9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/12583 E. , 2023/9036 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Çocuğun cinsel istismarı ve altsoya karşı basit yaralama suçlarından şüpheli ..., altsoya karşı basit yaralama suçundan ise şüpheli ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09.11.2021 tarihli ve 2021/99453 Soruşturma, 2021/122838 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine ilişkin İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 17.01.2022 tarihli ve 2022/222 Değişik iş sayılı kararını müteakip, yeniden yapılan soruşturma evresi sonunda şüpheliler haklarında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01.12.2022 tarihli ve 2022/48434 Soruşturma, 2022/124047 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 13.03.2023 tarihli ve 2023/323 Değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.09.2023 gün ve 94660652-105-34-10990-2023-Kyb sayılı yazılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 gün ve KYB-2023/102297 sayılı Tebliğname ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 gün ve KYB-2023/102297 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-)Dosya kapsamına göre, şüpheli ...'ın, boşandığı eşi olan müşteki ... ile müşterek çocukları olan mağdur ...'ı belirli günlerde yanına aldığı, adı geçen mağdurun yanında olduğu zamanlarda şüphelinin annesi olan diğer şüpheli ...'ın da zaman zaman evde bulunduğu, şüpheli ...'ın farklı tarihlerde mağdurun anal bölgesine dokunmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, diğer şüpheli ...'in ise mağduru darp ettiği, bu suretle şüphelilerin üzerilerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği somut olayda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, atılı suçların işlendiğine dair kamu davası açmayı gerektirir yeterli delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığının 21/06/2021 tarihli yazısında, mağdurun babası olan şüpheli ... tarafından fiziksel ve cinsel istismara maruz kalmış olabileceğinin belirtilmiş olması ve müşteki ... ...'a ait kanun yararına bozma istemini içeren 30/03/2023 tarihli dilekçe ekinde sunulan İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 21/02/2022 tarihli ve 2022/3706 sayılı raporda, müştekinin telefonunda çektiği fotoğraf üzerinden yapılan incelemede muayene sırasında iyileşmiş olarak görülen mağdurun fissür bölgesinde akut fissür mevcut olduğunun, akut fissürlerin kişinin bünyesel yapısına bağlı olarak meydana gelebileceği gibi mağdurda tespit edilen lezyonun fiili livata sonucu meydana gelmiş olabileceğinin daha ağırlıklı düşünüldüğünün ifade edilmiş olması karşısında; mağdurun cinsel istismara maruz kalıp kalmadığı konusunda oluşan tereddütün giderilmesi amacıyla, mağdurun Adli Tıp Kurumu Başkanlığının ilgili İhtisas Dairesine sevki sağlanarak, dosyadaki bilgi ve belgeler de dikkate alınmak suretiyle hakkında yeniden bilirkişi raporu aldırılıp, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde
2.)Kabule göre de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 71. maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, "Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder..." ile aynı Kanun’un 173/4. maddesinde yer alan "Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa,
Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir." şeklindeki düzenlemeler karşısında; benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/10/2020 tarihli ve 2020/2178 esas, 2020/5930 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Sulh Ceza Hakimliğince soruşturmanın genişletilmesine karar verildikten sonra,
Cumhuriyet savcısı tarafından eksikliklerin tamamlanmasını müteakip yeniden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazı inceleyecek merciince, itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve önceden soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi nedeniyle itirazla ilgili bir karar verilmesi için dosyanın ilk merci hakimliğine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği nazara alındığında;
Dosya kapsamına göre, İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17/01/2022 tarihli ve 2022/222 değişik iş sayılı soruşturmanın genişletilmesi kararını müteakip, Cumhuriyet savcılığından talep edilen hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra daha önceden soruşturmanın genişletilmesine karar veren merciince itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği cihetle, şüpheli hakkında yeniden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve gereği için ilk mercii İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmesine dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamına ve 5271 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre; kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Bu durum delil değerlendirmesini gerektirir, diğer bir deyişle Cumhuriyet savcısı elde edilen delillerin kamu davası açılması için yeterli olduğu kanaatine varırsa dava açacak, aksi durumda kovuşturmaya yer olmadığına karar verecektir. Bu nedenle Cumhuriyet savcısının delilleri değerlendirme yetkisi vardır. Aksi durumun kabulü, her ihbar veya şikayet üzerine kamu davası açılmasını, delil takdirinin ise Mahkemelere bırakılmasını gerektirir ki, bu kabulün lekelenmeme hakkına ve kanunun ruhuna uygun düşmemesi nedeniyle ve yine İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 17.01.2022 tarihli ve 2022/222 Değişik iş sayılı soruşturmanın genişletilmesi kararını müteakip, talep edilen hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yeniden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazla ilgili ilk itirazı inceleyen merci olan İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından bir karar verilmesi zorunluluğu bulunmadığından, (1) ve (2) numaralı kanun yararına bozma taleplerinin reddine karar verilmiştir.
III. KARAR
İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 13.03.2023 tarihli ve 2023/323 Değişik iş sayılı kararına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.12.2023 tarihinde karar verildi.