9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/10574 E. , 2023/8422 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Suça sürüklenen çocuk (ssç) hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2015/239 Esas, 2016/90 Karar sayılı kararı ile ssç'nin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla, 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Suç tarihinin hatalı tespit edildiğine, mağdurenin suç tarihinde on beş yaşından küçük olmadığına, ssç hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının da hatalı olduğuna, mağdurenin dosya kapsamındaki dilekçesinden de anlaşılacağı üzere eylemin sadece bir kez, cebir ve tehdit olmadan ve mağdurenin rızası ile gerçekleştiğine, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, hatalı delil değerlendirmesi ile hüküm kurulduğuna, kararın kanun ve hukuka aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre; Mahkemenin Kabulü
1.Katılan ..., kızı olan mağdurenin 2014 yılında ssç tarafından cinsel istismara uğradığını öğrenmesi ve ssç'nin kızı olan mağdure ile ilişkilerini videoya kaydettiğini ve bu video ile kızını tehdit ederek iki kere daha tecavüz ettiğini öğrendiğini beyan ederek şikayetçi olması nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında, mağdurenin soruşturma aşamasında beyanının alındığı, suça konu görüntülerin elde edilebilmesi amacıyla ssç'nin bilgisayarında yapılan aramada mağdure ile çekilmiş video görüntüsünün ele geçirildiği, video görüntülerinde; ssç'nin olayın gerçekleştiği odada dolabın üzerine kayıt cihazını koyduktan sonra odadan ayrıldığı, bir süre sonra mağdure ile birlikte odaya geldikleri, iki tarafın da soyunarak iç çamaşırlarıyla kaldığı, ssç'nin mağdurenin de rızasıyla mağdurenin külotunu çıkarttığı ve fiili livata yoluyla ve cinsel organını mağdurenin ağzına sokmak suretiyle ilişkiye girdiğinin görüldüğü, mağdure hakkında düzenlenen adli hekim raporuna göre perianal bölgenin normal olarak değerlendirildiği ve ekimoz, fissür izlenmediği ve fiili livata yönünden değerlendirilmek üzere yeterli bulgu tespit edilemediğinin ve mağdurenin hymeninin bozulmamış olduğunun belirtildiği, ssç'nin eylemi nedeniyle cezalandırılması amacıyla Mahkemeye kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2.Ssç ile mağdurenin olay tarihinden bir süre önce arkadaşlık yapmaya başladıkları, ilk olay yönünden ssç'nin mağdureyi arkadaşı olan tanık ....'nin evine çağırdığı, burada ssç ile mağdurenin, mağdurenin de rızası ile anal yoldan ve oral yoldan cinsel ilişkiye girdikleri, ilişkiye başlanmadan önce ssç'nin odaya girerek videoyu odada bulunan dolabın üzerine yerleştirdiği, daha sonra odadan çıkarak mağdure ile birlikte tekrar geldiği, ilişki sırasında ssç'nin herhangi bir tehdit veya cebrinin bulunmadığının görüldüğü, mağdurenin beyan etmiş olduğu gibi ilişkiye rızasının bulunduğu, mağdurenin alınan nüfus kaydında doğum tarihinin 14.03.2000 olduğu, bu nedenle ilk olay tarihi itibariyle de mağdurenin on beş yaşından küçük olduğu tespit edilmiş, dosyanın yapılan incelemesinde bu olaydan sonra mağdurenin beyanına göre ssç'nin arkadaşlarının mağdureyi arayarak videoyu gördüklerini söylediği, mağdurenin bu beyanının dosya içerisinde bulunan mağdure ile ssç arasında olaydan yaklaşık bir yıl sonra geçen Whatsap mesajlaşmalarıyla da desteklendiği, şöyle ki; söz konusu mesajlarda ssç'nin mağdure ile barışmak istediği, mağdurenin ise “Unutacak fırsat bırakmıyorsunuz ki ? İnsanda, her defasında karşıma çıkartıyorsunuz, sanki bu dünyada tek yapan benim, beni hayattan bezdirdiniz”, “Hep karşıma çıkıyor ya sevgililerin ya arkadaşların, sağ olsun hiç unutmuyorlar, hep karşıma çıkarıyorlar,” şeklinde cevap verdiği, yine konuşmalarında mağdurenin ssç'ye hitaben “Mesela ben birini sevmek istiyorum, duyucak diye korkmak istemiyorum, ben yine tehdit istemiyorum”, “Eğer bir iğne deliğinde bile video olduğunu öğrenirsem seni mahkemeye vermeyeni, şuradan şuraya adım atmak nasip olmasın” dediğini, ssç'nin video konusunu açmamasını mağdureden istediğinde mağdurenin “Açacağım, bir yemek uğruna nerelere geldiğimi gör, bir yemek uğruna rezil ettin beni”, şeklinde cevap verdiği görülmüş, bu mesaj tutanaklarının da mağdure beyanlarını desteklediği anlaşılmıştır.
