9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/7511 E. , 2023/8047 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanık hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hükmün incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2022 tarihli ve 2022/118 Esas, 2022/504 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan mağdurelerden;
a)... ...'a yönelik eylemleri nedeniyle, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle birinci ve üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (d) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 27 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; cinsel taciz suçundan aynı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b)... ve ...'a yönelik eylemleri nedeniyle, ayrı ayrı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle birinci ve üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2023/561 Esas, 2023/589 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının;
a)Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
b)Cinsel taciz suçundan kurulan hüküm yönünden kabulü ile sanığın, katılan mağdure ...'ya yönelik eylemini gerçekleştirdiği tarihte mağdurenin Kur'an kursunda bulunmadığı, fiillerin kurs saatleri ve kurs yeri dışında gerçekleştiği anlaşılmakla, sanığın adı geçen mağdure yönünden eğitici-öğretici vasfının bulunmadığı gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin uygulanması hatalı olup sanığın eyleminin aynı Kanunun 105 inci maddesinin birinci fırkasının ikinci cümlesinde düzenlenen çocuğun cinsel tacizi suçunu oluşturduğu, bahse konu suçun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olması ve dava konusu eylemi katılan mağdurun yasal temsilcileri olan katılan ... ve katılan ...'nin beyanlarına göre 2021 yılı Nisan ayı veya öncesinde öğrenmelerine rağmen altı aylık kanuni şikayet süresi geçtikten sonra şikayetçi oldukları tüm dosya içeriğinden anlaşılması karşısında, vaki şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması gerekçesiyle kanuna aykırı görülerek hükümde yer alan cinsel taciz suçunu ilişkin C bendinin tamamıyla hükümden çıkarılarak yerine "Sanık hakkında Katılan Mağdur ...'a karşı TCK'nın 105/1-2. Cümle, 105/2-b, 43. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de TCK'nın 105/2-b maddesinin yasal şartları oluşmadığı kanaatine varıldığından eylemin bu hâliyle TCK'nın 105/1-2. cümle maddesinde düzenlenip soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu, katılanlar tarafından süresi geçtikten sonra şikayette bulunulduğu anlaşılmakla açılan kamu davasının CMK'nın 223/8. Maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE," ibaresinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, kovuşturmada mağdurelerin ago vasıtasıyla dinlemeyerek savunma haklarının ihlal edildiğine, sadece soruşturmada alınan soyut ve yetersiz beyanlarla yetinildiğine, katılanların talimatla dinlenmesi nedeniyle savunma haklarının ihlal edildiğine, sanık ile şikayetçilerin aileleri arasındaki önceye dayalı husumetin araştırılmadığına, kararın gerekçesiz olduğuna, sanık savunmasının değerlendirilmediğine, sanık lehine delillerin toplanmadığına, bu yöndeki taleplerin haksız olarak reddedildiğine, eksik incelemeyle delillerin takdirinde hataya düşülerek karar verildiğine, sanık lehine beyanda bulunan tanıkların dikkate alınmadığına, çelişkili tanık beyanlarının mahkumiyete esas alındığına, mahkumiyete yeter delil olmadığına, bilgisayarda tespit edilen görüntülerin sanık tarafından indirildiğinin kanıtlanmadığına, sanığın eylemlerinin gerçekleştiği kabul edilirse de sarkıntılık suçundan ceza verilmesi gerektiğine, gerekçesiz olarak takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, hükmün sanık lehine bozulmasına ve dilekçesinde yer alan diğer nedenlere ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, katılan mağdurelerin olay tarihlerindeki yaşı ve uzun süredir cinsel eyleme maruz kalmaları, kullandığı bilgisayarda yapılan incelemede tespit edilen resimler, sanığın eğitici-öğretici konumu, mağdureler ve ailelerinde olayın yarattığı olumsuz psikolojik etki dikkate alınarak sanığın üst hadden cezalandırılmasına, cezasında zincirleme suç hükümleri kapsamında azami oranda artırım uygulanmasına, düşme kararının kaldırılmasına, lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece, cami imamı olan ve yaz Kur'an kursunda öğretici olarak görev yapan sanığın, mağdurelerden;
1.... ...'ın tişörtünü çıkartıp, göğüslerini ve dudaklarını öpmek, elini mağdurenin külodunun içine sokup cinsel organını parmaklarıyla okşamak, çekerek mağdurenin elini penisine zorla dokundurmak, onu dizine -kucağına- oturtmak, penisi ile mağdurenin arka bölgesine sürtünmek ve onun kulağını yalamak şeklindeki devamlılık arz eden eylemleriyle üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu zincirleme şekilde işlediği,
2.Mağdure ...'i cami içerisinde kucağına oturttuğu ve "Tatlım, prensesim" şeklinde hitap ettiği mağdurenin göğsüne ve göbeğine eliyle dokunarak okşamak ve daha sonraki zamanlarda dokunmaya çalışması karşısında mağdure tarafından engellenmesi nedeniyle teşebbüs etmek şeklindeki eylemleriyle, üzerine atılı on iki yaşından küçük çocuğun cinsel istismarı suçunu 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılları yaz aylarında zincirleme şekilde işlediği,
3.Mağdure ...'ı kucağına oturtup eliyle beline ve göğsünün alt kısmına dokunmak şeklindeki eylemleriyle, üzerine atılı on iki yaşından küçük çocuğun cinsel istismarı suçunu 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılları yaz aylarında zincirleme şekilde işlediği, sabit kabul edilmiştir.
Cami imamı olan sanığın, mağdurelerin Kur'an kursu hocası olarak görevi sırasında yapması sebebiyle eğitici vasfı bulunduğu, sanığın eylemini aynı mağdurelere karşı değişik zamanlarda birden fazla kez işlediği, mağdurelerden ... ...'a yönelik ... ...'ın elini çekmesine rağmen elini tutarak zorla cinsel organına dokundurduğu, bu itibarla mağdure ... ...'a karşı eylemini cebir kullanarak gerçekleştirdiği, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kastı dikkate alınarak alt sınırdan cezaların belirlendiği, sanığın fiilden sonra ve yargılama sürecinde pişmanlığını gösterir davranışlarda bulunmadığı bu nedenle hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadığının görüldüğü anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilen husus dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
A. Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince cinsel taciz suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüyle kamu davasının düşürülmesine yönelik hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyizi mümkün olmadığından, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi de yerinde olduğundan, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde yer alan katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 nci maddesi gereğince Tebliğnameye aykırı olarak, oybirliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2023/561 Esas, 2023/589 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bandırma Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.12.2023 tarihinde karar verildi.