9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2022/12802 E. , 2023/7578 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2018/437 Esas, 2019/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2019/1499 Esas, 2021/710 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Beraat kararının eksik inceleme sonucunda verildiğine ve kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdur ...'in, ... ... İlköğretim okulunda 2. sınıfı okuduğu 2014 yılında sınıf arkadaşı ... ...'u boş bir odaya götürerek onun üzerindeki pantolonu çıkartıp penisini kendi ağzına alması ardından kendi penisini de ...'in ağzına almasını istemesi ve ...'in korkarak ...'nın penisini ağzına alması sonucu bu olayla ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma yürütülmesi ve her iki çocuğun da yaşlarının 12'den küçük olması nedeniyle haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, mağdur ...'nın olay sonrası Antalya ilinde görmüş olduğu psikiyatrik danışmanlık esnasında doktoruna; okulda kendisinden büyük olup üst sınıfta okuyan ... ... isimli çocuğun, kendisini boş bir sınıfa götürerek cinsel organını makatına sokmaya çalıştığını ve kendisini yaşananları hiç kimseye anlatmaması gerektiği yönünde tehdit ettiğini anlatması ve doktorun mağdur ...'nın anlattığı olayı ailesine bildirmesi üzerine olayın ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na intikal etmesi sonucu ... ... isimli çocuk hakkında düzenlenen iddianame sonrasında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama neticesinde ... ...'nin yaşının 12'den küçük olması nedeniyle 20.10.2015 tarihinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi ve bu süreç sonrasında mağdur ...'nın, çeşitli hastanelerde toplam 3 yıl süren psikolojik rehabilitasyon süreci geçirmesinin akabinde 18.12.2018 tarihinde annesi olan katılan ...'e, kendisine cinsel saldırıda bulunan kişinin ... ... olmayıp öğretmeni ... olduğunu, öğretmeni ...'in kendisini döverek pantolonunu indirdiğini ve kendisini pencereye dayayarak tecavüz ettiğini söylemesi ardından 19.12.2018 tarihinde mağdur ...'nın annesi katılan ... ile araçta seyir halindeyken arka koltukta oturduğu esnada sinir krizi geçirerek "neden benim başıma kötülükler geldi, neden ben taciz edildim, neden ben tecavüz edildim" diyerek kendini arabadan dışarı atmaya çalışması şeklinde gelişen olayda; Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 09.01.2015 tarih, 60405422/103/36 sayılı raporda özetle küçükte akut kronik livataya delalet edebilecek herhangi bir bulguya rastlanmadığının bildirildiği; 20.12.2018 tarihli soruşturma aşamasında yapılan yer gösterme tutanağına göre mağdur ...'nın, ders esnasında sanık tarafından sınıftan çıkarılarak götürüldüğü sınıfın ikinci katta olduğunu beyan etmesi karşısında mağdurun annesi katılan ...'ün suça konu eylemlerin gerçekleştiği yer olarak oğlunun gösterdiği sınıflardan farklı sınıfları göstermesi, soruşturma aşamasında tanıklığına başvurulan sanığın görev yaptığı okulun temizlik görevlilerinin olayın gerçekleştiği iddia edilen dönemlerde okulda ve gösterilen sınıfların boş olmadığı hususunu beyan etmeleri, bilgi sahibi sıfatıyla beyanları alınan mağdurun sınıf arkadaşlarının sanığın cezalandırma amacıyla sınıf dışına çıkarmadığı, yaramazlık yapanları genellikle tek ayak üstünde tahta önünde beklettiğine dair beyanları, öğrencileri mağdur ...'nın mahkememiz huzurunda sanığa isnat ettiği eyleme ilişkin somut ve olay akışına uygun cümleler kurmaktan uzak olup mahkeme heyeti tarafından yöneltilen sorulara yalnızca "evet, hı hı" demekle yetindiği, ailesinin kontrolü altında ilkokul ikinci sınıftan itibaren yaklaşık 3 yıl boyunca çeşitli hastanelerde birden fazla doktordan psikolojik destek alma sürecine girmesi sonucu içinde bulunduğu psikolojik belirsizlik doğrultusunda ileri sürdüğü iddialarına itibar edilemeyeceği yönünde oluşan mahkememiz kanaatinin adli tıp raporunda yer verildiği üzere anüs ve mukozadaki yırtık bulgusunun kronik kabızlık ile ilişkili olduğunun tespit edildiği, küçükte akut kronik livataya delalet edebilecek herhangi bir bulguya rastlanmadığının bildirildiği hususları da gözetilerek sanık ...'ye suç isnadında bulunmadan önce suça konu eylemleri kendisine ... ...'nin gerçekleştirdiğini beyan ederek ... ... hakkında yargılama yapılmasına neden olmasının ardından ...'ın, kendisine karşı aslında hiçbir eyleminin olmadığını itiraf etmesi hususu ile doğrulandığı anlaşılmakla, sanığın mağdur tarafından ileri sürdüğü üzerine atılı eylemleri gerçekleştirdiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli delil elde edilemediği, ceza yargılamasında asıl olanın maddi hakikatin tüm çıplaklığıyla ortaya çıkarılması olduğu, savunmanın aksinin kati delillerle ispatlanamadığı, sanığa isnat edilen bu olayın mağdur ve katılanın soyut beyanlarından ibaret kaldığından sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2019/1499 Esas, 2021/710 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.11.2023 tarihinde karar verildi.