Esas No
E. 2013/15902
Karar No
K. 2013/18985
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2013/15902 E.  ,  2013/18985 K.

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2013/344-2013/233 Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, görevsizliğine karar verilmiştir.

Hükmün, davacı kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, davalı Kurumdan yetim aylığı almakta iken, 16.05.2007 tarihinde boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı tespit edilen davalıya, 01.11.2008-30.11.2011 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıkların tahsili amacıyla yürütülen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının ölüm (yetim) aylığı aldığı babası Kamil Yılmaz'ın memur emeklisi olduğu, bu nedenle açılan davanın iş mahkemelerini görev alanına girmediği, asliye hukuk mahkemelerinin görev alanına girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiştir

Hakkında verilen boşanma kararı 2007 yılında kesinleşen davacıya, 2003 yılında yaşamını yitiren 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamındaki iştirakçi babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla, anılan Kanun hükümlerine göre bağlanan yetim (ölüm) aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca 2011 yılının Eylül ayında gerçekleştirilen işlemle 01.11.2008 tarihi itibarıyla kesilerek, 01.11.2008 - 31.11.2011 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden icra takibi yapıldığı anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanağı niteliğinde olan ve 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Gelir ve aylık bağlanmayacak haller” başlığını taşıyan 56. maddesinin ikinci (son) fıkrasında, “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar,

96.madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiş olup, 506sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu, 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu, 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda yer almamakla birlikte ilk kez 5510 sayılı Kanunla getirilen bu hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle yapılan başvurunun, Anayasa Mahkemesi'nin 15.12.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 28.04.2011 gün ve 2009/86 Esas – 2011/70 Karar sayılı kararı ile reddedildiği, dolayısıyla iptal edilmeyen fıkranın yürürlükte olduğu belirgindir.

Şu durumda; 5510 sayılı Kanunun “Uyuşmazlıkların çözüm yeri” başlıklı 101. maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan durumlarda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğinin belirtilmiş olması, 5510 sayılı Kanunun 56. maddesinin ikinci fıkrasına koşut/benzer herhangi bir düzenlemenin 5434 sayılı Kanunda yer almaması, taraflar arasındaki çekişmenin 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasından kaynaklandığının belirgin olması karşısında, bu tür davalarda iş mahkemelerinin görevli olduğu açıktır.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmak suretiyle, davanın esas yönünden incelemesine geçilerek tüm kanıtlar toplandıktan sonra yapılacak irdelemeyle elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.10.2013 gününde oybirliğiyle karar

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog