Esas No
E. 2023/7844
Karar No
K. 2023/9977
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2023/7844 E.  ,  2023/9977 K.

"İçtihat Metni"İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/429 E., 2022/387 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun ) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.09.2015 tarihli ve 2010/157 Esas, 2015/251 Karar sayılı kararı ile;

A. Sanıklar ..., ..., ..., ...

ve ... hakkında örgüt kurma ve örgüt üyesi olmak suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,

B. Sanıklar ...

ve ... hakkında kaçakçılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,

C. Sanıklar ..., ...

ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca sonuç olarak 2 yıl 1 ... hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

D. Sanıklar ..., ...

ve ... hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ... 22 gün hapis ve 120,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

2.Anılan kararın sanık ..., sanıklar ... ve ... müdafileri ile katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 21.09.2021 tarihli ve 2019/4048 Esas, 2021/13667 Karar sayılı ilâmıyla katılan vekilinin tüm sanıklar yönünden örgüt kurmak ve üye olmak suçundan verilen beraat hükmünün temyizinin reddine, sanıklar ... ve ... hakkında kaçakçılık suçundan verilen beraat hükümlerinin onanmasına, tüm sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat ve mahkûmiyet hükümlerinin zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, sanıklar ..., sanık ... ve ... hakkında kaçakçılık suçundan hükmedilen mahkûmiyet hükümlerinin "sanıklar hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 5607 sayılı Kanun'da 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler çerçevesinde yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli ve 2021/429 Esas, 2022/387 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ... 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık ... ... müdafiinin temyiz isteği; dava konusu hologram müracaatlarının ve bu müracaatlar neticesinde verilen hologramların sanık tarafından alınmadığına, sanığın beraatine karar verilmesinin gerekmesi nedeni ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ...'ın temyiz isteği; diğer sanıkları tanımadığına, herhangi bir delil olmamasına ve suçun mağduru olmasına rağmen cezalandırılması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

3.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanığın isnat edilen suçları işlediğine dair delil bulunmadığı ve suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden cezalandırılmasına karar verilmesi nedeni ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanıklardan ... Elektronik Ticaret Ltd.Şti.ortaklarından ...'nun şirketleri adına AHL Gümrük Müdürlüğünce tescilli 380828 sayılı, 30.11.2007 tarihli Serbest Dolaşıma Giriş(SDG) beyannamesi ile 4275 adet cep telefonlarını yasal yollardan ithal ettiği, ancak 205067/14.06.2007- 235082/ 05.07.2007-322814/05.10.2007-381114/26.10.2007 tescil sayılı ve tarihli sahte SDG beyannameleri ve 416351/21.11.2007 tarih ve sayılı gümrük beyannamesine atfen firma adına Telekomünikasyon Kurumuna Hologram onay etiketi için 18.07.2007-01.08.2007-08.10.2007-31.10.2007 tarihli 4 adet dilekçe ve eklerindeki sahte beyannameler ve faturalar ile müracaat ederek ve hologram onay etiketleri alarak, bu suretle kaçak yollardan ülkeye sokulan toplam 8022 adet cep telefonunu sözkonusu beyannamelerle yasal şekilde ithal edilmiş gibi gösterdiği, yurda sokulan toplam 12.297 adet cep telefonundan dosyada mevcut 10.02.2014 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 4275 adedinin yasal yollardan ithali yapılmış olduğu, ancak geriye kalan 8022 adet cep telefonunun yurda kaçak yollarla sokulduğunun tespit edilmesi nedeniyle sanıklar hakkında örgüt kurmak ve örgüt üyesi olmak, kaçakçılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2.Sanık ...; kardeşi olan ... ile birlikte ... şirketini kurduklarını, imza yetkisinin kendisinde bulunduğunu, işleri ... gitmediği için şirketi tasfiye ettirdiklerini, söz konusu belgeleri kendilerinin düzenlemediğini, sanık ...'ı şirketlerinin gümrük işlemlerini takip etmesi dolayısıyla tanıdığını, sanık ...'e bu işlemleri takip etmesi için noter vekaletnamesi ile özel yetki verdiğini, sanık Hayretttin ...'un ithal edilen telefonların görüşmelere açılması için Telekomünikasyon Kurumuna hologram tahsis edilmesi için başvuru işlemlerini yaptığını, sanık ...'e başvuru ve onay işlemleri için noterden yetki belgesi verdiğini, başvuru işlemlerine ilişkin tüm yazılı belgelerin bu sanık tarafından hazırlanmış ve imzalanmış olduğunu, suça konu hologram onay etiketi için yapılan başvuruların kendisi tarafından yapılmadığını, ... Şirketine ait ticari defter ve belgeleri şirket tasfiye halinde olduğundan bulamadıklarını, sanık ...; dava konusu olayla ilişkisinin bulunmadığını, diğer sanıkların hiç birini tanımadığını, cep telefonuyla ilgili hiç bir işlem yapmadığını, sanık ... ...'un ise; henüz kendisinin iletişim şirketini kurmadığı ve işsiz olduğu dönemde bu konuda verilmiş olan vekâletnameye göre sanık ...'ın ortağı bulunduğu şirket ... adına ithalatı yapılan telefonlar için Telekomünikasyon Kurumundan hologram onay etiketi alabilmek için başvuruda bulunduğunu, bu şirketle ilgili işleri sanık ...'ın yürütttüğünü, hologram müracatı için değil müracatı yapılmış olan onay etiketlerini almak için Kuruma gittiğini, kendisinin ithal işlemine karışmadığını, ayrıca ... şirketiyle arasında ticari ilişki de bulunduğunu kendisinden cep telefonu da aldığını, ilgili suçları işlemediğini, vekâletname ile Telekomünikasyon Kurumuna yapılan başvuruları tam hatırlayamayarak iddianamede belirtilen tarihlerde gitmiş olabileceğini savundukları görülmüştür.

