Aramaya Dön

Danıştay 10. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/1726
Karar No
K. 2023/2073
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/1726 E.  ,  2023/2073 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No: 2021/1726
Karar No: 2023/2073
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Valiliği
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi … ve Hastalıkları Ana Bilim Dalında profesör unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, mesai saatleri sonrasında muayenehane açabilmesi için adına muayenehane uygunluk belgesi düzenlenmesi ve gerekli iznin verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve E-…-.. sayılı Kocaeli Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü işleminin iptali istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI :

Davacı tarafından; 2547 sayılı Kanun’a 6514 sayılı Kanun'la eklenen Geçici 64. maddenin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi sonucunda Sağlık Bakanlığınca yayımlanan 276 sayılı Genelgede tabip ve diş tabiplerinden halihazırda serbest meslek faaliyetinde bulunanların aynı şekilde faaliyetine devam edeceğinin belirtildiği, bu durumun kendisi ile aynı durumda olan öğretim üyelerinden bir kısmının faaliyetine izin verilmesi bir kısmına ise izin verilmemesi anlamına gelmesi nedeniyle eşitlik ve hakkaniyet ilkeleri ile bağdaşmadığı, temyize konu kararda 2008-2010 tarihleri arasında ruhsatlı bir muayenehanesinin bulunmadığı belirtilmiş ise de 2018 yılı öncesinde hiçbir muayenehanenin uygunluk belgesinin bulunmadığı, bu dönemde muayenehane açmak için İl Sağlık Müdürlüklerine bildirimde bulunmanın yeterli olduğu, bu doğrultuda muayenehane açma başvurusunun kabul edilerek kaydının yapıldığı, 07/08/2009 tarihinde yükseköğretim kurumunda öğretim üyesi olarak göreve başladığı ve 03/11/2009 tarihinde doçent kadrosuna atandığı, muayenehanesinin bulunduğu dönemde aynı zamanda doçent unvanıyla öğretim üyesi olarak görev yaptığı hususunun sabit olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 36. maddesinde, öğretim elemanlarının çalışma esasları kısmi ve tam zamanlı çalışma esasına göre belirlenmişken, yaşanan hukuki süreç sonucunda 18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6514 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinde yapılan değişiklikle, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarının, maddede belirtilen ve profesör ve doçent kadrosunda olan öğretim üyeleri için getirilen bazı istisnalar hariç, mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmaları ve özel sağlık kuruluşlarında çalışmaları yasaklanmış, bu kural Anayasa Mahkemesince Anayasaya uygun bulunmuştur.

Diğer taraftan, aynı Kanun'un 14. maddesi ile 2547 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 64. maddede, bu maddenin yürürlüğe girdiği (18/01/2014) tarih itibarıyla mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmakta veya özel kuruluşlarda çalışmakta olan öğretim üyelerinin, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde bu faaliyetlerini sona erdirmeleri gerektiği, bu süre içinde faaliyetlerini sona erdirmeyen öğretim üyelerinin üniversiteyle ilişiklerinin kesileceği yönünde düzenlemeye yer verilmiştir. Bu maddenin Anayasa Mahkemesi'nin 09/04/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/6 sayılı kararı ile esas hakkında karar verilinceye kadar yürürlüğü durdurulmuş ve akabinde Anayasa Mahkemesi'nin 07/11/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/166 sayılı kararı ile de iptaline karar verilmiştir.

