Esas No
E. 2021/10148
Karar No
K. 2023/2876
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2021/10148 E.  ,  2023/2876 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/972 Esas 2020/1095 Karar
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2015/75 Esas 2019/1082 Karar

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararın giderilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalılardan ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 08.07.2014 tarihinde davalı ...’nun sürücüsü, davalı ...’nun maliki, davalı ... şirketinin de Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (...) olduğu aracın, karşıdan karşıya geçen müvekkili yayaya çarpması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazasında davacı ...’ın yaralandığını ve ağır şekilde malul kaldığını, diğer davacılar ...’in anne ve babası olan ... ve ...’ın bu kaza ile çocuklarının ağır derecede malul kalması nedeniyle büyük acı ve elem duyduklarını iddia ederek, açtığı belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL iş göremezlik, 1.000,00 TL geçici bakıcı gideri, 1.000,00 TL tedavi giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil tahsiline, davacı ... için 300.000,00 TL, davacı ... için 75.000,00 TL, davacı ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’dan müşterek müteselsil tahsilini talep ve dava etmiş, 07.10.2019 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 157.892,35 TL’ye, geçici bakıcı gideri talebini 1.134,00 TL’ye artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun tespiti bakımından kusur ve maluliyet oranlarının tespiti tazminat hesabının aktüer sıfatına sahip uzman bilirkişilerce yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan kazaya bağlı olarak yapılan bir ödeme olup olmadığının sorulması varsa hesaptan düşülmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı, tedavi giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, müvekkilinin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olacağını, müvekkilinin manevi tazminattan sorumlu olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili sürücünün kazada kusuru bulunmadığını, yayanın kırmızı ışıkta birden müvekkilinin önüne fırladığını, müvekkilinin kazayı önleyebilecek durumda olmadığını, olayda herhangi bir kusurun bulunmadığının ceza mahkemesinde de ortaya çıktığını, iddia edilen maluliyet oranını kabul etmediklerini, istenen manevi tazminatın zenginleştirici boyutta olduğunu, savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davanın kısmen kabulüne, davacı ... yönünden 157.892,35 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, 1.134,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere 160.026,35 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, (sigorta şirketi poliçe limiti ile ve faiz başlangıcı dava tarihinden itibaren olacak şekilde) davalılardan müşterek müteselsil tahsiline, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek müteselsil tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin kırmızı ışıkta geçmediğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve kabul etmediklerini, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının az olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf taleplerinin kusura ilişkin olarak, esas alınan kusur raporu ile ceza mahkemesinde belirlenen kusur oranlarının uyumlu olması sebebiyle ve manevi tazminata ilişkin olarak davacının kaza nedeniyle % 53 oranında meslekten kazanma gücünü kaybettiği ve iyileşmesinin 9 ay olduğu, davacı küçüğün olay tarihinde 12 yaşında olması ancak kazada %75 kusurlu olduğu, davalıların % 25 kusurlu oldukları gözetilip olayın oluş şekli dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uyumlu olduğu gerekçesi ile esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ...

ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin kırmızı ışıkta geçmediğini, bu nedenle kusuru olmadığını, esas alınan kusur oranının hatalı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının az olduğunu, somut olayla bağdaşmadığını, hak ve nesafete uygun olmadığını, açıklanan bu nedenler ve re’sen dikkate alınacak sebeblerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; adli yardım talebinin kabulü ile, meydana gelen kazada müvekkiline atfedilecek bir kusurun olmadığını, kazazede çocuğun kendisine kırmızı ışık yandığı sırada yaya geçidini kullanmayacak şekilde aniden yola fırladığını, Adli Tıp Kurumu raporunda müvekkiline kusur atfedilmediğini, Adli Tıp Kurumu raporunun yerel bilirkişiler ile denetiminin yapılamayacağını, müvekkilinin aracı hızlı kullanmadığını, kazanın kavşakta meydana gelmediğini, tanıkların davacının komşusu olduğunu, ifadelerinin çelişkili olduğunu, dikkate alınamayacağını, davacının savrulduğu noktanın doğru gösterilmediğini, doğru olsa bile bu savrulma noktasına göre müvekkilinin aracının hızının 50 km olduğunu gösterdiğini, yerel mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, müvekkillerinin bu miktarı ödeme gücünün olmadığını, kararın hakkaniyete aykırı olarak verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazasında davacı yayanın aracın ..., maliki ve sürücüsünden sürekli iş göremezlik ve geçici bakıcı ve tedavi gideri ve malul kalan yaya, anne ve babasının sürücü ve malikten manevi tazminat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Davacılar ... ve ...' ın temyizi yönünden;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup, davacılardan ... ve ... ayrı ayrı 75.000,00'er TL manevi tazminat talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince her iki davacı için ayrı ayrı 25,000'er TL manevi tazminata karar verilmiş, fazlaya ilişkin talepler reddedilmiştir. Bu durumda her iki davacının temyize konu ettiği miktarlar 50.000,00'er TL reddedilen manevi tazminata ilişkin olup, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL'nin altında kalmaktadır.

2.Davalılardan ... ve ...'nun temyiz dilekçesine gelince; anılan davalılar İlk Derece Mahkemesinin kararın istinaf edilmemiş sayılmasına ilişkin ek kararını temyiz etmemişlerdir. Bu haliyle istinaf edilmeme kararı kesinleşmiştir. Kaldı ki Bölge Adliye Mahkemesi kararında yeni bir hüküm kurulmamış, davalılar yönünden aleyhe bir değişiklik de olmamıştır. Bu nedenle davalıların temyiz hakkı bulunmamaktadır.

3.Davacılardan ...' ın temyiz istemine gelince; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve hükmedilen manevi tazminatın hak ve nesafete uygun olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar ... ve ... vekilinin kararı temyiz hakkı bulunmadığından temyiz dilekçesinin REDDİNE,

3.Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog