Esas No
E. 2023/10148
Karar No
K. 2023/8022
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/10148 E.  ,  2023/8022 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/580 E., 2023/740 K.
SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, müstehcenlik
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesinden sanık hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2022 tarihli ve 2022/554 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, iki kez müstehcenlik ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kamu davası açılmıştır.

2.Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2022 tarihli ve 2022/118 Esas, 2022/351 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 21 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; müstehcenlik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; müstehcenlik suçundan, sanığın eyleminin aynı zamanda özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu gerekçesiyle aynı Kanun'un 44 üncü maddesi gereği fikri içtima hükümleri uygulanarak 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi ile 43, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 6 yıl 3 ay hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.04.2023 tarihli ve 2023/580 Esas, 2023/740 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

4.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 20.04.2023 tarihli ve 2023/580 Esas, 2023/740 Karar sayılı ek kararı ile müstehcenlik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezasının kesin olması sebebiyle sanık müdafiinin temyiz başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu kapsamında olduğu ve üzerine atılı suçlar bakımından üst sınırdan cezalandırılması gerektiği ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu kapsamında olduğu, üzerine atılı suçlar bakımından üst sınırdan cezalandırılması gerektiği, vekalet ücreti takdir edilmesi ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Mağdurenin aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğu, iddiaların tıbbi delillerle desteklenmediği, dosya arasında bulunan fotoğrafların cinsel istismar suçu açısından delil teşkil ettiği kabulünün hatalı olduğu, fotoğrafların kim tarafından veya kime gönderildiği hususunun belli olmadığı, çelişkili beyanlarına rağmen zincirleme suç hükümlerinin hatalı olduğu, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğu ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Mağdurenin beş yaşından itibaren üvey babası olan sanığın cinsel istismarına maruz kaldığı, defalarca kez sanığın özel bölgelerini ellediği ve kendi cinsel organını elletmeye çalıştığı, kendisine taciz videoları izlettirdiği, defalarca kez penisini ön özel bölgesine değdirdiği, sürttüğü, ön özel bölgesine girmek için çalıştığı ancak kendisinin buna izin vermediği, bir keresinde göbeğine boşaldığı, yine sanığın penisi ile arka özel bölgesine girmeye çalıştığı ancak tam giremediği, sanığın kendi özel bölgelerinin fotoğrafını çektiği, kendisinden çıplak fotoğraflarını istediği ve sanığın da kendisine cinsel organının fotoğrafını gönderdiği şeklinde iddia ve kabul edilen olayda, mağdurenin her aşamada benzer şekilde birbiriyle tutarlı, çelişki içermeyen, samimi beyanlarda bulunduğu, her ne kadar mağdure söz konusu istismarı on yaşındayken kuzeni olan ...'ya anlattığını belirtmiş ve ... tanık olarak alınan beyanında mağdurenin kendisine bu olaydan bahsetmediğini söylemişse de bu durumun mağdurenin beyanlarının güvenilirliğine etki etmeyeceği, zira söz konusu kuzen ...'nın da sanığın akrabası olduğu, yaşı itibariyle de mağdurenin kendisine anlattığı olayı hatırlamayabileceğine kanaat edildiğine, ayrıca 28.12.2021 tarihli adli görüşme ve değerlendirme raporunun sonuç kısmında mağdurenin ön ve adli görüşme sürecindeki ifadelerinin tutarlı olması, olayın detaylarını anlatırken net ifadeler kullanması ve olaya ilişkin özgün detaylara yer vermesinin ifadelerinin güvenilir olduğunu düşündürdüğü, istismar olayının çok kez tekrar etmesinin mağdurenin olayın kaç kez olduğuna ve zaman konusunda kesin bilgileri verememesine sebep olabileceği, bu durumun