4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/23701 E. , 2023/3046 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilerek davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 14.11.2016 tarihinde davacı şirketin işyerinde haciz ve muhafaza işlemleri uygulanmak üzere davalı şirket vekilinin geldiğini, icra dosyasında borçlunun dava dışı ... Medikal Kozmetik San. Tic. Ltd. Şti. olduğunu, davacıların bu durumdan takiple haberdar olduklarını, borçlu şirketin davacının müşterilerinden biri olduğunu, durumun izah edilmesine ve istihkak iddiasında bulunmalarına rağmen haczin uygulandığını, haciz ve muhafaza baskısı altında kalan davacıların her türlü istihkak, istirdat, tazminat ve dava talep haklarını saklı tutarak dosya borcu olarak belirtilen 64.818,72 TL'yi ödediğini, davacı şirketin takip borçlusu şirketle bir ilgisi olmadığını, takip borçlusu şirketin davacı şirketin müşterilerinden biri olduğunu, aralarında herhangi bir ortaklık ve bağ bulunmadığını, davalı aleyhine İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesinde istihkak davası açtıklarını belirterek davacıdan haciz tehdidi altında tahsil edilen 64.818,72 TL'nin ödeme tarihinden itibaren en yüksek faiziyle davalıdan tahsiline ve davalının kötüniyetli olması sebebiyle %40 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 78.731,40 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının haciz sırasında hem istihkak iddiasında bulunduğunu, hem de dosya borcunu ödediğini, davacı tarafından İstanbul 21.İcra Hukuk Mahkemesi'nde açılan istihkak davası sonunda takibin devamına karar verildiğini, bu karara istinaden mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğundan haczedilen malların muhafazası için 19.12.2016 tarihinde tekrar aynı adrese gidildiğini ve davacı şirketin 15.700,00 TL daha icra dosyasına ödeme yaptığını ve borcun kapatıldığını, davacının işbu davada aktif dava ehliyeti ve taraf sıfatı olmadığını, davacının takip borçlusu olmadığından kendisine haciz baskısı yapılmasının mümkün olmadığını, taleplerinin borçlunun mal ve alacaklarının haczine yönelik olduğunu, borçlu ile davacı arasında açık bir organik bağ bulunduğunu, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davalı tarafın dava dışı borçlular aleyhine yaptığı takip sırasında davacının işyerinde 17.11.2016 tarihinde haciz işlemi yapıldığı, haczedilen mallarla ilgili olarak İstanbul 20.İcra Hukuk Mahkemesinde dava açılmış ise de, yargılama sonunda üçüncü şahıs olan davacı şirketin 7 gün içinde istihkak davası açmakta muhtariyetine karar verildiği, davacı üçüncü kişinin haczedilen malların tamamına ait faturaları ilgili yılların ticari defterlerine işlendiği, ancak bu mallara ilişkin ayırt edici tip, seri no gibi özelliklerin bulunmadığı, davacı ile takip borçlusu ... Medikal Kozmetik San. Tic. Ltd.Şti. arasında 01.01.2013 tarihli fason üretim sözleşmesi bulunduğu, borçlu ... Medikal Kozmetik San. Tic. Ltd.Şti.' in ticari kayıtlarına göre ilişkinin 2015 yılında sona erdiği, davacının borçlu şirketten Bio lyn markasını 15.12.2015 tarihli marka devir sözleşmesiyle 35.000,00 TL'ye satın aldığı, davacı şirketin 2000 tarihinde kurulduğu, borçlu şirketin ise 2012 yılında kurulduğu, adreslerinin farklı olduğu, davacının borçlu olmadığının tespiti gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2016/34699 sayılı dosyasında davacının borçlu olmadığının tespiti ile haciz baskısı ile ödenen toplam 78.731,40 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, %40 oranındaki tazminat olan 11.