3. Hukuk Dairesi
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/12/2017
DAVANIN KONUSU : ALACAK
İSTİNAF TALEP TARİHİ : 13/11/2023
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 29/01/2024
KARARIN YAZIM TARİHİ : 05/02/2024
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar Sayılı 14/12/2017 tarihli kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla; yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... tesisat no ile kayıtlı elektrik abonesi olduğunu, davacı ile davalı arasında sözleşmeye dayalı bir ilişki olduğunu, sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, müvekkilinden haksız tahsilat yapıldığını, faturalandırmalarda kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli v.s. Bedeller eklendiğini, kötü niyetli kullanıcıların elektrik dağıtım şirketinin ağır ihmali ve kusurları ile altyapı eksikliğinden kaynaklanan bedellerin dürüst aboneden tahsili kabul edilemeyeceğini, her fatura için fatura tutarının % 10 - % 30 arasında bir oran olduğunu, elektrik tüketim bedeli dışında her türlü tüketim bedeli dışında tahsil edilen her türlü bedelin hukuk aykırı olduğunu, geçmişe dönük 10 yıl ödenen elektrik tüketimi dışında kalan ve kayıp kaçak, dağıtım v.s. bedelleri adı altında tahsil edilen bedellerin bilirkişi incelemesiyle hesaplanarak belirlenecek tutarın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu bedellerin iadesi talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, sebepsiz zenginleşmeden doğan taleplerde zamanaşımı süresinin geri isteme hakkı öğrendiği tarihten itibaren iki yıl olduğunu, iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, 01/01/2013 tarihinden itibaren dağıtım ve perakende satış faaliyetleri ayrıştırıldığını, ... A.Ş. 17/04/2014 tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararıyla 27.12.2012 tarihli ... sayılı perakende satış lisansı verildiğini, ... Satış ve perakende satış hizmetleri faaliyetlerine 01.01.2013 tarihinde başladığını,
... A.Ş.'nin ...'den ayrı başka bir firma olduğunu, 01.01.2013 tarihinden evvelki bedellerin hiç birisini kabul etmediklerini, haksız ve hukuka aykırı her hangi bir bedel tahsil edilmediğini, dava konusu fatura kalemlerinin davalı şirket tarafından belirlenmediğini, tarafların karşılıklı olarak bu şartları kabul ettiklerini ve sözleşme imzaladıklarını, ödemeler yapılırken davacı tarafından hiç bir şekilde ihtirazı kayıt koyulmadığını, dava konusu bedelleri ödendiğini iddia eden davacının bu iddiasını talep ettiği tüm döneme ilişkin faturaların ödeme makbuzlarıyla ispat etmek zorunda olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/12/2017 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile; "...Hukuk Devleti'nin ve hukukun evrensel prensiplerinin bir gereği olarak, "kanunlar kural olarak geriye yürümezler." Bu prensibin istisnalarından olan 6719 s. kanun ile, bu kanunun yürürlüğü girdiği 17/06/2016 tarihinden önce açılmış olan davalar yönünden de düzenlemeler yapıldığı... ...Söz konusu yasal değişikliklerden önce, aynı nitelikteki çok sayıda davanın, Yargıtay HGK'nun 21.05.2014 gün ve 2013/7-2454 E. 2014/679 K. sayılı, Yargıtay 3. HD.nin 07.04.2015 gün ve 2015/1533 E. 2015/5763 K. ve Yargıtay 3. HD.nin 20.10.2014 gün ve 2014/7090 E. 2014/13588 K. sayılı emsal içtihatları gereğince ve dağıtım şirketlerinin abonelerinden kayıp-kaçak, dağıtım, sayaç okuma bedeli, perakende satış hizmeti bedeli ve iletim bedeli tahsil edilemeyeceği gerekçesiyle aboneler lehine sonuçlandığı, davacının dava tarihi itibariyle kendisini dava açmakta haklı görmesinin bu şartlar altında makul ve kabul edilebilir bir düşünce olduğu, davacının dava tarihi itibariyle dava açmakta haklı olduğu, haksız çıkmasına rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı kuşkusuzdur. Buna göre, davanın görülmesi sırasında geçmişe yürür yasa gereğince davanın konusuz kalması dikkate alınarak davacının yargılama giderlerinden sorumlu olmamasına karşın davanın esastan kabulle sonuçlanmayıp, konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmediği..." gerekçesiyle "konusuz kaldığı anlaşılan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava değeri 100.00 TL olmasına rağmen maktu 1.980,00 TL vekalet ücretinin verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, istinaf itirazında bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 Sayılı HMK'nun 355/1 maddesi uyarınca, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava, elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklanan kayıp kaçak, dağıtım v.s. bedelleri adı altında tahsil edilen bedellerin iadesi istemine istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Taraflar arasında Elektrik Abone Sözleşmesi'nin düzenlendiği ve sözleşmelerin halen geçerli olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın konusuz kalması halinde, mahkemece; yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haklı olduğunun tespit edilmesi, o taraf lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekir. Başka bir deyişle, yürürlüğe giren yeni yasa nedeniyle konusuz kalan davada, yeni yasanın yürürlüğe girmemiş olması halinde, davanın açıldığı tarih itibariyle haklı olan ve davasını avukat ile takip eden taraf lehine "maktu vekalet" ücretine hükmedilmesi, yargılama giderlerinin ise karşı taraftan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Buna ilaveten hükmedilen avukatlık ücretinin kabul veya reddedilen miktarı da geçemeyeceği avukatlık asgari ücret tarifesinde belirtilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.11.2009 tarih, 2009/18-421 E.-2009/526 K. sayılı ilamında "Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği" belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 355/1 maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesinin kökleşmiş yargıtay içtihatlarına ve yasaya uygun ise de; davacı tarafından, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hukuka aykırı olarak kayıp-kaçak ve diğer bedeller adı altında tahsil edilen bedellerin şimdilik 100,00 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş olup, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. ve 13/2.maddesi uyarınca dava değerini aşmayacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dava değerinin üzerinde olacak şekilde 1.980,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olması nedeni ile davalı ... A.Ş. vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.2 maddesi gereğince davalı ... A.Ş vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf talebinin kabulü ile; hüküm fıkrasında yer alan "karar tarihindeki AAÜT. Gereğince 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine" ifadesinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine "karar tarihindeki AAÜT. Gereğince 100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine" ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek esas hakkında karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I-Davalı vekilinin İSTİNAF TALEBİNİN KABULÜNE,
II-HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/12/2017 tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ DÜZELTİLEREK, ESAS HAKKINDA AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
1.Konusuz kaldığı anlaşılan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2.Alınması gereken 31,40 TL harcın peşin alınan 29,20.-TL. harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 2,20.- TL.harcın karar kesinleştikten sonra istem halinde davacıya İADESİNE,
3.Davacı tarafça yapılan ilk dava masrafı, davetiye ve müzekkere giderinden ibaret toplam 150,70.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4.Karar tarihindeki AAÜT. Gereğince 100,00 TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya VERİLMESİNE,
5.Davacı tarafından yatırılan gider avansının artan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
III-İstinaf yargılaması yönünden;
1.İstinaf talebinde bulunan davalıdan peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
2.İstinaf talebinde bulunan davalıdan peşin alınan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irad kaydedilmesine,
3.İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 179,00 TL yargılama gideri ile 738,00 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 917,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4.Artan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunana iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTALIK yasal süre içinde YARGITAY ilgili hukuk dairesinde TEMYİZ YASA YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE, oybirliği ile karar verildi.29/01/2024 ...