3.25.09.2008 tarihli Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarı Ekspertiz raporunda; ilgili belgelerde bulunan ... Şirketi adına basılmış kaşe izleriyle esas kaşe izinin mukayesesinde izlerin aynı kaşeye ait izler oldukları tespit edilmiştir.

4.Dosyada bilirkişi heyetlerince hazırlanan 11.11.2011 tarihli, 15.05.2012 tarihli, 25.12.2012 tarihli, 11.02.2014 ve 21.10.2014 bilirkişi raporları bulunmaktadır.

5.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakalarının dava dosyasında bulunduğu ve toplam gümrüklenmiş değerin fahiş olduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

1.Her ne kadar Tebliğname'de, cezada yapılacak indirim oranının 1/2 yerine 1/3 olarak bildirilmesi ve dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı belirtilmeden sanıklara ihtarat yapılması suretiyle, eksik kovuşturma sonucu hüküm kurulduğu belirtilerek hükmün bozulması talep edilmiş ise de; sanık ... ve ...'un zararı gidermek istemediğine ilişkin açık beyanları ile sanık ...'ın ihtaratı anladığını ve suçu işlemediğine yönelik beyanı karşısında sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş bu nedenle Tebliğname'de ki 1 nolu bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.

2.Hükümde temyiz süresinin 7 gün olduğu gözetilmeden 15 gün olarak belirlenmesi ile suç tarihlerinin 16.07.2007, 30.07.2007, 05.10.2007, 26.10.2007, 30.11.2007 olarak gösterilmemesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata kabul edilmiştir.

3.İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli ve 2021/429 Esas, 2022/387 Karar sayılı kararında; sanıklardan ... Elektronik Ticaret Ltd.Şti.ortaklarından ...'nun şirketleri adına AHL Gümrük Müdürlüğünce tescilli 380828 sayılı, 30.11.2007 tarihli Serbest Dolaşıma Giriş(SDG) beyannamesi ile 4275 adet cep telefonlarını yasal yollardan ithal ettiği, ancak 205067/14.06.2007-235082/ 05.07.2007-322814/05.10.2007-381114/26.10.2007 tescil sayılı ve tarihli sahte SDG beyannameleri ve 416351/21.11.2007 tarih ve sayılı gümrük beyannamesine atfen firma adına Telekomünikasyon Kurumuna Hologram onay etiketi için 18.07.2007-01.08.2007-08.10.2007-31.10.2007 tarihli 4 adet dilekçe ve eklerindeki sahte beyannameler ve faturalar ile müracaat ederek ve hologram onay etiketleri alarak, bu suretle kaçak yollardan ülkeye sokulan toplam 8022 adet cep telefonunu sözkonusu beyannamelerle yasal şekilde ithal edilmiş gibi gösterdiği, yurda sokulan toplam 12.297 adet cep telefonundan dosyada mevcut 10.02.2014 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 4275 adedinin yasal yollardan ithali yapılmış olduğu ancak geriye kalan 8022 adet cep telefonunun yurda kaçak yollarla sokulduğu, sanıklardan ...'un ... şirketi adına 3-4 kez onay etiketi aldığı, sanık ...'nun hologram onay etiketi müracaat ve işlemleri için yetki verdiğini ifade ettiği, sanık ...'ın nüfus cüzdan fotokopisinin hologram onay etiketi müracaat evrakları arasında bulunduğu, bu şekilde sanıklar ..., ... ve ...'un sahte düzenletilen bu belgeleri kullanarak ve suça konu 8022 adet cep telefonunu gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokarak menfaat sağladıklarının tespit edilmesi nedeniyle, sanıkların üzerine atılı kaçakçılık suçunu işlediklerinin kabulü ile mahkûmiyet hükmü kurulmasında, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ..., sanıklar ... ve ... müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli ve 2021/429 Esas, 2022/387 Karar sayılı kararında sanık ..., sanıklar ... ve ... müdafilerinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ..., sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog