10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2013/8025 E. , 2013/23326 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2009/79-2012/482 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, 18.11.2002-30.01.2009 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde kesintisiz çalıştığından bahisle, eksik bildirime konu çalışma sürelerinin tespitini istemiş, Mahkemece, istem doğrultusunda, kabul kararı verilmiştir.
Eldeki somut olayda; davacının, davalı şirketten 10.04.2004-28.02.2009 tarihleri arasında, 2008/3. ayına kadar kısmi, 2008/3. ay ile 2009/2. ay dahil olmak üzere tam bildirimlerinin bulunduğu anlaşılmakla, Mahkemenin, 10.04.2004-30.01.2009 tarihleri arası dönemde eksik bildirime konu çalışma sürelerinin tespitine yönelik kabulü yerinde ise de; 18.11.2002 - 10.04.2004 tarihleri arası döneme ilişkin kabulü, eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10 ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Hizmet tespitine ilişkin davaların bu niteliği ile vazgeçilemez ve devredilemez insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesine olanak sağlayan özelliği de gözetilerek, hak kaybı ve yersiz sigortalılık süresi edinmeyi önlemek açısından, gerektiğinde re'sen kanıt toplanmak suretiyle, uyuşmazlık dönemine ilişkin imzalı ücret tediye bordrolarının mevcut olup olmadığı ve bunların hukuksal geçerliliğe sahip belgeler olarak düzenlenip düzenlenmediği araştırılmalı, yazılı belge ibraz olunmayan çalışma süreleri yönünden çalışması kayıtlara yansımış başkaca işyeri çalışanlarının tanıklıklarına başvurulması ve dinlenen tanıkların aynı dönemde birlikte çalışmaya ilişkin iddialarının da kayıtlarla doğrulanması gerekleri gözetilmeli, aynı çevrede iş yapan başka işverenler veya bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler re’sen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, kayıtlarda gözükmeyen çalışmaların neden kayıtlara geçmediği yöntemince araştırılmalı, belirdiği takdirde tanık anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeli, böylece, bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.