7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/3507 E. , 2023/9750 K.
"İçtihat Metni"İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Resmî belgede sahtecilik
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kocaeli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2015 tarihli ve 2015/200 Esas, 2015/587 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının, aralarında fiilî ve hukukî irtibat bulunması nedeniyle, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/280 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
2.Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2016 tarihli ve 2015/280 Esas, 2016/287 Karar sayılı kararı ile sanığın,
a)Resmî belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 8 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine;
b)5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun uyarınca belirlenen temel cezasının, anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca artırılması ile neticeten 5 yıl hapis ve 75.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, suça konu sigaraların müsaderesine, nakil araçlarının iadesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yerel mahkemece kamu zararı hususu göz ardı edilerek sanıklar hakkında takdirî indirim nedenlerinin de uygulanması suretiyle kurulan hükmün usul ve kanuna aykırı olduğuna, nakil araçları hakkında da müsadere kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Sanığın sigaralarında haberinin olmadığına, mahkûmiyete ilişkin yeterli, somut ve inandırıcı delil bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.01.11.2014 tarihinde güvenlik güçleri tarafından şüphe üzerine durdurulan sanığın kullandığı ... plaka sayılı çekici ve ... plaka sayılı dorsede, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının arama kararına istinaden yapılan aramada, 292.500 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiş olup sanığın güvenlik güçlerine ... adına düzenlenmiş, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ... belgesini ibraz ettiği ve araçta bulunan gümrüklü yük ile ilgili sunulan belgelerin arasında bulunan beyanname üzerindeki "TC Maliye ve Gümrük Bakanlığı- ..." ibareli kaşenin, gerçekten bulunması gereken "TC Gümrük ve Ticaret Bakanlığı" ibaresinin yer almaması nedeniyle gerçeği yansıtmadığı anlaşılmıştır.
2.Ele geçirilen sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakası ile bilirkişi raporu dosya arasına alınmış olup sigaraların gümrüklenmiş değerinin 1.883.138,40 TL olduğu görülmüştür.
3.Sanığın ibraz ettiği beyanname hakkında düzenlenen 20.05.2016 tarihli bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır.
4.14.05.2015 tarihli Adlî Tıp Kurumu raporunun birleşen dava dosyası arasına alındığı görülmüştür.
5.Suçta kullanılan nakil araçlarının ... adına kayıtlı olduğu görülmüştür.
6.Sanık aşamalardaki savunmalarında, ...'in tırında şoför olarak çalıştığını, alkollü araç kullanması nedeniyle iki yıl süreyle ehliyetine el konulduğunu, şoförlükten başka yapacak işi olmaması nedeniyle bulduğu ... adına düzenlenen ... belgesi üzerine önce evde kendi fotoğrafını yapıştırdığını, ardından sahte olduğu anlaşılabileceği için ... belgesini olduğu gibi yeniden düzenlettirdiğini; araçta gümrük kaçağı sigaraların olduğundan haberinin olmadığını, kendisine oto yedek parçası olduğunun söylendiğini, kapalı kutularda ve mühürlü olduğundan kontrol etme olanağının bulunmadığını beyan etmiş ancak son alınan 26.02.2016 tarihli savunmasında, ... ..., ... ve ... adlı kişilerin baskısı ile beyanda bulunduğunu, ..., ... ... ve ... isimli kişilerin kaçakçılık yaptığını, 2014 yılı Kasım ayı içerisinde de sigara yüklemek üzere kendisini ... ve ...'in karşıladığını, TIR garajının sahibi ... isimli şahısın TIRI bu sefer İstanbul'a götürmesini söylediğini, ..., ... ve ...'in birkaç adamının da yolda kendisine eskortluk ettğini, daha öncesinde de yaptıkları sevkiyatların olduğunu, adı geçen kişiler tarafından ailesi ve çocuklarına yönelik tehditlerde bulunulması nedeniyle bu işi yapmaya zorlandığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Resmî Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, UYAP üzerinden yapılan incelemede, sanığın tekerrüre esas alınan güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2021 tarihli ve 2010/694 Esas, 2011/257 Karar sayılı ek kararı ile hükmün kesinleşmesinden sonra 7188 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi üzerine atılı suçun uzlaşma kapsamına alındığı ve şikayetçi ile hükümlünün uzlaştığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verildiği görülmekle, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulama olanağı bulunmasının anlaşılması dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. 5607 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Olay ve Olgular bölümünde açıklanan olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, katılan vekili ile sanık müdafiin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1.Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı (sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında yapılacak ihtaratın sanık lehine olarak değerlendirilmek suretiyle indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerektiği göz önünde tutulmak suretiyle) anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
2.Sanığın 26.02.2016 tarihli savunmasında, ... ..., ... ve ... adlı kişilerin baskısı ile beyanda bulunduğunu, 2014 yılı Kasım ayı içerisinde de sigara yüklemek üzere kendisini ... ve ...'in karşıladığını, TIR garajının sahibi ... isimli şahısın TIRI bu sefer İstanbul'a götürmesini söylediğini, ..., ... ve ...'in birkaç adamının yolda kendisine eskortluk ettiğini beyan etmesi karşısında, adı geçen kişilerin öncelikle tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması, adına geçen kişiler hakkında açılmış kamu davası bulunup bulunmadığının araştırılması, gerekirse ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulup açılacak davalar birleştirilerek, 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmü de göz önünde bulundurularak, kovuşturmaya devam edilmesi yerine eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
3.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası, aynı fıkranın son cümlesi ve aynı maddenin karar tarihinde yürürlükte bulunan yirmiikinci fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, uygulama maddesi açıkça gösterilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
4.Dava konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken imha edilmek suretiyle tasfiyesine karar verilmesi,
5.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2021 tarihli ve 2010/694 Esas, 2011/257 Karar sayılı ilamındaki mahkûmiyetin, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen "Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçuna ilişkin olduğu ve hükümden sonra 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7188 sayılı Kanun'un 26 ıncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde yapılan değişiklikle bu suçun uzlaşma kapsamına alındığı ve tekerrüre esas alınan ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2021 tarihli ve 2010/694 Esas, 2011/257 Karar sayılı ek kararı ile kamu davasının düşürülmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında , anılan kararın tekerrüre esas teşkil edemeyeceğinin, anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Resmî Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2016 tarihli ve 2015/280 Esas, 2016/287 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 inci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulamasına ilişkin kısmının tamamen çıkarılması süretiyle hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. 5607 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2016 tarihli ve 2015/280 Esas, 2016/287 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ile sanık müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.