11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2020/4292 E. , 2023/10309 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gülnar Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.01.2016 tarihli kararı ile sanık ... hakkında suçu bildirmeme suçundan 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanık ... hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 1yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz isteği; mahkûmiyet kararlarının bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ...'ın 27.05.2013 tarihinde sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile hız ihlali yapması nedeniyle durdurulduğu, şikâyetçi ...'e ait ele geçirilemeyen sürücü belgesi ibraz etmesi nedeniyle 528353 sayılı trafik para cezası karar tutanağının ... adına düzenlendiği, Sanık ...'un...ve...ceza infaz kurumlarında hükümlü olarak bulunduğu sırada 25.06.2013, 03.07.2013, 09.07.2013, 23.07.2013, 02.08.2013, 16.08.2013, 30.08.2013 ve 06.09.2013 tarihlerinde, sanık ...'ın şikâyetçi ...'e ait ele geçirilemeyen kimlik belgesini ibraz ederek sanık ...'u ziyaret ettiği, sanık ...'un gerçekte kendisini ziyaret eden kişinin ... olduğunu bildiği halde bu durumu yetkili makamları haberdar etmediği, bu suretle sanık ...'ın zincirleme resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu, sanık ...'un zincirleme şekilde suçu bildirmeme suçunu işledikleri iddia ve kabul olunmuştur.
2.Sanık ..., hız ihlali yaptığında başkasına ait sürücü belgesi ibraz ettiğini, tutanağı başka isimle imzaladığını; cezaevi ziyaretleri sırasında başkasına ait kimlik belgesi kullandığını, cezaevi ziyaretçi defterini başka isimle imzaladığını beyan ederek suçu ikrar etmiştir.
3.Sanık Halil Kunt, cezaevinde kendisini ziyarete gelen kişiyi ... olarak tanıdığını, sanık ...'ın başkasının kimliğini kullandığını cezaevinde kaldığı dönemde öğrendiğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık ...'a isnat edilen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 ve 251 inci maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü'nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında;
2.Sanık Halil Kunt'a isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçu bildirmeme suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında; Sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gülnar Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.01.2016 tarihli ve 2015/10 Esas, 2016/15 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.