Esas No
E. 2023/8430
Karar No
K. 2023/8024
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/8430 E.  ,  2023/8024 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/667 E., 2023/502 K.
SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince sanıklar haklarında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2022 tarihli, 2021/95 Esas, 2022/524 Karar sayılı kararı ile sanıklar haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü, 53 üncü ve 58 nci maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 07.03.2023 tarihli ve 2023/667 Esas, 2023/502 Karar sayılı kararı ile sanıklar haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.06.2023 tarihli ve 9-2023/56363 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ...

Müdafiinin Temyiz İstemi

Sanığın fiziken hasta olması nedeniyle bahsedilen eylemleri yapmasının mümkün olmadığı, olayın yağma sonucunda ortaya çıktığı, bu sebeple taraflar arasında husumet bulunduğu, eylemlerin üzerinden uzun zaman geçtikten sonra ihbarda bulunulduğu, aldırılan doktor raporunda katılan mağdurda herhangi bir bulgu bulunmadığı, sanık ...'in baskı ve tehdit altında ifade verdiğine yönelik savunması doğrultusunda beyanlarının hükme esas teşkil etmeyeceği, suç tarihinde de hatalı değerlendirme yapıldığı, bu durumda suçun vasfının değişme ihtimali olduğu, mağdurun sınır zeka seviyesine sahip olması nedeniyle beyanlarına itibar edilip edilmeyeceği konusunda rapor aldırılması gerektiği, katılan mağdurun soyut ve çelişkili beyanları dışında başkaca bir delil olmadığı, dosyada tanık delilinin olmadığı ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

B. Sanık ...

Müdafiinin Temyiz İstemi

Katılan mağdurun soyut beyanları dışında başkaca bir delil olmadığı, olayın yağma suçu sonrası yapılan şikayet üzerine ortaya çıktığı, sanık ...'in baskı ve tehdit altında ifade verdiğine yönelik savunması doğrultusunda beyanlarının hükme esas teşkil etmeyeceği, katılan mağdurun alınan ifadesinde kendisine yönelik eylemi gerçekleştirdiği iddia edilen kişi ile sanığın yaşı arasında karıştırılamayacak kadar fark olduğu, aldırılan doktor raporunda katılan mağdurun ifadesiyle uyumlu olacak bulguların bulunmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık ...'ın katılan mağdur ile on iki yaşında iken tanıştığı, sanığın olay tarihinde on beş yaşından küçük olduğu dönemde değişik zaman dilimleri içerisinde katılan mağdura yönelik vücuduna organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, sanığın daha sonra katılan mağduru diğer sanık ... ve temyiz dışı sanık ... ile tanıştırdığı, sanık ...'ın diğer sanıklar ... ve ... ile beraber ayrı ayrı ve bazen de birlikte olacak şekilde değişik zamanlarda bazen katılan mağdura para vererek ikna ederek bazen de ifşa etmekle ve ailesine söylemek ile tehdit ederek aynı katılan mağdura yönelik olarak zincirleme bir biçimde organ sokmak suretiyle nitelikli olarak çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği, sanık ...'ın mağdurun olay tarihinde on beş yaşından küçük olduğu dönemde değişik zaman dilimleri içerisinde katılan mağdura yönelik vücuduna organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, sanığın eylemini diğer sanık ... ve ... ile beraber ayrı ayrı ve bazen de birlikte olacak şekilde değişik zamanlarda aynı mağdura yönelik olarak zincirleme bir biçimde organ sokmak suretiyle işlediği iddia ve kabul edilen olayda, katılan mağdurun tutarlı beyanları, katılan mağdur ile sanıklar arasında bu olay öncesi katılan mağdurun iffetini ortaya koyarak iftira atmasını gerektirecek herhangi bir husumetin bulunmayışı, diğer sanık ...'in ... ile birlikte katılan mağdurla cinsel ilişkiye girdiklerini doğrulayan beyanı doğrultusunda sanıkların savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edildiği, sanıkların katılan mağdura yönelik eylemi nedeniyle suç tarihinde yürürlükte bulunan 6763 sayılı kanun ile yapılan değişiklikten önceki hali ile ve 6545 sayılı kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, suçun birden fazla kişi ile birlikte işlendiği anlaşıldığından cezasında artırım yapılmasına, sanıkların eylemlerini aynı suç işleme kastı altında değişik zamanlarda birden fazla kez gerçekleştirdiği değerlendirilerek artırım yapılmasına ve sanıkların yargılama sürecindeki iyi hali takdiri indirim sebebi olarak kabul edilerek haklarında mahkûmiyet kararları verildiği anlaşılmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. IV. GEREKÇE

1.Katılan mağdurun beyanları doğrultusunda sanık ... hakkındaki suç tarihinin 2013-2016 yılları olarak kabul edilmesine rağmen gerekçeli karar başlığında 2015 yılı olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3.İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, Tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 07.03.2023 tarihli ve 2023/667 Esas, 2023/502 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.12. 2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.