Anılan karar; yargı kararları sonrası tam zamanlı çalışan öğretim üyelerinin, mesai saatleri sonrası serbest olarak çalışabilecekleri yönünde oluşan kanaat ve beklenti nedeniyle üniversite dışındaki serbest çalışmalarını planladıkları, ekonomik ve sosyal hayatlarını bu koşulları öngörmek suretiyle belirledikleri, var olan durumun devam edeceğine dair oluşan beklenti ve kanaate göre planladıkları faaliyet ve çalışmaları ile bunlar gereğince yaratılan hukuki durumlarını dava konusu kurallar gereğince sona erdirmek zorunda olmalarının hakkaniyete aykırı olduğu, öğretim üyelerinin bu statülerinin belli bir süre devam edeceğine ilişkin meşru bir beklentilerinin oluştuğu ve bu beklentinin hukuki güvenlik ilkesi gereğince korunması gerektiği, ayrıca kanun koyucunun aynı konuyla ilgili pek çok kanun çıkarmış olmasının da söz konusu öğretim üyelerinin hukuki durumları bakımından belirsizlik yarattığı, duraksamalara neden olduğu gerekçesine dayanmaktadır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 18/01/2014 tarihi öncesi dönemde açılmış ve muayenehane uygunluk belgesi alınarak serbest meslek faaliyetinde bulunan veya hem kamu kurumunda hem özel sağlık kuruluşunda çalışırken yasal düzenlemeler nedeni ile çalıştığı özel sağlık kuruluşundan ayrılmak zorunda kalanlara Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının gerekçesi bakımından hukuki güvenlik ilkesi uyarınca korunması gereken meşru bir beklentisi bulunduğundan muayenehane açma izni verilmesi gerektiği, bu haktan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesinde yapılan ilk değişikliğin yayımlandığı tarih olan 30/01/2010 tarihinden 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 18/01/2014 tarihine kadar olan zaman aralığında mevzuatta yapılan değişiklikler sonucu yasal engel bulunduğundan dolayı bir kamu sağlık kurum/kuruluşunda çalışırken işlettiği ruhsatlı muayenehanesini kapatarak faaliyetine son verenlerin veya hem kamu kurumunda hem özel sağlık kurum/kuruluşunda çalışırken çalıştığı özel sağlık kurum/kuruluşlarından ayrılanların yararlanabileceği, 30/01/2010 tarihinden önce kendi isteği ile muayenehanesini kapatan veya bu tarihten önce özel sağlık kurum/kuruluşlarında çalışması olanların veya 30/01/2010 tarihinden sonra olsa dahi ruhsatlı muayenehanesini kendi iradesi ve tercihi ile kapatanlar ile kamu hastanesinde çalışması olmaksızın sadece özel sağlık kurum/kuruluşlarında çalışan ve bu kurum/kuruluşlardan kendi iradesi ve tercihleri ile ayrılanların yararlanmasının mümkün olmadığı, bir kamu sağlık kurum/kuruluşunda çalışırken ruhsatlı özel muayenehanesi bulunan veya hem kamu sağlık kuruluşlarında hem özel sağlık kurum/kuruluşunda çalışanların 30/01/2010 tarihinden 18/01/2014 tarihine kadar yasal düzenlemeler sebebi ile bu çalışmasını sonlandırmış olması veya ruhsatlı muayenehanesini kapatmış olması halinde Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi bakımından hukuki güvenlik ilkesi uyarınca korunması gereken meşru bir beklentisi bulunduğundan muayenehane açmalarına izin verilmesi gerektiği değerlendirmelerine de yer verilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin yukarıda bahsi geçen 07/11/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/166 sayılı kararının gerekçesi ile birlikte tüm hukuksal süreç değerlendirildiğinde; 2547 sayılı Kanun'un Anayasa Mahkemesince iptal edilen Geçici 64. maddesi, yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla muayenehanesi bulunan veya özel sağlık kuruluşlarında çalışan öğretim üyelerine ilişkin olduğundan, 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihi itibarıyla meri mevzuata/usulüne uygun olarak muayenehane işletmekte olan veya özel sağlık kuruluşlarında çalışan öğretim üyelerinin, Geçici 64. maddenin Anayasa Mahkemesince yürürlüğünün durdurulması ve akabinde iptali üzerine bu faaliyetlerine devam edebilecekleri sonucuna varılmaktadır.

Bununla birlikte, anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla muayenehanesi bulunmayan ya da özel bir sağlık kuruluşunda çalışmayan öğretim üyesi tabipler ise, Geçici 64. maddenin kapsamında olmadıklarından, bu alanda yapılan yeni düzenlemelere, yani 2547 sayılı Kanun'un 6514 sayılı Kanun'la değişik 36. maddesi hükmüne tabi olacaklardır. Buna göre de, anılan kişilerin 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihinden sonra serbest meslek icralarına hukuki olanak bulunmamaktadır.

Bu durumda, halihazırda Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi … ve Hastalıkları Ana Bilim Dalında öğretim üyesi olduğu ve 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 18/01/2014 tarihi itibarıyla usulüne uygun açılmış bir muayenehanesinin de bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılan davacının, 2547 sayılı Kanun'un 6514 sayılı Kanun'la değişik 36.maddesi gereği muayenehane işletmesi hukuken mümkün bulunmadığından, mesai saatleri sonrasında muayenehane açabilmesi için adına muayenehane uygunluk belgesi düzenlenmesi ve gerekli iznin verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin REDDİNE,

2.Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,

3.Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin ve kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/04/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog