4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; 06.03.2020 tarihinde, ...-İzmir istikametinde seyir halinde olan ... idaresindeki ... plakalı aracın, ... idaresindeki ... plakalı aracı geçmek isterken aracın sağ arka köşe kısmına çarparak yan şeride geçtiğini ve akabinde sürücü ... idaresindeki müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın sol ön kısmına çarptığını, çarpmanın etkisiyle aracın yolun sağ tarafındaki kaldırıma çıkarak beton direğe çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracında oluşan hasara ilişkin ... Ekspertiz Hizmetleri Limited Şirketi tarafından hazırlanan rapora göre; araçta değişmesi gereken parçaların bedelinin 24.204,05TL, işçilik masrafı ise 4.363,20TL olmak üzere toplam 28.603,25TL hasar bedeli ortaya çıktığını, araçta ortaya çıkan hasar bedelinin tazmini için karşı tarafın sigorta şirketine başvurulduğunu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, 18.09.2020 tarihinde ....E.... sayılı dosya ile araçta oluşan hasar ve işçilik masraflarının tazmini için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını, Komisyonun 15.02.2021 tarihli K..../...sayılı kararında '' ... Dava konusu uyuşmazlığın, keşfen yapılacak inceleme ile kusur tespiti de dahil olmak üzere esasa yönelik çözümü amacıyla genel yargılamaya tabi olmak üzere adli yargı nezdinde dava açılması, karşılıklı yarar ve sorumluluk dengesi gereğince her iki tarafın da hukuki yararına olacağının anlaşıldığı, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun dava konusu uyuşmazlık hakkında görevsizliğine bağlı olarak usulden reddine'' şeklinde karar verdiğini, arabuluculuğa başvuru yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, açıklanan sebeplerle; davanın kabulü ile maddi hasarlı trafik kazası sonucunda müvekkili şirkete ait araçta meydana gelen, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 28.608,25TL tutarındaki hasar bedelinin, davalı taraftan tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği cevap dilekçesi ile özetle; kaza tarihinin 06.03.2020 olup davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını işbu davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Ek 6. maddesi gereğince müvekkili şirkete başvuru yapılması esnasında davacı tarafça ibrazı zorunlu olan belgelerin dosyaya ibraz edilmediğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, mahkemece bilirkişi marifeti ile yaptırılacak hasar incelemesinde, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının belirlenmesi, aracın tamirinin ekonomik olmadığının anlaşılması halinde, aracın “trafikten çekilme belgesi” alınarak hurdaya ayrılmasını ve bu belgenin ibrazı şartıyla aracın rayiç değerinden hurda bedelinin mahsup edilerek bulunacak tazminat değerinin ödenmesi gerekeceğini, poliçede sigorta bedellerine KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, davacıya ait aracın davaya konu kazadan önceki tüm hasarlarının mahkemece tespitinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle; karşı tarafın haksız ve yersiz davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılması yönünde karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Kaza tespit tutanağı: Trafik kazasına karışan araç sürücüleri tarafından birlikte tanzim ve imza edilmiş 06/03/2020 tarihli “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının” incelenmesinde; sürücü... Kazanın oluşumunu " ... plakalı aracımla seyir halinde giderken 3. sokakta şeridime giren ... plakalı araç bana çarpmasın diye sağa kaçtım. Fakat araç benim aracımın sol ön kısmına çarparak beni savurdu. Ben de duramayarak yolun sağında bulunan kaldırıma çıkıp beton direğe çarptım." şeklinde tanımladığı; ... plakalı araç sürücüsü ...ün ise kazanın oluşumunu " aracımla seyir halinde 3 sokakta giderken arka sağ köşemden aracın çarpmasıyla duramayarak yolun sol kısmındaki kaldırıma çıkarak durabildim. İndiğimde aynı aracın bana çarptıktan sonra ... marka beyaz bir araca çarpmış olduğunu gördüm " şeklinde tanımladığı görülmüştür. Hasar dosyası: Davacının dava tarihinden önce 03/06/2020 tarihinde davalı sigortaya hasar / ekspertiz bedeli talepleri için başvuruda bulunduğu, davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Trafik ve Tramer kayıtları: Kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde dava dışı... adına kayıtlı olduğu, ... plakalı aracın ise davacı ... Otomotiv ... Ltd. Şti'ne ait olduğu, davacıya ait ... plakalı araca ait dava konusu kaza tarihinden önce açılan 7 adet hasar dosyasının mevcut olduğu tespit edilmiştir. Sigorta Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile kazaya karışan ... plaka sayılı araç maliki olan dava dışı Kısmet ... arasında, 14/12/2019 - 14/12/2020 tarihlerini kapsayan ZMMS (Trafik) sigorta poliçesi bulunmaktadır. Poliçe limiti araç başına 39.000,00- TL dir.
Sigorta Tahkim Komisyonu cevabı : 18/10/2023 tarihli cevabi yazıda; ... Otomotiv Lojistik İnş Gıda Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'nin ... Sigorta A.Ş. ile yaşadığı uyuşmazlıkla ilgili olarak Komisyonlarına yaptıkları 18/09/2020 tarihli ve ....E... sayılı başvuru dosyasında verilen Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı itiraz edilmediğinin bildirildiği görülmüştür. Dava; davacı aracında meydana gelen hasar bedeline ilişkin maddi zararın karşı araç ZMMS sigortacısından tahsiline ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Davalı vekili zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. 2918 sayılı KTK'nın 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. KTK’nın 109. maddesinde yer alan özel düzenlemeler dışındaki diğer hususlarda, 109. maddenin 5. fıkrasında yer alan “Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır” şeklindeki düzenleme uyarınca,
TBK’nın 149 ve devamındaki genel hükümlerin uygulanması gereklidir.
TBK’nın 149. maddesi “Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hallerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar” şeklinde düzenlenmiştir. Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayacağı yönündeki ifadesiyle TTK’nın 1420. maddesinin 1. fıkrası hükmünün de,
TBK’nın 149. maddesiyle paralel bir düzenleme olduğu görülmektedir. Bu nedenle, TBK’nın zamanaşımının kesilmesine ilişkin 154. maddesinin yanında kesilen zamanaşımı süresinin yeniden başlamasına ilişkin 156. ve 157. madde hükümlerinin de dikkate alınması gereklidir.
TBK’nın 154. maddesi uyarınca zamanaşımı, borçlunun işlem ve eylemleri “borcun ikrarı, tanınması, faiz ödenmesi, kısmi ifada bulunulması, rehin verilmesi, kefil gösterilmesi” ile kesilebileceği gibi, alacaklının işlem ve eylemleri “dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurulması, icra takibinde bulunulması veya iflas masasına alacağın kaydettirilmesi” ile de kesilebilmektedir.
TBK’nun 157/1. Fıkrası uyarınca “Bir dava veya defi yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar.” Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 15. Maddesinde “Arabuluculuk Bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur…”hükmüne yer verilmiştir. Tüm bu düzenlemeler dikkate alındığında, kazanın 06.03.2020 tarihinde gerçekleştiği, davacının davalı sigorta şirketine 09.06.2020 tarihinde başvuruda bulunduğu, başvuru üzerine sonuç alamayınca davacının Sigorta Tahkim Komisyonuna 18.09.2020 tarihinde başvurduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından 15.02.2021 tarihinde “uyuşmazlığın keşfen yapılacak inceleme ile çözülmesinin taraflar yararına olduğu, bu nedenle Sigorta Tahkim Komisyonu’nun görevsiz olduğundan bahisle” başvurunun usulden reddine karar verdiği, davacının bunun üzerine 10.06.2022 tarihinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvuruda bulunduğu, son tutanağın 27.06.2022 tarihinde düzenlendiği,
TBK’nun 154. Maddesi uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunması zamanaşımını kesen neden olup,
TBK’nun 157/1. maddesi uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen 15.02.2021 tarihli karar ile yeniden işlemeye başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresinin 15.02.2023 tarihinde dolacağı, davacının zorunlu arabuluculuk yoluna başvurduğu 10.06.2022 tarihi ile son tutanağın düzenlendiği 27.06.2022 tarihi arasında zamanaşımı durduğundan, durma süresi kadar (17 gün) zamanaşımı süresinin dolacağı 15.02.2023 tarihine eklenmesi gerektiği, bu halde zamanaşımı süresinin 05.03.2023 tarihinde dolduğu, davanın 28.04.2023 tarihinde zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı anlaşılmakla davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacının davasının zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
2.Peşin alınan 488,56 TL harçtan maktu red harç tutarı olan 269,85 TL’nin mahsubu ile fazladan alınan 218,71 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde DAVACI TARAFA İADESİNE.
3.Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
4.Dava reddedildiğinden davacı tarafın yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
5.Dava reddedildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine.
6.HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine. ilişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/11/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)