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bu davanın istihkak davası olmadığını, İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesinin takibin devamına karar verdiğini, davanın üçüncü kişi tarafından ödenen paranın istirdadı davası olduğunu, dolayısıyla bu davada organik bağ olup olmadığı, mahcuzların davacıya ait olup olmadığının incelenemeyeceğini, davacının aktif dava ehliyeti ve taraf sıfatı bulunmadığını, ödeme ile zenginleşen tarafın müvekkili olmayıp icra borçlusu olduğunu, dolayısıyla bu davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açılan bir dava olduğunun kabulü halinde dahi müvekkilinin pasif husumetinin bulunmadığını, benzer bir şekilde müvekkiline karşı açılan davanın İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesince reddedildiğini, mahkemenin istihkak davası gibi bilirkişi raporu aldığını ve bu raporu da hükme esas aldığını, bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, haciz mahallinde borçlunun unvanı, internet sitesi, telefon numaralarını içeren birçok ürün bulunduğunu, yine borçlunun bayi listesini gösterir evrakın bulunduğunu, borçlunun ürün adet fiyat listesinin bulunduğunu, haciz mahallinde bulunan Bio lyn adlı ürünler üzerinde borçlunun bilgilerinin olduğunu, müvekkili aleyhine hükmedilen tazminatın da hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davacıların takip dosyasının tarafı olmayıp üçüncü kişi konumunda olduğu, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 9 ve devamı maddeleri uyarınca icra dosyasına yapılan ödemelerin borca mahsuben yapılmış sayılacağı, buna göre takip dosyasının tarafı olmayan davacı üçüncü kişilerin ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme kurallarına göre takip dosyası borçlusundan geri isteme hakkı bulunmakla birlikte somut dava yönünden davalı takip alacaklısının sebepsiz zenginleşen konumunda olmadığı, ayrıca 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi uyarınca istirdat davasını da ancak takip borçlusunun açabileceği, dolayısıyla davacıların icra takip dosyasına ödediği bedeli davalıdan geri isteme hakkı bulunmadığı" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacıların yerinde görülmeyen %40 oranındaki tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; ödenen bedelin davalı taraftan talep edilemeyeceğine dair Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinin yerinde olmadığı, borçlu ile bir ilgisi olmayan davacı şirkete hacze gelindiğini, bu durumun hakkın kötüye kullanılması yoluyla planlı yapıldığını, icra mahkemesinde yapılan yargılamada davacı şirket borçlu sayılarak istihkak davası için süre verildiğini, alacaklının borca batık bulunan ve ödeme yapma ihtimali bulunmayan bir dosya borçlusundan alamayacağı bedeli davacı şirketten tahsil etmiş olduğunu, bu nedenle aslında hiç alamayacağı bir bedeli aldığı için sebepsiz zenginleştiğini belirterek, kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı şirketin 17.11.2016 tarihinde davacı şirkete haciz işlemi için geldiği, davacı şirketin davada borçlu bulunan ... Medikal Kozmetik San. Tic. Ltd. Şti. ile ilgisinin bulunmadığı, haciz ve muhafaza baskısı altında kalan davacının dosyaya 64.818.72 TL'yi alacaklı vekilinin bildirdiği banka hesabına yatırdığı ve borçlu olmadığı nedenle haciz baskısı altında ödedikleri 64.818.72 TL'nin davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 9 uncu ve 72 nci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile davacıların takip dosyasının tarafı olmayıp üçüncü kişi konumunda olmasına, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 9 ve devamı maddeleri uyarınca icra dosyasına yapılan ödemelerin borca mahsuben yapılmış sayılmasına, buna göre takip dosyasının tarafı olmayan davacı üçüncü kişilerin ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme kurallarına göre takip dosyası borçlusundan geri isteme hakkı bulunmakla birlikte somut dava yönünden davalı takip alacaklısının sebepsiz zenginleşen konumunda olmamasına, ayrıca 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi uyarınca istirdat davasının ancak takip borçlusu tarafından açılabilmesine ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.