11. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/4764
- Karar No
- 2023/10327
- Karar Tarihi
- 18.12.2023
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
11. Ceza Dairesi 2020/4764 E. , 2023/10327 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.01.2016 tarihli ve 2015/974 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebebi Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
B. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi Sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu teşkil ettiği, aynı hüküm uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesi gereği iftira suçundan hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Şikâyetçi ile sanığın çocukluk arkadaşı oldukları, olaydan bir süre önce sanığın kiraladığı araçla birlikte gezdikleri, aracı şikâyetçinin kullandığı, yol kontrolü sırasında polislerin aracı durdurarak ehliyet ve ruhsat istediği, şikâyetçinin ehliyetini gösterdikten sonra ruhsatın arasına koyduğu, gezdikten sonra ehliyetini ruhsat içerisinde unutarak gittiği, durumu hatırlayınca sanığı arayıp ehliyetini istediği ancak sanığın ehliyeti geri vermediği, ehliyetin üzerine kendi fotoğrafını yapıştırarak kullanmaya başladığı, suç tarihinde D400 Karayolu üzerinde faaliyet gösteren bir iş yerinde kablo hırsızlığı olduğunun ihbar edildiği, olay yerine giden emniyet görevlilerinin iş yeri bahçesinde üç şahsın olduğunu gördükleri, sanığın da bu şahıslar arasında bulunduğu, sanığın kendisini şikâyetçinin adıyla tanıttığı ve görevli polislere şikâyetçi adına düzenlenmiş ehliyeti ibraz ettiği, sanığın parmak izleri alındıktan sonra herhangi bir aramasının olmaması üzerine ... bırakıldığı, daha sonra sanığın parmak izleri üzerinde yapılan araştırmada sanığın gerçek kimliğinin belirlendiği, sanığın karıştığı hırsızlık suçuna ilişkin soruşturma işlemlerinin şüpheli sıfatıyla şikâyetçinin kimlik bilgileri üzerinden yürütüldüğü anlaşılmıştır.
2.Sanık eylemi ikrar etmiştir.
3.Suça konu sürücü belgesi ele geçirilememiştir.
4.Hırsızlık suçuna ilişkin yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, ifade tutanağı ve salıverme tutanağının şikâyetçi adına tanzim edildiği ve sanık tarafından imzalandığı belirlenmiştir.
5.Sanığın parmak izi üzerinde... İlçe Emniyet Müdürlüğünce yapılan inceleme neticesinde tanzim olunan 20.03.2015 tarihli Ekspertiz Raporu'nda; "Ekspere verilen eşya bölümünün 1. Paragrafında belirtilen ... ... isimli şahsın parmak izleri ile ekspere verilen eşya bölümünün ikinci paragrafında belirtilen ... isimli şahsın parmak izlerinin ve fotoğraflarının aynı, kimlik bilgilerinin farklı olduğu ...", "Ekspere verilen eşya bölümünün 1. Paragrafında belirtilen ... ... isimli şahıs ile 3, 4, 5 ve 6. paragraflarda belirtilen ... ... isimli şahsın kimlik bilgilerinin aynı, parmak izlerinin ve fotoğraflarının farklı olduğu ..." şeklinde tespitlere yer verilmiştir.
6.Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE
Sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; sanığın, şikâyetçiye ait sürücü belgesine kendi fotoğrafını yapıştırdığı, hakkında hırsızlık suçundan yürütülen soruşturma sırasında şikâyetçinin kimlik bilgilerini içerir sürücü belgesini ibraz ettiği, kolluk tarafından tanzim olunan yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, şüpheli sıfatıyla ifade tutanağı ve salıverme tutanağının şikâyetçinin kimlik bilgileri esas alınmak suretiyle tanzim edildiği, bu hâli ile sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında seri muhakeme usulüne tabi olan 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun'un 267 nci maddesinde yer alan iftira suçundan hüküm kurulması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.01.2016 tarihli ve 2015/974 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.