Esas No
E. 2022/928
Karar No
K. 2024/796
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

8. Ceza Dairesi         2022/928 E.  ,  2024/796 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/492 E., 2018/943 K.
SUÇ: Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın, bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2.Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.01.2018 tarihli ve 2016/369 Esas, 2018/7 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 27.03.2018 tarihli ve 2018/492 Esas, 2018/943 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısı ve katılan ... A.Ş vekili tarafından yapılan istinaf taleplerinin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulü ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para ceza ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, cezanın üst sınırdan verildiğine ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay; sanığın katılan ... Gücen'in kullanmış olduğu cep telefonunu arayarak kredi kartı aidatlarının geri ödeneceğini söyleyerek katılanın kredi kartı bilgilerini ve şifresini öğrendiği, bu görüşmeden sonra katılanın kredi kartı bilgileri kullanılarak bilgisi ve rızası dışında Klik İç ve Dış Ticaret A.Ş isimli firmadan internet üzerinden 319,47 TL'lik çekim işleminin fiilen sanığın kullandığı telefon hattına bağlı IP numarası üzerinden gerçekleştirildiği iddiasına ilişkindir.

2.Garanti Bankası A.Ş'nin 24.03.2015 tarihli yazı cevabına göre; katılana ait kredi kartından Klik İç ve Dış Ticaret isimli işyerinden 26.12.2014 tarihinde saat 14.33.35'te 85.***.***.189 IP numarası üzerinden şifreli olarak yapılan 319,47 TL tutarlı harcama işlemine rastlanıldığı belirtilmiştir.

3.Bilgi Teknolojileri ve İleşitim Kurumunun (BTK) IP sorgulama yazısına göre; 85.***.***.189 nolu IP'nin 27******25@TTNET kullanıcı adı ile ... adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.

4.Klik İç ve Dış Ticaret A.Ş'nin 26.05.2015 tarihli yazı cevabında; 26.12.2014 tarihinde verilen siparişin Aslı Doğan isimli üye tarafından yarım altın alınması suretiyle gerçekleştirildiği, adresin ''Mareşal Fevzi Çakmak Mah, 361. Sokak, Ekber Apt, No:8 Cumhuriyet Merkez Afyon'' olduğu, cep telefonunun 545 *** ** 24 olduğu, IP numarasının 85.***.***.189 olduğu, satın alınan ürünün belirtilen adrese teslim edildiği belirtilmiştir.

5.26.05.2017 tarihli tutanakta; ''Mareşal Fevzi Çakmak Mah, 361. Sokak, Ekber Apt, No:8 Cumhuriyet Merkez Afyon'' sayılı yerin bulunmadığı, ''Mareşal Fevzi Çakmak Mah, 361. Sokak, Ekber Apt, No:6, Daire:1 sayılı yerde sanığın 2 yıl kadar eşi ... ile boşandıklarından 2014 yılı sonlarında söz konusu adresten taşındıkları tespit edilmiştir.

6.Hakkında soruşturma aşamasında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen tanık B.B'nin bilgi ve görgüsünde; sanığın kendisinin eski eşi olduğunu, 0 272 *** ** 25 nolu telefon hattının Afyon ili Çay ilçesindeki dükkanına ait olabileceğini, katılanı tanımadığını, sanığın bu şekilde aramaları kendi evinden yaptığını, hakkında bu şekilde çok sayıda kamu davasının bulunduğunu, evde de Aslı Doğan adına sahte kimlik, dekontlar ve kredi kartı bilgileri bulduğunu beyan etmiştir.

7.Vodafone A.Ş'nin 22.12.2015 tarihli yazısında; 0 545 *** ** 24 nolu GSM hattının ... adına kayıtlı iken 23.06.2014 tarihinde sanığa devredildiği belirtilerek devir formu yazı ekinde gönderilmiştir.

8.Katılan; olay günü bayan sesli bir şahsın 0 212 *** ** 59 nolu hattan tüketiciler derneği adına aradığını beyan ederek kredi kartı bilgilerini ve cep telefonuna gelen şifreyi kendisinden öğrendiğini, rızası dışında kredi kartından yapılan harcamaya dair zararının giderilmediğini beyan etmiştir.

9.Sanık savunmasında; ...'nin kendisinin eski eşi olduğunu, ... ile yaşadığı evden ayrıldığı dönemde herhangi bir çağrı merkezinde çalışmadığını, 0 272 *** ** ** nolu hattın eski eşinin ikametinde kullandığı sabit telefon hattı olduğunu, suç tarihinde eşinden ayrı olduğunu, Aslı Doğan isimli şahsı da tanımadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, tam ve kesin bir vicdani kanı hasıl olmadığından ve bu şekilde yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraati yönünde hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmünün, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

1.Olay tarihinde; sanığın katılan ... Gücen'in kullanmış olduğu cep telefonunu arayarak kredi kartı aidatlarının geri ödeneceğini söyleyerek katılanın adına kayıtlı Garanti Bankası A.Ş'den verilme kredi kartı bilgilerini ve şifresini öğrendiği, bu görüşmeden sonra katılanın kredi kartı bilgileri kullanılarak hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen sanığın eski eşi tanık B.B. adına kayıtlı olan 0 272 *** ** ** nolu sabit telefon hattına bağlı internet ağı üzerinden katılanın bilgisi ve rızası dışında Klik İç ve Dış Ticaret A.Ş isimli firmadan internet üzerinden 319,47 TL'lik çekim işleminin gerçekleştirildiği, alışveriş sonrasında satın alınan yarım altının ''Mareşal Fevzi Çakmak Mah, 361. Sokak, Ekber Apt, Cumhuriyet Merkez Afyon''adresine teslim edildiği, bu adresin de suç tarihinde sanığın oturduğu apartman olduğu, alışveriş yapılan sitedeki iletişim numarası olarak belirtilen 0 545 *** ** 24 nolu GSM hattının fiilen sanık tarafından kullanıldığı, katılanın da suça konu telefon konuşmasını yapan kişinin kadın sesi olduğuna dair beyanı da dikkate alındığında; sanığın eylemi başkasına ait banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu oluşturduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin sübuta ve suç niteliğine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği ve hapis ve adli para cezasının cezanın alt sınırdan tayin edildiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 27.03.2018 tarihli ve 2018/492 Esas, 2018/943 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.