Esas No
E. 2023/923
Karar No
K. 2023/1836
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2023/923

KARAR NO: 2023/1836

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 16/02/2023

NUMARASI: 2022/639 (E) - 2023/55 (K)

DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat

KARAR TARİHİ: 29/12/2023

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücü ... yönetimindeki davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobille 9/5/2021 günü seyir halinde iken davacı ...'e çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 10.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 150.000 TL manevi tazminatın davalı sürücü ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesinin 7/2/2023 tarihli ara kararıyla davalı ... vekilinin yetki itirazında bulunduğu gerekçesiyle davalı ... AŞ'ye karşı açılan davanın ayrılmasına karar verilmesinin ardından, aynı duruşmada mahkemenin yetkisiz olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili dilekçelerinde özetle; davalılar ... ile ZMSS poliçesini düzenleyen ... Sigorta AŞ'ye karşı açılan davada sigorta şirketinin yerleşim yerinin İstanbul Adliyesinin yetki çevresinde bulunduğunu, birden fazla yetkili mahkeme bulunması durumunda davacının bu mahkemelerinin birinde dava açma konusunda seçimlik hakkının bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda:Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı sürücü ve ZMSS poliçesini düzenleyen davalı ... şirketinden davacı ...'ün uğradığı bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Davaya konu trafik kazası nedeniyle davacı ...'ün uğradığı bedensel zarardan, davalı sürücü ... 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrası ile aynı Kanun'un 51'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca kusuru oranında; ZMSS poliçesini düzenleyen davalı ... AŞ ise KTK'nin 91'inci maddesi uyarınca davalı işletenin sorumluluğu kadar poliçe limitiyle sınırlı olarak, KTK'nin 88'inci maddesinin 1'inci fıkrasına göre müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Diğer bir anlatımla aynı zarardan farklı hukuki nedenlerle müteselsil sorumlu olan davalılar ihtiyari dava arkadaşıdırlar. Bu itibarla, davalı ... AŞ'ye karşı açılan dava bakımından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (TTK) düzenlenmiş olan sigorta hukukuna dayanan ve TTK'nin 4'üncü maddesinin 1'inci fıkrasına göre mutlak ticari dava niteliğindeki davaya bakma görevinin aynı Kanunun 5'inci maddesinin 3'üncü fıkrası uyarınca asliye ticaret mahkemesine ait olduğunda duraksama bulunmamaktadır. Diğer yandan tacir olduklarına ilişkin kanıt bulunmayan davalı sürücü ...'a karşı açılan trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasına bakma görevi, haksız fiile dayanması nedeniyle HMK'nin 2'nci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca asliye hukuk mahkemesine aittir. Yargıtay 20'nci Hukuk Dairesinin 30/4/2018 gün ve 2018/1420 (E) - 2018/3255 (K) sayılı kararında açıklandığı gibi aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden biri yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; sözkonusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında "yargılama usûlüne" ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece uyuşmazlığın çözülmesi gerekir.Yukarıda vurgulanan yasal düzenlemeler ve açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, davalı ...'a karşı açılan dava ile davalı ... AŞ'ye karşı açılan dava birleştirilerek, tarafların ileri sürdükleri kanıtlar birlikte değerlendirilip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, davalı ...'a karşı açılan davada mahkemenin yetkisiz olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/5'inci maddesi uyarınca kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davacı ... tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/12/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.