11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/29569 E. , 2023/9080 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2015 tarihli 2015/218 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası,62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 4.700,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeler uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.01.2021tarihli, 15-2016/119760 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; Nakış Metal ile sanık arasında uzun süreli ticari ilişki olduğu, çek bedelinin derhal ödendiği, çekin...'den alındığı, Tahsin Yılmaz ve Hacı Yalçın'ın da orada olduğunu,...'in benzer eylemleri olduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, bankanın katılma hakkı olmadığı, zararın olmadığı, bankaya verilen vekâlet ücretinin hukuka aykırı olduğu, kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Şikâyetçi ...'un keşidecisi olarak gözüktüğü Denizbank ... Şubesindeki hesabına keşideli 8.500,00 TL bedelli ve sanık ...'ın yetkilisi olduğu ... Mefruşat isimli firma lehine yazılı çekin ticari alışveriş nedeniyle sanık ... tarafından kullanılmış olduğu, bu çekin renkli kopya yoluyla tamamen sahte olarak üretilmiş olduğu anlaşılmıştır.
2.Soruşturma aşamasında hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen...'in alınan savunmasında çekle ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği, alınan bilirkişi raporu ile de suça konu çekteki düzenleme el yazıları ve keşideci adına atfen atılan imzanın keşideci şikâyetçi ...'un eli ürünü olmadığı gibi...'in de eli ürünü olmadığının belirlendiği tespit edilmiştir.
3.Mahkemesince, müşteki ...'un keşidecisi olarak gözüktüğü Denizbank ... Şubesinedeki hesabına keşideli 8.500,00 TL bedelli ve sanık ...'ın yetkilisi olduğu ... Mefruşat isimli firma lehine yazılı çekin ticari alışveriş nedeniyle sanık ... tarafından kullanılmış olduğu, bu çekin renkli kopya yoluyla tamamen sahte olarak üretilmiş olduğunun tespiti sonucunda ... C.Başsavcılığınca yapılmış olan detaylı bilirkişi incelemesi sonucunda alınan rapora göre ...'a atfen atılı birinci cıranta imzasının bu kişi eli mahsülü olduğu, çekteki el yazıları ve keşideciye atfen atılı imzaların sanık ...'da dahil olmak üzere ..., ... ve... eli ürünü olmadığı, böylece sahte olarak üretilmiş çekin sanığın savunmasındaki gibi...'den kendisine intikal etmediğinin anlaşıldığı, böylece sanığın sahte olarak üretilmiş çeki bilerek kullanmak suretiyle bankayı aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğik, hazırlık evresinde etkin pişmanlık göstererek müştekilerin zararlarını gidermiş olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla sanığın eylemlerine uyan sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmasına gerekçesiyle hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına karar verilmişse de; sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas kabul edilen ilamının elektrik hırsızlığı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine göre hükmolunan hapis cezasına ilişkin olması ve 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 82 nci maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılarak aynı Kanun'un 163 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yeniden düzenlenmesi ve anılan Kanun'un geçici 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında; elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyeti bulunan kişinin anılan Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde zararı tamamen tazmin etmesi halinde verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılacağının hükme bağlanmış olması karşısında, adli sicil kaydındaki ilamla ilgili olarak uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonuca göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi bakımından değerlendirme yapılması ve tekerrüre esas alınıp alınmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3.Ancak; Sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi ....nin katılma hakkı bulunmamasına karşın, davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı görülmüş olup , bu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşım süresinin öngörüldüğü ve en aleyhe kabulle suç tarihinin suça konu çekin şikâyetçi Nakış Metal tarafından Derebey Ticaret' e verildiği “01.11.2011” tarihi olduğu, bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2015 tarihli 2015/218 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan Katılan banka kendisini vekille temsil ettirdiğ anlaşıldığından avukatlık ücret tarifesine göre takdir olunan 3.000,00 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsiline, müdahile verilmesine, " bendinin çıkartılması suretiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2015 tarihli 2015/218 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.11.2023 tarihinde karar verildi.