Esas No
E. 2023/1109
Karar No
K. 2023/10282
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

11. Ceza Dairesi

E. 2023/1109 K. 2023/10282 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/1109, K. 2023/10282, T. 18.12.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1109
Karar No
2023/10282
Karar Tarihi
18.12.2023
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

11. Ceza Dairesi         2023/1109 E.  ,  2023/10282 K.

"İçtihat Metni"

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/704 E., 2022/36 K.
SUÇ: Güveni kötüye kullanma

İNCELEME KONUSU

KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.01.2022 tarihli ve 2021/704 Esas, 2022/36 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan basit yargılama usulü uygulanarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca neticeten hapisten çevrili 4.800,00 TL ve doğrudan 900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 21.01.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.01.2023 tarihli ve 2022/9160 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/18841 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/18841 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri uyarınca tayin edilen 6 ay hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrildiğinde 180 gün karşılığı 3.600,00 Türk lirası adli para cezası yerine, 240 gün karşılığı 4.800,00 Türk lirası adli para cezasının tayin edilmesi suretiyle fazla cezaya hükmedilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2.5237 sayılı Kanun’un güveni kötüye kullanma başlıklı 155 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı ... iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. " ile 5271 sayılı Kanun'un basit yargılama usulünün düzenlendiği 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, "...Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." denilmektedir.

3.

Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında, güveni kötüye kullanma suçundan basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle hüküm kurulurken, temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle 8 ay hapis ve 60 gün adli para cezası olarak belirlenmesini müteakip, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 1/4 oranında indirim yapılarak 6 ay hapis ve 45 gün adli para cezasına hükmedilmesinden sonra, tayin edilen 6 ay hapis cezası 5237 sayılı Kanun'un 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince adli para cezasına çevrilirken, 180 gün karşılığı 3.600,00 TL adli para cezası yerine, 240 gün karşılığı 4.800,00 TL adli para cezası belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.01.2022 tarihli ve 2021/704 Esas, 2022/36 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle, KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; hüküm fıkrasının 2 numaralı bölümünde yer alan 4. bendindeki "8 ay" ve "240 GÜN" ibarelerinin "6 ay" ve "180 GÜN", 5. bendindeki "240 gün" ve "(240*20) 4.800,00 TL" ibarelerinin sırasıyla "180 gün" ve "(180*20) 3.600,00 TL" şeklinde düzeltilmesine, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.12.2023 tarihinde karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog