Esas No
E. 2021/15234
Karar No
K. 2023/7593
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2021/15234 E.  ,  2023/7593 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/130 E. 2016/105 K.
SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli, 2015/130 Esas, 2016/105 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.08.2020 tarihli ve 14-2016/170358 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği

Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçları işlediğine dair somut delil bulunmadığı, aralarında cinsel istismar olayının olmadığı, birden fazla gerçekleştiği gerekçesiyle artırım yapılmasının doğru olmadığı, mağdurenin aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğu, mağdurenin hazırlıkta alınan beyanına neden itibar edildiğinin gerekçelendirilmediği ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suçü sürüklenen çocuk ve mağdure arasında öncesine dayanan gönül ilişkisi bulunduğu, olay tarihinde suça sürüklenen çocuğun kendi kullanmış olduğu araç ile Aralık ilçesinden Iğdır iline getirdiği, suça sürüklenen çocuğun araç içerisinde bulundukları süre içerisinde mağdureye yönelik sarılma ve öpme şeklinde bir takım cinsel davranışlarda bulunduğu, daha sonra mağdurenin babasının şikayeti üzerine suça sürüklenen çocuk ve mağdurenin Iğdır il merkezinde kolluk görevlilerince araç içerisinde bulundukları, suça sürüklenen çocuk ve mağdurenin alınan beyanlarında, olaydan 2 ay önce de benzer şekilde araçla Iğdır iline geldiklerini ve suça sürüklenen çocuğun mağdureye yönelik öpme ve sarılma niteliğinde bir takım cinsel davranışlarda bulunduğunu beyan ettikleri, mağdurenin 28.05.2000 doğumlu olup, suç tarihi itibariyle on beş yaşını tamamlamadığı, böylelikle suça sürüklenen çocuğun on beş yaşını tamamlamamış mağdureyi cinsel amaçla Aralık ilçesinden Iğdır iline getirmek ve bu süreçte mağdureye yönelik sarkıntılık düzeyini aşar şekilde öpme ve sarılma niteliğinde bir takım cinsel davranışlarda bulunmak suretiyle üzerine atılı suçları işlediği, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin aşamalarında alınan savunmalarında suç tarihinde on beş yaşından büyük olduğunu beyan etmiş iseler de, Mahkemece hükme esas alınan 24.12.2015 günlü Adli Tıp Genel Müdürlüğünce düzenlenen raporda mağdurenin on beş yaşını bitirmediğinin belirtildiği, mağdureyle suça sürüklenen çocuk arasında hazırlık aşamasında alınan beyanlarından da anlaşılacağı üzere yaklaşık 2 yıldır devam eden gönül ilişkisi bulunduğu, mağdurenin Kız Meslek Lisesi 1.sınıf öğrencisi olduğu, suça sürüklenen çocuğun mağdurenin kız kardeşini de tanıdığı ve olay günü mağdurenin kız kardeşine mesaj attığı da dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuğun mağdurenin yaşını bilmediğine ilişkin savunmalarına itibar edilmeyerek hakkında mahkumiyet kararları verildiği, suça sürüklenen çocuğun mağdureye yönelik alıkoyma ve cinsel davranışlarda bulunma eylemini 09.12.2014 ve bu tarihten yaklaşık 2 ay kadar önce olmak üzere aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı tarihlerde birden fazla kez gerçekleştirmesi sebebiyle cezasından artırım yapıldığı anlaşılmaktadır.

IV. GEREKÇE

1.Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda mağdurenin on beş yaşında olduğunu bildiği yönündeki istikrarlı savunması ve bunu doğrular nitelikteki mağdurenin babası olan şikayetçi ...'ın mağdurenin gerçekte on altı yaşında olduğuna dair 29.12.2014 tarihli dilekçe içeriği, mağdurenin aşamalardaki beyanları, dosya kapsamında aldırılan yaşa ilişkin raporlar ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sistemi üzerinde yapılan incelemede, Aralık Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli ve 2016/46 Esas, 2016/124 Karar sayılı yaş düzeltme davasına esas olarak aldırılan mağdurenin on sekiz yaş ile uyumlu olduğu belirtilen rapor içeriği ile mağdurenin 28.05.2000 olan doğum tarihinin 28.05.1998 olarak düzeltildiğine dair güncel nüfus kayıt örneği ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu gözönüne alınarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde kararlar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Bozma gerekçesine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli, 2015/130 Esas, 2016/105 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog