delil elde edilememesi ve suçu sabit olmaması nedeni ile beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince; "...Müştekinin aşamalardaki anlatımının kendi içerisinde istikrarlı ve tutarlı olup dosya kapsamındaki delillere göre oluşa uygun düştüğü, sanığın aşamalardaki savunmalarının ise, tanık beyanları ve dosya delilleri ile çelişki arzettiğinden, suçtan kurtulmaya yönelik beyanlar olarak kabul edilmelerinin gerektiği değerlendirilmekle, sanığın suçu sabit olduğundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince suçun ispatında hataya düşülerek beraatine karar verildiği..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat kararının, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

1.Dava dosyası içeriği, müştekinin aşamalardaki istikrarlı anlatımları, müştekinin anlatımlarıyla örtüşen adli raporu, olayın kolluğa intikal şekli, tanık beyanları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan kurum vekilinin, üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, takdiri indirim uygulanamayacağına, re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.T.C. Anayasasının 41 inci maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanun'dan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek, katılan Bakanlık vekilinin, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz gerekçesi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 11.03.2020 tarihli kararında katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.