3.Mağdure ve ssç'nin tanık ....'nin evinde gerçekleşen ilk cinsel ilişki açısından yapılan değerlendirmede, mağdurenin bu tarihte on dört yaşında olduğu ve kendi rızasıyla ilişkiye girdiğini beyan ettiğini, yine ssç'nin de ikrarı ile tanığın evinde mağdure ile birlikte kendi rızasıyla ters ilişkiye girdiklerini, mağdurenin sonradan "Bana tecavüz etti" diye iddia etmesinden korktuğu için ilişkiyi video kaydına aldığını belirttiği, bu kapsamda mağdure beyanı, ssç'nin ikrarı, söz konusu video kaydı ile tüm dosya kapsamı bir arada düşünüldüğünde ssç'nin üzerine atılı eylemin sübuta erdiği, mağdurenin suç tarihi itibariyle on beş yaşından küçük olması nedeniyle üzerinde tasarruf edemeyeceği bir hakka yönelik olan rızasının eylemi hukuka uygun hale getirmeyeceği anlaşılmıştır.
4.Suça konu olan ikinci ve üçüncü cinsel saldırı eylemleri nedeniyle yapılan değerlendirmelerde ise; mağdurenin samimi bir şekilde ilk ilişkide rızası olduğunu, ancak ikinci ve üçüncü ilişkilerinin ssç'nin elindeki video kaydını kullanacağını söylemesi nedeniyle rızası olmadan gerçekleştiğini, ikinci ilişkinin yine tanık ...'un evinde ssç'nin zorlaması nedeniyle olduğunu belirttiği, ssç'nin ise bu beyanları kabul etmeyerek ikinci ve üçüncü defa ilişkiye girmediğini ileri sürdüğü görülmüştür.
5.Dosya kapsamında dinlenen tanıklardan .... soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanında olay tarihinde pazar yerinin olduğu kafede ssç ve mağdure ile buluştuklarını, mağdurenin yanında köpeği ile geldiğini, kafede bulunanların köpekten rahatsız olmaları sebebiyle köpeği alarak dışarı çıkardığını, bir süre sonra geldiğinde mağdure ile ssç'nin kafede olmadığını, ssç'ye seslendiği zamanda sesinin tuvalet kısmından geldiğini, mağdure ile ikisinin tuvalette olduğunu beyan etmiş, mağdure de Mahkeme huzurunda olayla ilgili soruşturma aşamasındaki beyanından farklı olarak organ sokma olmadığını, ancak ssç'nin arkasına geçerek sürtünme şeklinde eylem gerçekleştirdiğini beyan etmiştir. Yapılan değerlendirme uyarınca mağdurenin üçüncü suç tarihi itibariyle de yaşının on beş yaşından küçük olduğu, mağdurenin değişen beyanına göre sürtünme şeklinde olan eyleminin ilk eylemi ile birlikte düşünüldüğünde 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında biri diğerinin nitelikli ya da basit hali olan suç kapmasında olduğu, ssç'nin savunmalarında ikinci ve üçüncü eylemleri kabul etmemesine rağmen üçüncü eylemin gerçekleşmiş olduğu kafenin tuvaletinde mağdure ile sadece konuştukları yönünde savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmaması, kafede konuşmak yerine tuvalete giderek konuşulmasının ssç'nin suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik savunması olduğu, ssç'nin eylemini gerçekleştirirken tüm dosya kapsamı ve mesajlaşma tutanaklarından da anlaşıldığı üzere elinde bulundurduğu video kaydını tehdit unsuru olarak kullanarak mağdureyi ilişkiye zorladığı, bu durumun mağdurenin "Artık tehdit edilmek istemiyorum" şeklindeki mesajlarına da yansıdığı, ayrıca olayın başlangıcının mağdurenin ssç'nin tehditlerinin devam etmesi ve başka kişilerin de videoyu görmesi üzerine mağdurenin annesinin şikayetçi olması olduğu, ssç'nin beyanlarında videoyu sildiğini söylemesine rağmen kollukça yapılan incelemede ssç'nin bilgisayarında söz konusu videoya rastlanıldığı, tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında ssç'nin sildiğini söylediği bu videoyu mağdureyi ilişkiye zorlamak amacıyla elinde bulundurduğu kanaatine varıldığı, bu nedenle ssç'nin üzerine atılı eylemi tehditte bulunmak yoluyla gerçekleştirdiği anlaşılmış, mağdurenin karar duruşmasından önce ikinci ve üçüncü kez cinsel istismara uğramadığını, teyzesi korkuttuğu için bu şekilde beyanda bulunduğunu belirttiği beyanlarına ssç'yi suçtan kurtarmak amacıyla olması nedeniyle itibar edilmemiş, aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunan mağdurenin anlatılan şekilde gerçekleşen olayları kurgulamasının mümkün görülmemesi, mağdurenin ssç'ye iftira atacak herhangi bir sebebinin bulunmaması, ilk ilişkinin gerçekleştiğinin ve kayda alındığının sabit olması, ssç'nin bu ilişkiyi arkadaşlarıyla girdiği iddia nedeniyle kayda alması ve sildiğini söylemesine rağmen elinde bulundurması, ... ve gelişim çağındaki bir kızın herhangi bir tehdit ve cebir olmaksızın bir kafenin tuvaletinde ilişkiye rıza göstermesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması ve tüm dosya kapsamı bir arada düşünüldüğünde ssç'nin üzerine atılı suçu birden fazla kez ve tehdit ile gerçekleştirdiği kanaatine varılmakla cezalandırılması cihetine gidilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2015/239 Esas, 2016/90 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.12.2023 tarihinde karar verildi.