Esas No
E. 2023/12582
Karar No
K. 2023/9035
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/12582 E.  ,  2023/9035 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2018/310 E., 2019/45 K.
SUÇ: Cinsel taciz

İNCELEME KONUSU

KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet

Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Cinsel taciz suçundan sanıklar ... ve ... haklarında yapılan yargılama sonunda, sanık ...'ın üzerine atılı suça ilişkin şikayetten vazgeçme nedeniyle açılan kamu davasının düşürülmesine, sanık ...'in, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 105 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereğince 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2019 tarihli ve 2018/310 Esas, 2019/45 Karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 06.09.2023 gün ve 94660652-105-21-16496-2023-Kyb sayılı yazılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 gün ve KYB-2023/98828 sayılı Tebliğname ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 gün ve KYB-2023/98828 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre,

1.Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz karar verilmesinde,

2.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 221. maddesinde yer alan, "1) Duruşma tutanağında; a) Oturumlara katılan sanığın, müdafiin, katılanın, vekilinin, kanunî temsilcisinin, bilirkişinin, tercümanın, teknik danışmanın adı ve soyadı, b) Duruşmanın seyrini ve sonuçlarını yansıtan ve yargılama usulünün bütün temel kurallarına uyulduğunu gösteren unsurlar, c) Sanık açıklamaları, d) Tanık ifadeleri, e) Bilirkişi ve teknik danışman açıklamaları, f) Okunan veya okunmasından vazgeçilen belge ve yazılar, g) İstemler, reddi halinde gerekçesi, h) Verilen kararlar, i) Hüküm yer alır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/310 esas sayılı dosyasının 11/09/2019 tarihli karar duruşma tutanağında hüküm kurulmadan karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

Kanun yararına bozma, İstinaf ve Yargıtay denetiminden geçmeden kesinleşen kararların istisnai olarak denetlenmesini sağlayan olağanüstü bir kanun yolu olup, olağanüstü ve istisnai olma özelliğinden dolayı kanun yararına bozma yoluyla bir kararın bozulabilmesi için, mahkemelerin asıl ceza davasını çözmeye devam etmesinin artık imkansız hale gelmiş olması veya hukuka aykırılığın giderilebilmesi için kanun yararına bozmadan başka imkan kalmaması gerekir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 26.10.1932 tarihli ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında açıklandığı üzere kanun yararına bozma konusu olabilecek kanuna aykırılık halleri, uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hataları olup, her hukuka aykırılık kanun yararına bozma konusu yapılamayacağından, kararda şekil ve esas açısından herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.

III. KARAR

Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2019 tarihli ve 2018/310 Esas, 2019/45 Karar sayılı kararına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog