Esas No
E. 2021/18421
Karar No
K. 2024/563
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

8. Ceza Dairesi         2021/18421 E.  ,  2024/563 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/587 E., 2021/665 K.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafii tarafından süresinde duruşma talebinde bulunulmuş ise de; hükmolunan cezanın süresi itibariyle kabulünde kanuni olanak olmayan duruşma talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Gülşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2019 tarihli iddianamesi ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.

2.Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2020 tarihli sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen 6 yıl 3 ay hapis ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4.Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca kabulü ile evrak üzerinden yapılan incelemede sanığın kişiyi hürriyetinden alıkoyma suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, düzeltilerek istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi, alt sınırdan hüküm kurulması ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, lehe vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine yöneliktir.

2.Sanık müdafinin temyiz istemi, katılanın zorla götürüldüğüne dair delil bulunmadığına, cinsel amaçla işlendiğine dair delil bulunmadığına yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; sanığın evlenmek amacıyla zor kullanarak katılanı kaçırdığı iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın katılanı cebir kullanmak sureti ile kaçırdığı ve etkin pişmanlıkta bulunmadığı kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk derece Mahkemesince verilen hükümde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE

1.T.C. Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir.

Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir. 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Katılan ifadesi, sanık savunması, tanık anlatımları ve tüm dava dosyası kapsamından suçun sübut bulduğuna dair mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafinin yukarıda yer alan temyiz itirazları yerinde görülmemiş ise de; katılanın yanında yaşadığı büyükannesi ve dedesinin olaydan hemen sonra saat 19.20 de Tuzköy Jandarma Komutanlığına müracaatta bulunduğu, bu durumun dosya içerisinde yer alan 08.05.2018 tarihli tutanak ve ilgili jandarma komutanlığının kolluk fezlekesinden de tespit edilebileceği göz önüne alındığında, sanık hakkında şartları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması sureti ile eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekilinin ve sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarih, 2021/587 Esas sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2024 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5271 sayılı Kanun 6284 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.