ifadenin güvenilirliğini azaltmadığı yönünde değerlendirme yapıldığı, ayrıca mağdurenin beyanında sanığın kendisinin uyurken fotoğraflarını çektiğine ilişkin beyanlarıyla uyumlu olacak şekilde mağdurenin uyurken çekilmiş iki adet fotoğrafının bulunduğu, yine mağdurenin telefonunda da mağdureye ve sanığa ait cinsel içerikli fotoğrafların olduğu, bilirkişi raporunda tespit edilen bu hususların mağdure beyanını doğrular nitelikte olduğu değerlendirilerek mağdurenin beyanlarına itibar edildiği, sanığın savunmalarının dosya kapsamındaki iddialara ve mağdurenin detaylı anlatımlarına yeterli açıklama getiremediği, mağdurenin anlatımında tam bir organ sokmadan bahsetmediği, sanığın eyleminin sürtünme şeklinde olduğu, sanığın farklı zamanlarda birden fazla kez mağdurenin ön ve arka özel bölgelerine, göğsüne dokunmak, özel bölgelerine kendi özel bölgesini sürtmek, penisini mağdurenin dudağına değdirmek şeklindeki eylemlerinin kül halinde zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu anlaşıldığından suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı ve suç kastığının yoğunluğu dikkate alınarak sanığın takdiren cezalandırılmasına karar verildiği, eylemin birden fazla gerçekleşmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, suça konu olayın toplumda meydana getirdiği tepki, kamu vicdanını rencide edici niteliği ile sanığın suç sonrası ve yargılama sürecindeki davranışları göz önüne alındığında sanığın dosya kapsamındaki pişmanlığının yeterli görülmemesi sebebiyle takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Sanığın cep telefonunda yaşı küçük mağdureye ait cinsel içerikli müstehcen resimleri depoladığı, mağdurenin cinsel içerikli fotoğrafları incelendiğinde bahse konu fotoğrafların mağdure tarafından bizzat çekilmediği, telefonu mağdurenin tutmadığının anlaşıldığı, yukarıdan çekilmiş olan fotoğraflarda ise telefonu sabitleyerek çekilmesi imkanının da bulunmadığı, bahse konu fotoğrafların sanık tarafından çekilmiş olabileceğinin değerlendirildiği, ayrıca mağdurenin beyanında sanığın kendisini uyurken alt kıyafetlerini çıkararak fotoğraflarını çektiğine, yine banyo yaparken fotoğraflarını çektiğine dair beyanı gözetildiğinde her ne kadar bilirkişi raporunda mağdurenin banyoda çekilmiş olduğu fotoğraflar ile alt kıyafetleri çıkarılmış şekilde uyurken çekilmiş olduğu fotoğraflara ilişkin herhangi bir tespit yapılmamış ise de mağdurenin bu fotoğrafları sildiğini söylediği, ayrıca mağdurenin uyurken çekilmiş fotoğraflarının da sanığın telefonunda mevcut olduğu, yine mağdurenin beyanlarını destekler nitelikte mağdurenin de telefonunda sanığın cinsel organının fotoğrafının bulunduğu anlaşıldığı, sanığın mağdurenin banyoda çıplak şekilde fotoğraflarını çektiği, yine mağdurenin uyurken fotoğraflarını çektiği, mağdurenin özel bölgelerinin fotoğraflarını çektiği olayda sanığın bir takım yollar ile ve bir kısmını da kendisi çekerek elde ettiği mağdureye ait çıplak fotoğrafları kaydederek eylemin aynı zamanda özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu, sanığın bir eylemi ile kanunun birden fazla maddesini ihlal etmesi durumunda daha ağır olandan cezalandırılması gerektiği gerekçesiyle sanık hakkında müstehcenlik suçundan mahkumiyet kararı verildiği, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer göz önünde bulundurularak takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın eylemini aynı suçu işleme kararının etkisi altında birden fazla gerçekleştirdiği anlaşıldığından sanığın cezasında artırım yapıldığı, suça konu olayın toplumda meydana getirdiği tepki, kamu vicdanını rencide edici niteliği ile sanığın suç sonrası ve yargılama sürecindeki davranışları göz önüne alındığında sanığın dosya kapsamındaki pişmanlığının yeterli görülmemesi sebebiyle takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığı anlaşılmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. IV. GEREKÇE

İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.04.2023 tarihli ve 2023/580 Esas, 2023/740 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bartın Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog